YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6
KARAR NO : 2023/2766
KARAR TARİHİ : 04.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.10.2020 tarihli ve 2020/8 Esas, 2020/349 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası birinci cümlesi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrası (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 01.12.2020 tarihli ve 2020/1431 Esas, 2020/1707 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca katılan Bakanlık lehine vekalet ücreti tayin edilmek suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 31.01.2021 tarihli, 14-2021/485 sayılı onama görüşlü Tebliğname ve 03.01.2023 tarihli, 9-2023/609 sayılı onama görüşlü Ek Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Katılan mağdurenin ayrıntılı olarak alınan soruşturma beyanı doğrultusunda sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğine, alt sınırdan hüküm kurulması ve öz kızına eylemde bulunan sanık hakkında takdiri indirim uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Sanığın Temyiz İstemi
Kendini yeterince savunamadığına, yalan beyan üzerine ceza verildiğine, mahkumiyetine esas alınan İstanbul Sözleşmesinin kaldırılmış olması sebebiyle yok hükmünde olduğuna, mahkumiyeti için herhangi bir delili bulunmadığına ve yeniden yargılanmak istediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; katılan … ile sanığın resmi olarak evli oldukları, katılan mağdure …’ün ise müşterek kızları olduğu, sanığın şikayetten yaklaşık 1 yıl önce kızı olan mağdureyi odasında uyuduğu esnada kucağında taşıyarak salona getirdiği, mağdurenin cinsel organına ve göğüsüne dokunduğu, mağdurenin uyanması üzerine “Hoşuna gidiyor mu” diye sorduğu, mağdurenin kaçarak annesinin yanına gittiği, ertesi sabah mağdurenin olayı annesine anlatmaması için tehdit ettiği, bu olaydan 3-4 gün sonra ise mağdurenin salonda yalnız başına oturduğu sırada sanığın gelerek cinsel organını gösterip mağdureden dokunmasını istediği, mağdurenin kabul etmemesi üzerine zorla tutturduğu, mağdurenin bu olaylardan sonra evde yalnız kalmamaya çalıştığı, olayı bir hafta önce annesine anlattığı ve sonrasında olayı rehber öğretmenine anlattığı kabul edilen olayda,
Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyip eşi katılanın kendisinden boşanmak için mağdure ile kendisine iftira attığını beyan etse de; mağdurenin tüm aşamalarda değişmeyen istikrarlı beyanları, katılan …’in sanıktan boşanmak istediği çocukları nedeniyle ayrılamadığını olayı öğrendikten sonra boşanma davası açtığını beyan etmesi, mağdurenin bu hususu doğrulaması ve mağdurenin okuluna hitaben yazmış olduğu dilekçe hep birlikte değerlendirildiğinde sanığın savunmasına itibar edilmemiş olup, eylemin vücuda sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleşmediği değerlendirilerek sanığın zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı suçunundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzeltilmesi mümkün görülen katılan Bakanlık lehine vekalet ücreti tayin edilmemesi dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
IV. GEREKÇE
1. Olayın intikal şekli ve zamanı, katılan mağdurenin aşamalardaki çelişkili ve başka delille desteklenmeyen soyut beyanları, katılan anne Çiğdem ile sanık arasındaki velayet ve boşanma konularına ilişkin mevcut olan husumet, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine düzeltilerek esastan reddedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Bozma nedenine göre katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, ayrıca Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçenin (1) bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 01.12.2020 tarihli ve 2020/1431 Esas, 2020/1707 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin ilgili yerlere en seri şekilde bildirilmesi için müzekkere yazılmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.05.2023 tarihinde karar verildi.