Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/2906 E. 2023/2914 K. 09.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2906
KARAR NO : 2023/2914
KARAR TARİHİ : 09.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu belirlenmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden ise; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.02.2021 tarihli, 2020/381 Esas, 2021/105 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan , 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 61 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılması ile hak yoksunluklarına; 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 43 üncü maddesi uyarınca 13 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılması ile hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Kararın sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 28.09.2021 tarihli ve2021/1352 Esas, 2021/1441 Karar sayılı kararı ile; “Sanık müdafiinin savunmalarında sanığın ceza ehliyeti olmadığına dair savunması karşısında TCK’nın 32. maddesi uyarınca, sanığın suç tarihi itibariyle akıl hastası olup olmadığı, akıl hastalığı veya zayıflığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu suça ilişkin davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış olup olmadığı, cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı konusunda rapor alınmasından sonra karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi” nedeniyle bozulmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

3. Bozma üzerine Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.10.2022 tarihli, 2021/377 Esas, 2022/311 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 61 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılması ile hak yoksunluklarına; 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 43 üncü maddesi uyarınca 13 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılması ile hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. Kararın sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 06.01.2023 tarihli ve 2022/2359 Esas, 2023/34 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik yapılan istinaf başvurusunun, esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdurenin iddia ettiği eylemler esnasında evde başka kişilerin olduğu, olaydan hemen sonra doktora götürülmeyip sonrasında doktora götürüldüğü, alınan adli raporda da eylemin kaza vs gibi sebeplerden kaynaklanmış olabileceğinin belirtildiği, olayın kurgusal nitelikte olduğu, ses kayıtlarında da baskı oluşturulduğunun sabit olduğu, ses kayıtlarına itibar edilmemesi gerektiği, yaşı itibariyle cezai ehliyetinin sorgulanması gerektiği, sanığa savunma hakkı tanınmadan ilk duruşmada mütalaa alınmasının hukuka aykırı olduğu, tanık beyanları ile de birden fazla organ sokulması eyleminin kurgusal olduğunun sabit olduğu, taraflar arasında husumet olduğunun tanık beyanları ile sabit olması hususları dikkate alınarak kararın bozulması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
Mağdurenin ailesinin akrabası olan sanığın mağdureyi 2020 yılı ağustos ayında çikolata vereceğini söyleyerek ve mağdurenin annesi …’ya da mağdure ile saman atacaklarını belirterek mağdureyi evinin yakınındaki samanlığa götürüp öptüğü, göğüslerinin yan taraflarına ve beline sarıldığı, mağdurenin kıyafetlerinin hem içinden hem dışından mağdureye dokunduğu, mağdurenin ön özel bölgesinde parmağıyla ileri geri hareketler yaptığı, parmağını mağdurenin ön özel bölgesine soktuğu, kendi cinsel organını da mağdurenin ön özel bölgesine soktuğu, yine cinsel organını mağdurenin arka özel bölgesine sokmaya çalıştığı, bu olaylar sırasında mağdurenin bağırmasını engellemek amacıyla eli ile mağdurenin ağzını kapattığı, samanlığın kapısına ayağını koyarak mağdurenin samanlıktan çıkmasını engellediği, bu olay sırasında mağdurenin sanığın cinsel organından gelen sıvıyı gördüğü, 11.09.2020 tarihinde sanığın mağdurenin ailesi ile kaldığı evde tamir işleri için bulunduğu sırada sabah saatlerinde mağdureyi kolundan çekerek evin balkonuna çektiği, evin balkonunda mağdureyi boynundan, dudağından, burnunundan öptüğü, aynı gün cuma namazı vaktine yakın bir zaman diliminde evin banyo kısmında mağdurenin bir ayağını musluğa diğer ayağını tabureye koyarak mağdurenin ön özel bölgesine kendi cinsel organını ve parmağını soktuğu, mağdurenin arka özel bölgesine de cinsel organını soktuğu, sanığın kendi cinsel organını mağdureye zorla elletmeye çalıştığı, banyoda gerçekleşen olayda mağdurenin sesini dışarıya duyurmaması için sanığın mağdurenin ağzını ve burnunu eli ile kapattığı, mağdurenin banyodan çıkmasını engelleme amacıyla da banyonun kapısını ayağı ile tuttuğu sonrasında mağdurenin annesinin banyo kapısını açtığında sanığın abdest alır gibi yaptığı, mağdurenin banyo içerisine doğru açılan kapının arkasında kaldığından annesi tarafından görülmediği, sanığın banyoyu terk etmesinden sonra mağdurenin banyodan çıktığı ve sanığın mağdureye karşı çoçuğun nitelikli cinsel istismar ve nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olayda; Kocaeli Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı 16.05.2022 tarih ve 2022/974 sayılı sanık hakkındaki düzenlenen akıl sağlığının yerinde olduğuna dair rapor içeriği, mağdure hakkında 21.09.2020 tarihli Kocaeli Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen adli rapora göre genital muayenesinde himen anuler yapıda olup açıklığı 1 cm civarında, himen serbest kenarları saat 3 ve 9 hizasında kaideye varmayan etrafı ödematöz inflamatuar sürecin görüldüğü yırtık (10 günden eski olmayan) olduğu, mağdurenin muayesinde anüste tespit edilen lezyonun penis dışında tırnak veya bir cisim aracılığıyla fiili livata sırasında oluşabileceği gibi çocuğun kendisinden kaynaklı bir eylem, kaza vs sonucu oluşabileceği kanaatinin bildirildiği, sanığın savcılık aşamasındaki tevil yollu kısmi ikrarı, mağdurenin aşamalardaki beyanları dikkate alınarak, sanığın atılı suçun icrası kapsamında on sekiz yaşından küçük mağdureye para veya çikolata vereceğini söylemek suretiyle onunla birlikte sanığın ikametine yakın samanlığa gittiği, ayrıca mağdurenin evindeki banyoda alıkoyma ve yine mağdurenin kolundan tutarak evin balkonuna çekme şeklindeki eylemleri sonrası değişik zamanlarda üç kez on iki yaşından küçük mağdureye yönelik organ sokmak suretiyle zincirleme surette tehdit ile nitelikli cinsel istismar ve zincirleme surette hile ve tehdit ile çocuğa karşı cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği, mağdureye “Bunları kimseye anlatma seni döverim” şeklinde ifadelerde bulunduğu, bu şekilde mağdureyi tehdit ettiği, dolayısıyla istismar ve hürriyetten yoksun kılma suçları açısından ayrı ayrı tehdit unsurunun gerçekleştiği anlaşılmakla 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca artırım yapıldığı, mağdurenin yaşının küçüklüğü, mağdurenin psikolojik olarak zor zamanlar geçirmesine ve zihin dünyasında büyük bir yıkıma sebebiyet verilmiş olması itibariyle meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, çocuk dünyasında temiz hayalleri olan mağdureye yönelik sanığın çikolata verme, para verme gibi bir hile ile mağdurenin insanlara karşı … duygusunu zedelemiş olması itibariyle suçun işleniş biçimi, mağdurenin ailesinin sanığa olan … duygusu kapsamında sanığın mağdure ile yalnız kaldığı zaman diliminde eylemlerini gerçekleştirmiş olması itibariyle sanığın suç işleme kastının yoğunluğu, güttüğü amaç ve saik göz önüne alınarak sanığın cezasında alt sınırdan uzaklaşıldığı, bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda üç kez işlediği anlaşılmakla, eylem sayısı gözetilerek sanık hakkında tesis edilen hükümlerde zincirleme suç hükümlerine göre verilecek cezada artırım yapıldığı anlaşılmaktadır.

2. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf talepleri esastan reddedilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan Bakanlık vekili temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
İlk derece mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ile tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle, REDDİNE,

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 06.01.2023 tarihli ve 2022/2359 Esas, 2023/34 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.05.2023 tarihinde karar verildi.