YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6284
KARAR NO : 2023/3337
KARAR TARİHİ : 13.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki muhdesatın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.06.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Av. … ile karşı taraftan davalı … vekili Av. … geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, tarafların paydaş olduğu taşınmaz üzerindeki fındık ve meyve ağaçlarının müvekkili tarafından yetiştirildiğini, dava konusu taşınmazın bir kısmının da orman vasfında bulunduğunu belirterek, dava konusu taşınmazdaki fındık ağaçları ve meyve ağaçlarının davacı tarafından yetiştirildiğinin tespiti ile davacı adına tapuya şerh ve tesciline karar verilmesini talep etmiş, 02.05.2014 tarihli keşifteki beyanı ile fındık ağaçları dışındaki diğer ağaçlara ilişkin taleplerini atiye bıraktıklarını beyan etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalılardan …. vekili, taşınmazın murisin sağlığında da fındık bahçesi olduğunu, murisin ölümünün üzerinden 24 yıl geçtiğini, dava konusu taşınmazın kadastrosunun 10.03.1998 tarihinde kesinleştiğini, kesinleşen kadastro karşısında 10 yıl geçtikten sonra hiç bir hak talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalılardan … 02.05.2014 tarihli keşifteki imzalı beyanı ile açılan davaya bir diyeceğinin olmadığını, tarafların çocukları olduğunu, belirttiği yerler dışında kalan diğer tüm yerleri davacının imar ve ihya ederek fındık ağaçlarını diktiğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.12.2014 tarihli ve 2013/270 Esas, 2014/461 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, krokide belirtilen ormanlık alanlar, evler ve arsası olan bölümler, A, B ve C harfi ile gösterilen kısımlar haricindeki, 40.000,00 m²’lik alanda bulunan fındık ağaçlarının davacı meydana getirildiğinin tespitine, davacının sair talepleri ile tapuya şerh ve tescile yönelik istemlerinin ise reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 05.06.2017 tarihli ve 2015/5916 Esas, 2017/8352 Karar sayılı kararı ile fındık ağaçlarının kadastro tespitinden önce taşınmaz üzerinde bulunduğu bilirkişi raporu, kadastro tutanağı ve tüm dosya kapsamıyla sabit olduğundan davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur.
3. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
4. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 12.12.2018 tarihli ve 2017/14964 Esas, 2018/20070 Karar sayılı kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporlarında taşınmaz üzerinde bulunan fındık ağaçlarının yaşı ve sayısı tereddüde mahal bırakılmayacak şekilde belirlenmediği gibi infaza ve denetime elverişli şekilde ağaçların yerlerinin de gösterilmediği, ayrıca dava konusu taşınmazda davalıların paylarına isabet eden dava değeri üzerinden harcın tamamlanmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin karar düzeltme talebi kabul edilmiş, bozma ilamı kaldırılarak hüküm bozulmuş, davacının vekilinin sair karar düzeltme taleplerinin reddine karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının kendisi tarafından dikildiğini ifade ederek gösterdiği alanlar fen bilirkişilerince H-1 ve H-2 harfleriyle harita üzerinde belirlendiği, ziraat bilirkişilerinin müşterek raporlarına göre gösterilen bu alanlardaki fındık ağaçlarının 40-50 yaşlarında olduğu tespit edildiği, eldeki davanın kadastro tespit tarihi (30.10.1991) öncesi ağaçlar yönünden ikame edildiği gerekçesiyle davanın on yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili duruşmalı olarak temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davalı …’nın davayı kabul ettiğini, tanık beyanlarına göre taşınmazın murisin vefatından ve kadastro tespitinden sonra fındık bahçesi haline getirildiğini, hava fotoğraflarının da iddialarını doğruladığını, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, kadastro tarihinden önce fındık bahçesi haline getirildiğine dair davalının delil sunmadığını belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, muhdesatın tespiti talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, 684 üncü maddesi,
2. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12 nci maddesinin 3 üncü fıkrası.
3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
8.400,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Taraflarca HUMK’nın 440/I inci maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.