Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/251 E. 2023/1904 K. 03.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/251
KARAR NO : 2023/1904
KARAR TARİHİ : 03.04.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.06.2022 tarihli ve 2021/297 Esas, 2022/250 Karar sayılı kararı ile; sanığın çocuğun basit cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümleleri ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Anılan karara karşı sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf yoluna başvurması ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 22.09.2022 tarihli ve 2022/1600 Esas, 2022/1584 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 10.01.2023 tarihli ve 9-2022/142240 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Temel ceza tayininde üst sınırdan hüküm kurulmamış olması ve Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz istemi
Mağdurun ifadesinde geçen site güvenliğinin tanık sıfatıyla beyanın alınmaması ve kamera kayıtlarının temin edilmemesi suretiyle eksik inceleme yapıldığına, çelişkiler barındıran mağdur beyanının hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığına, sanığın cezalandırılması için her türlü şüpheden uzak yeterli delillin olmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın olay tarihinde kendisi ile aynı sitede oturan katılan mağduru para verme bahanesiyle ikametine götürerek kendi odasında iken katılan mağduru kucağına oturtup sıkıca tutarak kucağından inmesine izin vermediği ve yanak, boyun gibi vücut bölgelerini öpüp bir yandan da kucağında ileri geri hareket ettirerek kıyafeti üzerinden cinsel organını hissettirme şeklindeki eylemleriyle olay tarihinde dokuz yaşında olan katılan mağdura karşı cinsel istismar ve çocuğu cinsel amaçla hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği kabul olunarak mahkumiyetine dair hüküm kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Katılan mağdurun, şikayet hakkının kullanılmasından evvel olayı …, … ve … isimli arkadaşlarına anlattığına dair beyanı, yargılama konusu eylemden sonra katılan mağdurun arkadaşları ile sanığın ikametine bir kaç kez gittiğine dair anlatımlar, olayın üçüncü bir şahsın ihbarı ile kolluk kuvvetlerine intikal ettiğine dair 03.09.2021 tarihli kolluk tutanağı karşısında; olayın adli makamlara intikal süreci, katılan mağdurun anılan arkadaşlarının olaya vakıf olup olmadıkları, vakıf iseler bilgi ve görgüleri, sanığın ikametine gidiş sebepleri hususlarında ilgili şahısların kimlik bilgilerinin tespiti ile tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulması ve tüm deliller bir bütün halinde değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması karşısında istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuş olup, açıklanan nedenle Tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 22.09.2022 tarihli ve 2022/1600 Esas, 2022/1584 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA

Bozma nedeni ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin ilgili yerlere en seri şekilde bildirilmesi için müzekkere yazılmasına,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.04.2023 tarihinde karar verildi.