YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/932
KARAR NO : 2023/4044
KARAR TARİHİ : 16.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte belge düzenleme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Katılan vekilinin temyiz istemi, vazgeçme nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 266 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca inceleme dışı bırakılmıştır.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2014/92 Esas, 2016/60 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, 2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) bendi, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43, 62 ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 30.05.2022 tarihli ve 2021/2713 Esas, 2022/10581 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın temyiz başvurusunun kabulüne karar verilerek “…Hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi de gözetilerek sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması…” gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.
3. Bozma üzerine, Adana 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.11.2022 tarihli ve 2022/466 Esas, 2022/892 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, 2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin (b) bendi, 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 26.02.2023 tarihli ve 2022/161483 sayılı, hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, suçun sübut bulmadığına, eksik araştırma ile karar verildiğine, zincirleme suç hükümlerinin koşullarının bulunmadığına, dava zamanaşımının gerçekleştiğine ve kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Seyhan Vergi Dairesi mükellefi olan sanığın, 2011 takvim yılında POS makinalarını kullanmak suretiyle kredi kartı sahiplerine sağladığı nakit krediler üzerinden elde ettiği faiz gelirlerini gizlemek amacıyla gerçek bir alım satıma dayalı olmaksızın sahte gider pusulaları ve faturalar düzenlemek suretiyle 213 sayılı Kanun’a aykırılık suçunu işlediğinin iddia ve kabul edildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 10.01.2014 tarih ve 2014/1063 Esas sayılı iddianamesiyle 2011 takvim yılında sahte belge kullanma suçundan da kamu davası açıldığı anlaşıldığından bu suçla ilgili olarak mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
1. Vergi incelemesi sonucu yapılan tespitler, sanığın savunmaları, kredi kartı kullananlar ve tanıkların beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın kredi kartı borcu veya nakit ihtiyacı olan kişilerin kredi kartlarından komisyon karşılığında çekim yapmasına rağmen gerçek satış yapmış gibi sahte belgeler düzenlediği anlaşılmakla; yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
2. 213 sayılı Kanun’un, 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun ile eklenen geçici 34 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki “… 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir.” hükmü ile ikinci fıkrasındaki, “Birinci fıkra hükümleri bu maddeyi ihdas eden Kanunun yayımı tarihinde soruşturma ve kovuşturma evresinde bulunan dosyalar hakkında da uygulanır.” hükmü ve aynı Kanun’una 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile eklenen 359 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki “Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir.” hükmü karşısında, 213 sayılı Kanun’un hem 359 uncu, hem de 34 üncü maddesinde benzer düzenlemeler yapılmış ise de; söz konusu düzenlemeler arasında zaman bakımından da uygulanma itibarıyla farklılık bulunduğu, geçici 34 üncü maddenin ikinci fıkrası uyarınca 7394 sayılı Kanun’un yayım tarihi olan 15.04.2022 tarihi itibarıyla soruşturma ve kovuşturma evresinde bulunan dosyalar bakımından da geçici 34 üncü maddenin birinci fıkrasında belirtilen indirim oranının uygulanacağı, dolayısıyla bu dosyalarda etkin pişmanlık bakımından vergi ve diğer kalemlerin ödenmesi halinde cezanın üçte bir oranında değil yarı oranında indirilmesi gerekmektedir.
3. Somut olayda; sanığın eylemi nedeniyle tarh edilen vergi ve diğer kalemlerin ödenmesi nedeniyle sanığın cezasından 213 sayılı Kanun’un geçici 34 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca yarı oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden üçte bir oranında indirim yapılmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
4. Suça konu belgelerin 2011 yılı Haziran ayında düzenlendiği anlaşılmakla, suç tarihinin en aleyhe kabulle 30.06.2011 olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığında 2011 olarak eksik gösterilmesinde hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.11.2022 tarihli ve 2022/466 Esas, 2022/892 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.05.2023 tarihinde karar verildi.