YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1855
KARAR NO : 2023/1412
KARAR TARİHİ : 22.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, iftira
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/54 iddianame numaralı ve 13.01.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın mağdur …’a yönelik eyleminden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 268/1 delaletiyle 267/1, 53. maddeleri uyarınca; şikâyetçi …’a yönelik eyleminden ise aynı Kanun’un 142/2-h, 53. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış olduğu tespit edilmiştir.
2. Elbistan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2016 tarihli ve 2015/26 Esas, 2016/510 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 53, 58, 63. maddeleri gereğince 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, ikinci kez mükerrirliğine, aynı Kanun’un 267/1, 269/1, 53, 58. maddeleri uyarınca 2 ay 12 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve ikinci kez mükerrirliğine karar verildiği anlaşılmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteminin “dosyada somut delil bulunmadan cezalandırıldığına, mahkumiyetinin yerinde olmadığına, atılı suçlardan beraat etmesi gerektiğine, sabıka kayıtları nedeniyle cezalandırıldığına” yönelik olduğu tespit edilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, 10.11.2014 tarihinde gündüz vakti şikâyetçi …’ın sekreter olarak çalıştığı hukuk bürosuna girerek “bir dosya hakkında bilgi almak istediğini söyleyip” …’ı oyalamasının akabinde şikâyetçi …’ya ait olan içerisinde banka kartı, kimlik ve öğrenci kartı, 406,00 TL’si bulunan cüzdanını çaldığı, ihbar üzerine 13.11.2014 tarihinde yakalanmasının akabinde kendisini kolluğa … olarak tanıttığı anlaşılmakla, sanığın aşamalardaki savunmaları, şikâyetçi …’ın ifadeleri, tanıklar … ile …’ın beyanları ve tüm dosya içeriğiyle eylemlerin sanık tarafından işlendiği kabul edilerek, hırsızlık ve iftira suçlarından sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
İftira suçundan kurulan hükümde “5237 sayılı Kanun’un 268/1 maddesinin delaletiyle” ibaresinin yazılmaması, yine iftira suçunun işlendiği 13.11.2014 tarihinin ve mağdur …’ın adının gerekçeli karar başlığında yazılmaması mahallinde giderilebilir eksiklikler olarak kabul edilmiş; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Elbistan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2016 tarihli ve 2015/26 Esas, 2016/510 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re’sen dikkate alınan hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın ileri sürdüğü temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.03.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.