YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2240
KARAR NO : 2023/11234
KARAR TARİHİ : 05.06.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/208 E., 2022/731 K.
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.05.2015 tarihli ve 2014/700 Esas, 2015/341 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına, hakaret suçundan ise aynı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. … 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.05.2015 tarihli ve 2014/700 Esas, 2015/341 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 03.02.2020 tarihli ve 2019/8370 Esas, 2020/2262 Karar sayılı kararı ile;
“02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu, yine sanığa isnat edilen TCK’nın 125/1. maddesi kapsamındaki hakaret suçu yönünden ise, uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 sayılı CMK’nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında bu suç yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. … 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.11.2022 tarihli ve 2020/208 Esas, 2022/731 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına, hakaret suçundan ise aynı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; “Sanığın, aralarında yargılamaya intikal eden husumet bulunan katılan Ü.’nün iş yerine giderek, katılanın yanında çalıştığını düşündüğü diğer katılan H.’ye “Sizi sinkaf edeceğim” ile kısa bir süre sonra tekrar aracı ile gelerek katılan H.’ye “Sizi sinkaf edeceğim, Ü. A. seni de sinkaf edeceğim, senin ecelin olacağım” şeklindeki sözlerinin eylemin bütünlüğü ve sanığın kastı gözetildiğinde bir bütün halinde tehdit suçunu oluşturduğu, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1, 43/2-1 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin suç vasfında hataya düşülerek ayrıca hakaret suçundan da hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğu” görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
A. Müşteki H. Y. ve tanık Ö. D.’nin beyanlarına itibar edilemeyeceğine,
B. Kızgınlıkla söylenen sözlerde tehdit suçunun unsurlarının oluşmayacağına,
C. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında, aralarında başka bir dava nedeniyle husumet bulunan katılan Ü. A.’nın işyerinin önünden geçerken, katılanı kast ederek “Seni sinkaf edeceğim” diye bağırdığı, ardından tekrar aynı yere dönerek “Ü. A., senin ananı avradını sinkaf edeceğim, senin ecelin olacağım” demek suretiyle tehdit ve hakarette bulunduğu iddiasıyla açılan kamu davasında, sanık savunması, katılan beyanı, temyiz kapsamı dışı katılan H. Y. ve tanık Ö. D.’nin beyanlarından, sanığın atılı sözleri söylediği ve böylece üzerine atılı tehdit ve hakaret suçlarını işlediği kabul edilerek mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Sanığın aralarında husumet bulunan katılan Ü. A.’yı tehdit amacıyla hareket ettiğinin ve eylemleri arasında kısa bir zaman aralığı bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanması gerektiğine yönelik Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Beyanlara İtibar Edilemeyeceğine Yönelik
Mahkemece, sanıkla aralarında husumet bulunmayan, temyiz kapsamı dışı katılan H. Y. ve tanık Ö. D.’nin, katılanın iddialarını doğrulayan beyanlarına itibar edilmesinde, hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Tehdit Suçunun Yasal Unsurlarının Oluşmadığına Yönelik
Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup suçun yasal tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de önemi yoktur.
Kavga ve tartışma sırasında haksız bir fiilin kendisinde husule getirdiği şiddetli elemin failin iradesini etkileyen bir etken olarak kusur yeteneğinde meydana getirdiği azalma nedeniyle koşulları varsa ancak yasal indirim nedeni olarak kabul edilebilmesi olanaklı ise de, önceden ilke boyutunda kastı kaldıran ve suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulü mümkün değildir.
Bu açıklamalar doğrultusunda, somut olayda sanığın mağdurun gıyabında atılı sözleri söylediğinin anlaşılması karşısında; sanığın bu eyleminin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli ve yeterli olduğu anlaşıldığından, hukuka aykırılık görülmemiştir.
3. Sair Hususlara Yönelik
Sanığın, katılana söylediği kabul edilen sözlerin söyleniş amacı da gözetilerek, bir bütün halinde tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, tehdit ve hakaret suçlarından ayrı ayrı hükümler kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B-3) bendinde açıklanan nedenle … 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.11.2022 tarihli ve 2020/208 Esas, 2022/731 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
05.06.2023 tarihinde karar verildi.