YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/25234
KARAR NO : 2023/11297
KARAR TARİHİ : 25.05.2023
İ S T İ N A F S O N R A S I T E M Y İ Z
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1201 E., 2019/20 K.
SUÇLAR : Nitelikli yağma, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
HÜKÜMLER : İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak kurulan beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 10.11.2017 tarihli ve 2017/10430 soruşturma numaralı iddianamesi ile;
1. Sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c), (d), (h) bentleri ve 53 üncü maddesi uyarınca; banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına,
2. Sanık … hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi maddesi uyarınca cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına,
Karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
B. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.03.2018 tarihli ve 2017/396 Esas, 2018/90 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d), (h) bentleri, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına,
2. Sanıklar … ve … hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi , 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 9 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
C. … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 10.01.2019 tarihli ve 2018/1201 Esas, 2019/20 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, mahkumiyet hükümleri kaldırılarak sanıkların atılı suçlardan beraatlerine karar verilmiştir.
D.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 10.12.2021 tarihli ve 2019/44214 sayılı, bozma istemli görüş içeren Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanıklar hakkında atılı suçlardan mahkûmiyet yerine beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihinde katılanın ikametine girdikten yaklaşık 10 dakika sonra gece saat 00.30 sıralarında kapısının çaldığı, kapıyı açması ile birlikte içeriye sanık …’nın girdiği, hakkında beraat kararı verilen temyiz dışı sanık …’i kastederek “senin …’e borcun varmış onu tahsile geldim” dediği ve katılandan banka kartını şifrelerini isteyip 25.000,00 TL borcu olduğunu söylediği, katılanın sanığa böyle bir borcu olmadığını ve kartlarında da o kadar para olmadığını söylediği, sanığın katılanla konuşurken tehlikeli bir izlenim oluşturarak “ben daha önce şunu yaptım bunu yaptım” der gibi tehditlerde bulunduğu, bir süre sonra sanık …’ın katılana ait İş Bankası, Vakıfbank ve Garanti Bankası kartlarını alarak dışarıda bekleyen sanık …’a bu kartları verdiği ve sanık …’un bankalara gittiği, gece vaktinde saat 00.45 sularından itibaren Vakıfbank’tan 2.000,00 TL, İş Bankası’ndan 800,00 TL, Garanti Bankası’ndan ise 800,00 TL ve 500,00 TL olmak üzere toplamda 4.100 TL parayı katılanın hesaplarından çektiği ve akabinde kartları ve paraları tekrar katılanın bulunduğu adrese getirdiği, sanık …’ın ise bu süre zarfında katılanın yanında beklediği ve katılanın cep telefonuna gelen şifreleri sanık …’a bildirdiği, sanık …’un tekrar dönerek katılana ait banka kartlarını sanık …’a verdiği, sanık …’ın evden ayrılırken katılana ait cep telefonunu da alarak cep telefonunu ve banka kartlarını “…’nun ordaki garsona bırakacağız” diyerek adresten ayrıldıkları, sanığın sonrasında kartları ve cep telefonunu … isimli kahvehaneye tanık Z.İ.’ye bıraktığı maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.
2. Katılanın aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunduğu görülmüştür.
3. Sanıkların suçlamaları tevil yollu ikrar ettikleri anlaşılmıştır.
4. Tanıklar Z.İ. ve M.Ş.E.’nin beyanları dava dosyasında mevcuttur.
5. Kolluk görevlileri tarafından düzenlenen 14.06.2017 tarihli canlı teşhis tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, yağma, kredi kartını kötüye kullanma suçlarının sanıklar tarafından işlendiğinin iddia olunduğu, sanık …’ın savunmasında mağdurun kiracısı olan …’in mağdurdan alacağı olduğunu kiracı …’den de kendisinin alacağı olduğunu, bu alacak meselelerini çözümlemek için mağdurun evine gittiğini, konuşmalardan sonra mağdurun nakit parası olmadığından kredi kartı ve bilgilerini kendisine verdiğini, müsnet suçları işlemediğini, suçsuz olduğunu beyanı ettiği, diğer sanık …’un da savunmasının aynı yönde olduğu, mağdurun anlatımlarının aşamalarda farklılık gösterdiği, soruşturma aşamasındaki anlatımlarında 5237 sayılı Kanun’un 148 maddesi kapsamında tehdit yada cebir’in kullanıldığına ilişkin bir beyanın olmadığı, dolayısıyla mağdurun beyanının tek başına mahkumiyet hükmüne dayanak olacak nitelikte olmadığı, dosya da başkaca savunmanın aksine kanıtlayacak ve mahkûmiyet hükmüne dayanak oluşturacak delillin mevcut olmadığı, dolayısıyla tehdit veya cebirle müsnet suçların sanıklar tarafından işlendiğine dair sanıkların savunmasının aksini kanıtlayan, her türlü şüpheden uzak, ceza hükmü kurulmasına yeterli delil elde edilemediği gerekçesiyle bu suçlara ilişkin mahkûmiyet kararlarının kaldırılarak sanıkların müsnet suçlardan ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Olay ve Olgular bölümünde açıklanan somut olay değerlendirildiğinde; olay tarihinde katılanın ikametine girdikten yaklaşık 10 dakika sonra gece saat 00.30 sıralarında kapısının çaldığı, kapıyı açması ile birlikte içeriye sanık …’nın girdiği, hakkında beraat kararı verilen temyiz dışı sanık …’i kastederek “senin …’e borcun varmış onu tahsile geldim” dediği ve katılandan banka kartını şifrelerini isteyip 25.000,00 TL borcu olduğunu söylediği, katılanın sanığa böyle bir borcu olmadığını ve kartlarında da o kadar para olmadığını söylediği, sanığın katılanla konuşurken tehlikeli bir izlenim oluşturarak “ben daha önce şunu yaptım bunu yaptım” der gibi tehditlerde bulunduğu, bir süre sonra sanık …’ın katılana ait İş Bankası, Vakıfbank ve Garanti Bankası kartlarını alarak dışarıda bekleyen sanık …’a bu kartları verdiği ve sanık …’un bankalara gittiği, gece vaktinde saat 00.45 sularından itibaren Vakıfbank’tan 2.000,00 TL, İş Bankası’ndan 800,00 TL, Garanti Bankası’ndan ise 800,00 TL ve 500,00 TL olmak üzere toplamda 4.100,00 TL parayı katılanın hesaplarından çektiği ve akabinde kartları ve paraları tekrar katılanın bulunduğu adrese getirdiği, sanık …’ın ise bu süre zarfında katılanın yanında beklediği ve katılanın cep telefonuna gelen şifreleri sanık …’a bildirdiği, sanık …’un tekrar dönerek katılana ait banka kartlarını sanık …’a verdiği, sanık …’ın evden ayrılırken katılana ait cep telefonunu da alarak cep telefonunu ve banka kartlarını “…’nun ordaki garsona bırakacağız” diyerek adresten ayrıldıkları, sanığın sonrasında kartları ve cep telefonunu … isimli kahvehaneye tanık Z.İ.’ye bıraktığı somut olayda; sanıklara iftira atmasını gerektirir aralarında bir husumet olamayan katılanın aşamalardaki tutarlı beyanları, bu beyanları doğrulayan tanıklar Z.İ. ve M.Ş.E.’nin beyanları ve sanıkların tevil yollu ikrarları karşısında sanık …’nın üzerine atılı nitelikli yağma ve zincirleme şekilde banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarını; sanık …’in de üzerine atılı zincirleme şekilde banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunu işlediklerinin sabit ve ilk derece mahkemesinin uygulamasının doğru olduğu gözetilmeden, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek istinaf mahkemesince yazılı şekilde uygulama yapılması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 10.01.2019 tarihli ve 2018/1201 Esas, 2019/20 Karar sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
25.05.2023 tarihinde karar verildi.