YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8563
KARAR NO : 2023/1382
KARAR TARİHİ : 21.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, CMUK’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 03.01.2014 tarihli ve 2014/512 Esas numaralı iddianamesi ile sanığın … ile birlikte gündüz vakti mağdura ait iş yerinden 2.000,00 TL değerinde fotoğraf makinesi çalmak suretiyle hırsızlık suçunu işlediğinden bahisle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Bakırköy 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2014/20 Esas, 2016/335 Karar sayılı kararı ile sanığın hırsızlık suçundan, TCK’nın 142/1-b, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık temyiz dilekçesinde; hakkında verilen hükmü temyiz ettiğini bildirmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk derece mahkemesince; tanık …’nin anlatımları ile sanığın suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik inkara dayalı savunmalarının hayatın olağan akışına uygunluk göstermemesi dikkate alınarak; sanığın gündüz vakti saat 08.30 sıralarında mağdura ait iş yerinden fotoğraf makinesi çaldığının sabit olduğu kabulüyle sanık hakkında atılı suçtan mahkûmiyet kararı verildiği tespit edilmiştir.
2. 28.06.2013 tarihli CD çözüm tutanağı ile; 20.06.2013 günü saat 08.27’den itibaren şüpheli iki kişinin görüntülere yansıdığı ve saat 08.49’da şüpheli bir şahsın mağdura ait iş yerine girip elinde siyah renkli çanta ile hızla iş yerinden ayrıldığı belirlenmiş; 22.07.2013 tarihli raporda şüpheli iki şahsın kimlik tespit işleminin yapılamadığına, Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nce düzenlenen 05.02.2016 tarihli uzmanlık raporunda; suça konu iş yeri kamera kayıtları ile sanıklara ait fotoğraflar arasında yapılan karşılaştırma sonucunda müspet veya menfi bir kanaat bildirilmesinin mümkün olmadığına dair kanaat belirtilmiştir.
3. Tanık … aşamalarda; olay günü sanık ile temyiz dışı sanık …’ın eleman olarak çalıştığı mağdura ait iş yerine geldiklerini, düğün fotoğrafı çekilmesi hususunda pazarlık yaptıklarını, onların iş yerinden ayrılmalarından sonra arka bahçeye çıktığını, iş yerine geri geldiğinde ise sanık …’i elinde fotoğraf makinesi ile iş yerinden çıkarken gördüğünü; sanığı karakolda fotoğraflarından net olarak teşhis ettiğini; mağdur … Cumhuriyet savcısı huzurunda alınan beyanında; iş yerinden çalınan fotoğraf makinesi nedeniyle 2.000,00 TL zararının olduğunu ve kendisine fotoğrafları gösterilen şahıslardan …’ın; kamera kaydına göre fotoğraf makinesini alan kişi; temyiz dışı sanık …’nın da olay öncesinde iş yerinde tanık Emre ile sohbet eden şahıslardan biri olduğunu ifade etmiştir.
4. Temyiz dışı sanık … kovuşturma aşamasında; olay günü kaynı olan sanık …’in fotoğraf çekileceğini söyleyerek mağdura ait iş yerine gittiğini, kendisinin araç içerisinde durduğunu, Cem’in yaklaşık 10 dakika sonra telaşlı bir şekilde gelip arabaya bindiğini ifade etmiştir.
5. Sanık soruşturma aşamasında susma hakkını kullanmış; kovuşturma aşamasında; suçlamayı ve mağdurun teşhisini kabul etmediğini savunmuştur.
IV. GEREKÇE
TCK’nın 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2014/20 Esas, 2016/335 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.