Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/8511 E. 2023/2229 K. 19.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8511
KARAR NO : 2023/2229
KARAR TARİHİ : 19.06.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı 27.03.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.01.2008 tarih 2008/10 Değişik İş kararı ile hakkında içtima kararı verildiğini, akabinde şartla tahliyesine karar verildiği, aynı mahkemenin 30.06.2016 tarih 2016/231 Değişik İş kararı ile şartla tahliyesinin gerialındığını, Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/1221 Esas sayılı dosyasında zaman aşımı nedeniyle düşmesine karar verildiği, Ödemiş 2. Asliye Ceza Mahkemesi 2004/428 E ve 2004/430 Esas sayılı dosyalarında temyiz hakkının iade edildiğini, söz konusu tutuklu kaldığı sürenin hükümlülük süresinden fazla olduğunu, şartla tahliyesinin haksız şekilde geri alınması nedeniyle maddi ve manevi zararının tahsilini, talep etmiştir.
Davacı vekili 13.06.2018 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin fazladan ceza evinde kaldığını, Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.01.2008 tarih 2008/10 Değişik İş içtima kararı ile hakkında içtima kararı verildiğini, söz konusu içtima kararlarında yer alan dosyalar tetkik edilerek, söz konusu dosyalarda tutuklu kaldığı sürelerin hükümlülük sürelerinden fazla olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini ve bu tarihlerden başlamak üzere faiz işletilmesi gerektiğini, müvekkilinin serbest hurdacılık yaptığını, bu nedenle 400.000,00 TL maddi, 300.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile davalıdan davacıya verilmesine karar verilmesini, talep etmiştir.

2.Davalı vekili 11.04.2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının maddi ve manevi tazminat talebinin yersiz olduğunu, davacının kendi kusuru ile sebebiyet verdiği, davanın süresinde açılıp açılmadığının tespit edilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın hangi karara yönelik tazminat talep edildiğinin dava dilekçesinden anlaşılmadığını, davacının şartla tahliye kararına aykırı davranılması sonucu hükmolunan ve kesinleşmiş cezalarını infaz ettiğini, içtima kararı maddi anlamda yeni bir hüküm olmadığını, kanunda tazminata ilişkin sebepler açıkça ve sınırlayıcı olarak sayıldığını, davacının 5271 sayılı kanun 144 maddesi gereğince tazminat istemeyecek kişilerden olduğunu, bu sebeple davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı hakkında mahsup kararı verilip verilmediğinin araştırılması gerektiğini, davacının zararını ispat etmediğini, talep edilen tazminat miktarının fazla olduğunu, öne sürmüştür.

3…. 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.06.2018 tarihli ve 2018/222 Esas, 2018/150 Karar sayılı kararı ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

4…. 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.05.2019 tarihli ve 2018/102 Esas, 2019/187 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

5.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 13.12.2019 tarihli ve 2019/3540 Esas, 2019/4436 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

6.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.11.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin temyiz talebinin esastan reddiyle hükmün onanmasını talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi;
Müvekkilinin tutuklu kaldığı sürelerin, hükümlülüğünden fazla olduğunu, Yargıtay yerleşik içtihatlarına aykırı karar verildiğini, müvekkilinin tutukluğunun hükümlülüğünden fazla olduğunun tespit edilip buna göre karar verilmesi gerektiği, mahkeme gerekçesinin hatalı olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının fazladan ceza evinde kaldığından tazminat talebine ilişkin talebine ilişkin; mahkememizin görev alanı içerisinde yer alan ve 5271 sayılı Kanun 141 ve devamı maddelerinde düzenlenen tazminatın, niteliği itibariyle haksız koruma tedbiri nedeniyle maddi ve manevi zarar görenlerin tazminat isteme haklarına ilişkin olduğu; hükümlünün talebinin ise, bir mahkeme kararının infazı sırasında, infazla ilgili hesaplama hataları nedeniyle cezaevinde kalması gereken süreden fazla tutulmasına dayalı olup, 5271 sayılı Kanun 141 ve devamı maddeleri kapsamında olmadığı, bu hususun idarenin işlem ve eylemleri nedeniyle oluşan bir zarardan ibaret olduğu ve yine hükümlünün cezaevinde fazla yattığına dair iddialarının bir kısmının hüküm tarihinden sonra yasalardaki değişiklikler nedeniyle yapılan uyarlamalar sonucu (Marmaris 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/226 E. – 2013/93 K. sayılı kararı), bir kısmının ise dosyanın zamanaşımına uğraması nedeniyle (Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/1221 E. – 2005/217 K. sayılı, Ödemiş 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/430 E. – 2004/838 K. sayılı, İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2000/534 E. – 2004/1369 K. sayılı kararları) düşürüldüğü de dikkate alınarak, davacının tazminat taleplerinin 5271 sayılı Kanun 144 uncu maddesi gereği reddine, karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan davacının Ankara 21 Asliye Ceza Mahkemesinin 28.01.2008 tarih 2008/10 Değişik İş kararı ile 4 yıl 54 ay 50 gün hapis cezası olarak içtima edildiği ve buna göre müddetname düzenlendiği, bu müddetnameye göre davacının 30.11.2006 tarihinde ceza evine girdiği, şartla tahliye tarihinin 24.12.2009, bihakkın tahliye tarihinin ise 14.02.2015 olarak belirlendiği, davacının şartla tahliye tarihi ve bihakkın tahliye tarihinden önce deneme süresi içerisinde 10.04.2011 tarihinde işlemiş olduğu hırsızlık suçu nedeniyle Marmaris 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/226 Esas, 2013/93 karar sayılı ilamı nedeniyle 7 ay hapis cezası ile cezalandırılması ve bu kararın 25.09.2014 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle şartla tahliyesinin geri alınması ihbarında bulunulmuş, Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2016 tarih, 2016/231 Değişik iş sayılı kararı ile suç tarihi olan 10.04.2011 ile bihakkın tahliye tarihi olan 14.02.2015 tarihleri arasında şartla tahliyesinin geri alınmasına karar verildiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.

5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin 9 uncu bendine göre, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nispî avukatlık ücreti ödeneceği ancak ödenecek miktarın Tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı dikkate alınarak davalı lehine 5.450,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalı hazine lehine 1.056,00 TL olarak eksik vekalet ücretine hükmedilmesi, temyiz edenin sıfatına göre bozma yapılmamıştır.

Davacı vekilinin temyiz sebepleri;
Davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine yönelik temyiz talebi yönünden;
Dosya içeriğine göre; davacının Ankara 21 Asliye Ceza Mahkemesinin 28.01.2008 tarih 2008/10 Değişik İş kararı ile 4 yıl 54 ay 50 gün hapis cezası olarak içtima edildiği ve buna göre müddetname düzenlendiği, bu müddetnameye göre davacının 30.11.2006 tarihinde ceza evine girdiği, şartla tahliye tarihinin 24.12.2009, bihakkın tahliye tarihinin ise 14.02.2015 olarak belirlendiği, davacının şartla tahliye tarihi ve bihakkın tahliye tarihinden önce deneme süresi içerisinde 10.04.2011 tarihinde işlemiş olduğu hırsızlık suçu nedeniyle Marmaris 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/226 Esas, 2013/93 karar sayılı ilamı nedeniyle 7 ay hapis cezası ile cezalandırılması ve bu kararın 25.09.2014 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle şartla tahliyesinin geri alınması ihbarında bulunulmuş, Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2016 tarih, 2016/231 Değişik iş sayılı kararı ile suç tarihi olan 10.04.2011 ile bihakkın tahliye tarihi olan 14.02.2015 tarihleri arasında şartla tahliyesinin geri alınmasına karar verildiği, bu nedenle … Cumhuriyet Başsavcılığının 11.09.2017 tarih, 2017/7-6034 sayılı müddetnamesine göre bu cezasına yönelik olarak 24.05.2016 ile 03.01.2017 tarihleri arasında 224 günün mahsup edildiği ve cezasının infazına 24.08.2017 tarihinde başlanılmış ve hakaderek tahliye tarihi 18.11.2020 olarak belirlendiği, hükümlünün bu cezasının infazı sırasında sonradan yürürlüğe giren 6763 sayılı yasa uyarınca Marmaris 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/226 Esas, 2013/93 sayılı kararı 6763 (uzlaşma hükümleri) sayılı yasa kapsamında olması ve hükümlünün uzlaşma nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verildiği, bu karar üzerine Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.03.2018 tarih, 2002/991 Esas, 2005/236 Sayılı Ek Kararı ile infazın durdurulmasına karar verilmesi nedeniyle adı geçen … 2 nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan alınan 23.03.2018 gün ve 2018/12843 sayılı yazılarına göre 22.03.2018 tarihinde ceza infaz kurumundan tahliye edildiği, infaz aşamasında Cumhuriyet Başsavcılıkları ve mahkemeler tarafından şartla tahliyeye ilişkin olarak verilen karar ve yapılan işlemler ile müddetname tanzimi ve benzeri işlemlerin idari bir işlem olarak kabulünün mümkün olmadığı, adli bir işlem olduğu ve 5271 sayılı Kanunun 141 ve devamı maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davacının içtima edilen kesinleşmiş kararlarının bir kısmı zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verildiği, davacının talebinin şartla tahliyesinin hukuka aykırı geri alındığını beyan etmişse de 5271 sayılı kanun 144 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (c) bendi uyarınca “.. Genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme, uzlaşma gibi nedenlerle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine karar verilen veya kamu davası geçici olarak durdurulan veya kamu davası ertelenen veya düşürülenlerin..” tazminat isteyemeyeceğinin düzenlendiği, davacının Ankara 21.Asliye Ceza Mahkemesinin 28.01.2008 tarih 2008/10 Değişik İş sayılı içtima kararından sonra düzenlenen müddetnamede şartla tahliye tarihi ve bihakkın tahliye tarihinden önce deneme süresi içerisinde 10.04.2011 tarihinde kasıtlı suç işlediğinden şartla tahliyesinin geri alındığı, söz konusu kararın sonradan yürürlüğe giren 6763 (uzlaşma hükümleri) sayılı Yasa kapsamında olması ve hükümlünün uzlaşma nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilmesi nedeniyle davacının tazminat isteyemeyecek kişilerden olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 13.12.2019 tarihli ve 2019/3540 Esas, 2019/4436 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.06.2023 tarihinde karar verildi.