YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/591
KARAR NO : 2023/1540
KARAR TARİHİ : 28.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 09.06.2008 tarihli iddianamesiyle sanığın katılanın iş yerinin dış duvarında monteli çiçekliği sökerek çaldığı iddiasıyla hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-e, 53 maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.05.2009 tarihli ve 2008/715 Esas, 2009/469 Karar sayılı kararı ile sanığın hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 141/1, 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve bu karar 25.06.2009 tarihinde kesinleşmiştir.
3. Sanığın denetim süresi içerisinde 16.10.2012 tarihinde işlediği kasıtlı suç nedeniyle Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.04.2014 tarihli ve 2014/134 Esas, 2014/200 Karar sayılı kararı ile hüküm açıklanmıştır. Sanığın temyiz talebi üzerine Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 16.01.2017 tarihli ve 2015/25072 Esas, 2017/514 Karar sayılı kararı ile hükmün uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi sebebiyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma kararı üzerine Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.01.2019 tarihli ve 2017/298 Esas, 2019/82 Karar sayılı kararı ile uzlaşmanın sağlanamaması sebebiyle sanığın hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 141/1, 62, 53/1 maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. Sanığın temyiz talebi üzerine Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 12.09.2019 tarihli ve 2019/8514 Esas, 2019/10499 Karar sayılı kararı ile uzlaştırma teklifinin sanığa usule uygun tebliğ edilmemesi sebebiyle bozulmasına karar verilmiştir.
6. Bozma kararı üzerine Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2020 tarihli ve 2019/1596 Esas, 2020/1008 Karar sayılı kararıyla tarafların edim konusunda anlaşamamaları sebebiyle uzlaşma sağlanamadığından bahisle sanığın hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 141/1, 62, 53/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık süre tutum talebinde bulunmuş, gerekçeli kararın tebliği üzerine gerekçeli temyiz dilekçesi sunmamıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın 27.04.2008 günü saat 04.54 sıralarında katılanı işyerinin duvarına çivi ile asmış olduğu çiçekliği yerinden sökerek aldığı, kamera görüntüleri ile tespit edilen sanığın görüntüdeki şahsın kendisi olduğunu ve kenara atılmış olan çiçekleri atılı zannederek aldığına ilişkin tevil yoluyla eylemi ikrar ettiği kabul edilerek hakkında mahkûmiyet hükmü tesis edildiği anlaşılmıştır.
2. 10.03.2009 tarihli bilirkişi raporu dosya içerisinde mevcuttur.
3. 02.01.2020 tarihli uzlaştırma raporu ile tarafların edim konusunda anlaşamamaları sebebiyle uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Suç tarihinde gündüz sayılan zaman diliminde katılanın iş yerinin duvarına monteli bulunan çiçekliği çaldığı, kamera görüntülerinden sanığın tespit edildiği, sanığın görüntüdeki şahsın kendisi olduğunu kabul ettiği, kaldırımda atılı vaziyetteki düğün çiçeklerini aldığını savunduğu ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında isabetsizlik görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2020 tatrihli ve 2019/1596 Esas, 2020/1008 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.