YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3980
KARAR NO : 2012/4043
KARAR TARİHİ : 05.04.2012
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, miras bırakanları … …’ın, mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla 10 parça taşınmazını davalılara intikal ettirdiğini, temliklerin muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu iptal ve tüm mirasçılar adına tescil isteğinde bulunmuşlardır.
Davalı …, davayı kabul ettiğini bildirmiş, diğer davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Dava değerine göre Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile mahkemenin görevsizliğine dair verilen karar, Dairece; “…keşfen belirlenecek dava değeri gözetilmek suretiyle görev hususunun değerlendirilmesi gerekirken, keşif yapılmaksızın görevsizlik kararı verilmesinin doğru olmadığı” hususlarına değinilerek bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, bir kısım davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve mirasçılar adına tescil isteğine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillere, hükmün dayanağı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle; kabul kapsamına alınan çekişmeli taşınmazların miras bırakan tarafından ara malik kullanılmak suretiyle davalı mirasçılarına temliklerinin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu saptanarak yazılı olduğu üzere karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalılar …, … ve …’ın bu yöne ilişkin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ancak, 4721 sayılı TMK. nın 28. maddesi uyarınca ölümle hukuki şahsiyet son bulur. Diğer taraftan kamu düzenine ilişkin bulunan sicil tutma ilkesi gözetildiğinde hâkimin doğru sicil tutmakla yükümlü bulunacağı da tartışmasızdır. O halde mahkemece dosyada bulunan muris … …’a ait veraset ilamına göre tüm mirasçılar adına payları oranında tescil hükmü kurulması gerekirken ölü kişi adına tescil kararı verilmiş olması doğru değildir.
Ne var ki; anılan bu husus yeniden yargılamayı gerekli kılmadığından hükmün 1. bendinin 2. fıkrasındaki “ Davaya konu … İlçesi, … Köyü, 337, 419, 420, 421, 422, 423, 425 ve 426 parseller yönünden davanın kabulü ile, davalılar adına olan tapusunun iptali ile, muris … ve … olma 01.07.1909 doğumlu … … terekesine döndürülmesine ”
ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılarak, yerine “Davaya konu … İlçesi, … Köyü, 337, 419, 420, 421, 422, 423, 425 ve 426 parseller yönünden davanın kabulü ile, davalılar adına olan tapusunun iptali ile, muris … ve … olma 01.07.1909 doğumlu … …’a ait veraset ilamındaki mirasçıları adına miras payları oranında tesciline” ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekliyle 1086 sayılı HUMY’nın 438/2. (6100 sayılı HMY’nın 370/2) ve 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2. maddesi yollaması ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 05.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.