Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/5538 E. 2023/1309 K. 09.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5538
KARAR NO : 2023/1309
KARAR TARİHİ : 09.03.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.11.2014 tarihli ve 2012/353 Esas, 2014/284 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan yapılan yargılama neticesinde 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi düzenleme sanık lehine değerlendirilerek, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi ve beşinci fıkrası, aynı Kanun’un 43, 62 ile 53 üncü maddelerinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Tanıkların beyanı dilenilmeden eksik inceleme ile karar verildiğine, mağdur beyanının çelişkili ve hayatın olağan akışına uygun olmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece “Katılan mağdure …’in sanık … oğlu …. ile resmi nikahlı evli olduğu, …. ve …’in sanık … ile ailesinin oturduğu evin alt katında ikamet ettikleri, sanık …’in mağdure …’i oğlu ile evliliğinin ilk yıllarından itibaren yalnız kaldıkları dönemlerde ‘Kaynanı evden göndereceğim sen bana karılık yapacaksın’ gibi sözlerle taciz ettiği, zaman zamanda katılanın vücudunun değişik yerlerine dokunarak cinsel saldırılarda bulunduğu katılanın korktuğu ve çekindiği için ilk dönemlerde yaşananları kimseye anlatamadığı cinsel saldırı ve sözlü tacizlerin artması üzerine olayı ….’e anlattığı ….’nin ‘sabırlı ol’, eşi ….’nin ise ‘dikkatli ol’ dediği kayınvalidesi ….’nin ise ‘Dikkatli ol eşimin bayanlara karşı zaafı var kapını kilitle’ dediği sonrasında dedikoduların çevreye yayılmasının ardından katılan …’in ağabeyi …’in gelerek …’i ailesinin yanına getirdiği fakat ….’nin 3 ay sonra gelerek eşini tekrar eve getirdiği, katılan mağdurenin üzerindeki psikolojik baskının giderek arttığı bir Ramazan ya da Kurban bayamının son gününde sanığın evde kimse yokken mağdurenin arkasından gelerek mağdureyi yere yatırdığı mağdure karşı koymasına rağmen sanığın mağdureyle zorla cinsel ilişkiye girdiği, mağdurenin korktuğu için kayınpederinin eylemlerini kimseye anlatamadığı bu ilk nitelikli cinsel saldırıdan sonra 2008 yılına kadar sanığın mağdureye yönelik ayrı zamanlarda birden fazla kez zor kullanmak suretiyle rızası gıyabına ona cinsel organını sokarak cinsel saldırıda bulunduğu mağdurenin kendisine tecavüz edildiğini söyleyeceğim demesi üzerine sanığın mağdureyi ‘Hiç bir şey ispat edemezsin söylersen rızanla ilişkiye girdiğini söylerim ‘şeklinde tehdit ettiği mağdurenin sosyal baskılardan ve töre cinayetinden korktuğu için yaşadıklarını sınırlı sayıda insana anlatabildiği, akabinde katılan mağdure ve eşinin sanığın evinin alt katından taşındıkları, taşınmalarına rağmen çiftin maddi durumları kötü olduğu için yardım bahanesiyle sanığın çiftin yeni adreslerine gidip geldiği ve mağdureye yönelik organ sokma dışındaki cinsel eylemlerine devam ettiği olayda;
Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu 6.İhtisas Dairesi Kurulu’nun 11.11.2013 tarihli raporu ile mağdure …’in ruh sağlığının bozulduğu anlaşılmakla;
Sanık … mağdure …’e karşı nitelikli cinsel saldırı suçunun; mağdurenin aşamalardaki istikrarlı ve samimi anlatımları, soruşturma aşamasında sıcağı sıcağına alınan ….’nin beyanları ve iffetli bir kadının hele ki kayınpederine karşı atılı nitelikli cinsel saldırı suçu nedeniyle atfı cürumda bulunamayacağını kül halinde değerlendirdiğimiz vakit sübuta erdiği her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller vasıtasıyla kabul edilmiş olup; sanığın eylemine uyan Türk Ceza Kanun’un 102 maddesinin 6545 sayılı kanunla yapılan değişiklikten sonraki hali sanık aleyhine olduğundan sanık lehine olan kanun değişikliğinden önceki hak uyarınca; sanık … ….’nin Türk Ceza Kanun’un 102 maddesinin ikinci fıkrası gereğince suçun işleniş biçimi, sanığın kastının yoğunluğu ve tüm dosya kapsamı gözetilerek, sanığın takdiren ve teşdiden alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmasına karar verilmiş ve sanık fiili zincirleme olarak işlediğinden sanık hakkında Türk Ceza Kanun’un 102 maddesinin üçüncü fıkrasının c bendine göre belirlenen cezanın Türk Ceza Kanun’un 43 üncü maddesi gereğince takdiren 1/4 oranında arttırılmış, takdiri indirim maddesi uygulanarak hüküm kurulmuştur.” şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir.

IV.GEREKÇE
1. Sanığın nitelikli cinsel saldırı suçunu bir suç işleme kararının icrası kapsamında katılana değişik zamanlarda birden fazla işlediğinin anlaşılması karşısında, belirlenen temel cezanın zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile artırılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri haricinde doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.11.2014 tarihli ve 2012/353 Esas, 2014/284 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştirilen husus dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.03.2023 tarihinde karar verildi.