Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/25249 E. 2023/11333 K. 07.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/25249
KARAR NO : 2023/11333
KARAR TARİHİ : 07.06.2023

İSTİNAF SONRASI TEMYİZ

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1706 E., 2018/2217 K.
SUÇLAR : Nitelikli yağmaya teşebbüs
HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama

Sanık … hakkında İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen, sanık … müdafiine 26.11.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde sanık … müdafiinin 26.11.2018 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ancak aynı Kanun’un 295 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, sanık … müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

Sanıklar … ve … hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/146081 soruşturma numaralı iddianamesi ile; sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin (a), (c), (d) ve (h) bendi, 35 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi ve 54 üncü maddesi uyarınca kamu davası açılmıştır.

2. Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.03.2018 tarihli ve 2017/158 Esas, 2018/150 Karar sayılı kararı ile,
a. Sanık … hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d) ve (h) bendi, 35 inci maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve aynı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir.

b. Sanık … hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (d) ve (h) bendi, 35 inci maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

c. 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi uyarınca adli emanette kayıtlı tabancanın müsaderesine, karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 12.11.2018 tarihli ve 2018/1706 Esas, 2018/2217 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiinin istinaf başvurularının, “Sanık …’ün tutukluluğunun yalnızca 23/03/2017-02/03/2018 tarihleri arasında infaz gördüğü hususunun CMK’nun 232/2-d maddesi gereği gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi infaz aşamasında gözetilebilir nitelikte bulunduğundan değerlendirme dışı bırakılmıştır.
Yukarıda belirtilen eleştiri dışında,yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre,mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu,eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,cezaların kanuni bağlamda uygulandığı ,
Ancak,
Sanık …’in Çorlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/131 Esas, 2016/212 Karar sayılı ilamı tekerrüre esas alınmış ise de ilama konu suç tarihinde sanığın 18 yaşını doldurmamış olduğu bu itibarla TCK’nun 58/5.maddesine göre tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmemiş ise de bu husus yeniden yargılama gerektirmediğinden hükmün 2. bendinde yer alan “Sanık …’in Çorlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/131 Esas, 2016/212 Karar sayılı ilamı ile hüküm giydiğinden verilen ceza ve infaz süresi dikkate alınarak 5237 sayılı TCK’nun 58/7-9 maddesi gereğince sanık hakkında MÜKERRİRLERE ÖZGÜ İNFAZ REJİMİNİN UYGULANMASINA ve cezanın infazından sonra DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİNİN UYGULANMASINA,”paragrafının hükümden çıkarılması,…” suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Sanığın ikrarını destekler yeterli delil olmadığından mahkumiyete esas alınamayacağı,
2. Gönüllü vazgeçme hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.

B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Sanığın suç işleme kastı olmadığına,
2. Sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanıkların olay günü saat 05.40 sularında çalıntı kaydı olan plakasını söktükleri kırmızı renkli Şahin marka araçla, şoför koltuğunda sanık …, ön yolcu koltuğunda sanık …, arka koltukta sanık … olduğu halde mağdurun çalıştığı Aytemiz Petrol İstasyonuna gittikleri, mağdurun yanına araçla giderek şoför mahallinde oturan sanık …’un “Yakıt var mı?” diye sorduğu, mağdurun yok demesi üzerine araçla ana yola çıkacakken araçla geriye döndükleri, mağdura tekrar yakıt olup olmadığını sorduğu, mağdurun yok demesi üzerine, sanık …’ın araçtan inerek adli emanetin 2017/325 sırasına kayıtlı kuru sıkı olduğu mütalaa edilen tabancayı belinden çıkartıp sürgüsünü doldur boşalt yaparak mağdurun göğsüne dayadığı ve “Çıkar üstündeki paraları ver” dediği, mağdurun üzerinde para olmadığını söylemesi üzerine tabancanın namlusu ile mağdurun koluna vurduğu, mağdurun istasyondaki kameraların kayıtta olduğunu söylemesi üzerine sanığın araca bindiği ve olay yerinden kaçtıkları, anlaşılmıştır.

2. Mağdurun beyanları dosya arasında mevcuttur.

3. Sanıkların savunmaları dosya arasında mevcuttur. Sanık …’ün ikrarda, sanık …’in kısmi ikrarda bulunduğu görülmüştür.

4. Canlı teşhis tutanak içeriğine göre mağdurun, sanık …’un aracı kullanan şahıs olduğunu teşhis ettiği yine duruşmada gösterilen fotoğraflardan da sanık …’u teşhis ettiği, görülmüştür.

5. Olay yerine ait görüntülerin yer aldığı cd izleme tutanağı dosya arasında mevcuttur.

6. Sanıklara ait adli sicil kaydı dosya arasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Nitelikli Yağmaya Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın İkrarını Destekler Yeterli Delil Olmadığından Mahkumiyete Esas Alınamayacağına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Mağdurun aşamalardaki beyanı, beyanını doğrulayan cd izleme tutanağı, diğer sanığın savunmaları ve olayın oluşuna uygun sanığın ikrarı karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Gönüllü Vazgeçme Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
5237 sayılı Kanun’un Gönüllü vazgeçme başlıklı 36 maddesinde ise “Fail, suçun icra hareketlerinden gönüllü vazgeçer veya kendi çabalarıyla suçun tamamlanmasını veya neticenin gerçekleşmesini önlerse, teşebbüsten dolayı cezalandırılmaz; fakat tamam olan kısım esasen bir suç oluşturduğu takdirde, sadece o suça ait ceza ile cezalandırılır.” demektedir.
Somut olayda, gönüllü vazgeçme koşulları bulunmadığından ilgili kanun hükümlerinin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık … Hakkında Nitelikli Yağmaya Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın Suç İşleme Kastı Olmadığına ve Beraat Kararı Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Mağdurun aşamalardaki beyanı, beyanını doğrulayan cd izleme tutanağı, diğer sanığın savunmaları ve sanığın kısmi ikrarını içeren savunmaları karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanıklardan birinin yüzünün maskeli olduğu olayda 5237 sayılı Kanun’un 149. maddesinin 1. fıkrasının (a), (c), (d) ve (h) bentlerinin yanı sıra (b) bendi ile de uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından, bozma sebebi yapılmamıştır.

V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Nitelikli Yağmaya Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Öninceleme bölümünün ilk paragrafında açıklanan nedenle sanık … müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanıklar … ve … Hakkında Nitelikli Yağmaya Teşebbüs Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 12.11.2018 tarihli ve 2018/1706 Esas, 2018/2217 Karar sayılı kararında sanık … müdafiince ve sanık … müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda gerekçe bölümünün B paragrafının (2) numaralı bendinde izah edilen eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise stanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

07.06.2023 tarihinde karar verildi.