Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/16350 E. 2023/5392 K. 23.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/16350
KARAR NO : 2023/5392
KARAR TARİHİ : 23.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Parada sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 02.11.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli kararı ile sanık … hakkında parada sahtecilik suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık … hakkında parada sahtecilik suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık …’in temyiz isteği, hapis cezasının haksız olduğuna, suçu işlemediğine ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık …’ın temyiz isteği somut bir nedene dayanmamaktadır.
3. Sanık … müdafiinin temyiz isteği, sanığın suçu işlemediğine, suç kastının bulunmadığına, sanık hakkında aynı olaya ilişkin mükerrer dava açıldığına, sanığın atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına, sanık hakkında açılan mükerrer dava ile birleştirme kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, ihbar üzerine sanıkların içerisinde bulunduğu araçta usulüne uygun olarak yapılan aramada sahte olduğu belirlenen paraları piyasa sürmek suretiyle sanıkların parada sahtecilik suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
Parada sahtecilik suçu bakımından; aynı anda üretilen, nakledilen, ülkeye sokulan paraların tümü tek bir suç oluşturmaktadır. Sayılan fiillere katılmadan, yasal olmayan yollardan elde edilen bir miktar sahte para ve paraya eşit sayılan değerlerin kullanıma sunulması ise, “tedavüle koymak” fiilini oluşturmakta ve niteliği itibariyle sürekliliği gerektirmesi nedeniyle tek bir suçu teşkil etmektedir. Ancak bu durum, yıllarca devam eden fiilin her zaman tek bir suçu oluşturacağı şeklinde de yorumlanmamalıdır. Fiili veya hukuki kesintinin varlığı halinde ayrı suçların oluştuğu kabul edilmelidir. Hukuki kesinti iddianamenin düzenlenmesi, mahkûmiyet kararı, vazgeçme üzerine verilen düşme kararı, af yasası gibi durumların ortaya çıkması ile gerçekleşmektedir. Fiili kesinti ise failin eylemine ara vermesi veya yakalanması, tutuklanması, askere gitmesi, uzun süre hastanede yatması gibi bir nedenle eylemin sürdürülememesi hallerinde meydana gelmektedir. Bu durumlarda eylemlerin gerçekleştirildiği yer ve araya giren zaman aralığı, yeni bir suç işleme kastı, fiili kesintinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti açısından önem arz etmektedir.
Bu açıklamalar ışığında, somut olay incelendiğinde, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan araştırmada sanıklar hakkında Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2016/97 Esas sayılı dosyasına konu eylemleri ile inceleme konusu olaya ilişkin eylemlerinin suç tarihinin aynı olduğu ancak iddianame içeriklerine göre olayların farklı olduğu, her iki eylem arasında fiili kesintinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin UYAP üzerinden yapılan inceleme ile belirlenememiştir. Sanıklar … ve … hakkında mükerrer cezalandırılmanın önlenmesi açısından; öncelikle Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2016/97 Esas sayılı dava dosyasının ve sanıklar hakkında açılmış başkaca soruşturma veya dava dosyası olup olmadığı da araştırılarak, varsa getirtilip incelenmesi, mümkün olduğu takdirde davaların birleştirilmesi, mümkün olmadığında dosya içerisine alınıp bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya konulması, mükerrer açılmış dava varsa, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası gereğince kamu davasının reddine karar verilmesi gerekeceği gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli ve 2015/411 Esas, 2016/5 Karar sayılı kararına yönelik sanık … ve müdafii ile sanık …’in temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.06.2023 tarihinde karar verildi.