YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13306
KARAR NO : 2023/1357
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
Sanık hakkında verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 26.10.2017 tarihli ve 2017/20341 Esas sayılı iddianamesiyle, çocuğun cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.05.2018 tarihli, 2017/451 Esas, 2018/263 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ilen 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılması ile hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 18.04.2019 tarihli, 2018/2598 Esas, 2019/889 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik yapılan istinaf başvurusunun özetle” hükmün açıklandığı oturumda sanık müdafiin bulundurulmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanunun 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası ile 188 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırı davranılması, müştekinin katılma hakkının olup olmadığının sorulmaması, müşteki annenin katılma talebi olmamasına rağmen kamu davasına katılmasına karar verilmesi, eylemin zincirleme şekilde sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturmasına rağmen çocuğun cinsel istismarı suçunda mahkumiyet kararı verilmesi ve sanığın gözaltında kaldığı sürenin gerekçeli kararda gösterilmemesi” nedenleriyle hükmün bozularak ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.10.2019 tarihli, 2019/233 Esas, 2019/467 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılması ile hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 09.09.2021 tarihli, 2019/2496 Esas, 2021/1200 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik yapılan istinaf başvusunun esastan reddine karar verilmiştir.
6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 04.10.2022 tarihli ve 2021/137486 sayılı, temyiz ret görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Atılı suçun vasıf ve nitelendirilmesinde yapılan yanılgı nedeniyle sanığa verilen cezanın az olduğuna yöneliktir.
B. Sanık Müdafiin Temyiz İstemi
Mağdurenin aşamalarda farklı beyanda bulunması nedeniyle beyanlarına itibar edilmemesi gerektiği, mağdurenin beyanlarının soyut nitelikte olduğu, mağdurenin ifadesiyle annesinin ifadesinin çeliştiği, apartman güvenlik kamerasına ait görüntülerde sanığın savunmalarının aksini gösteren tespit olmadığı, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesi, tek suç olmasına rağmen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması neticesinde cezanın artırılması, takdiri indirim maddelerinin uygulanmaması sebeplerine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin Kapsamına Göre
1. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
Suç tarihinde sanığın bir alışveriş merkezindeki gıda üzerine çalışan iş yerinde kurye olarak çalıştığı, mağdurenin olay günü yemek siparişi vermesinin ardından sanık tarafından siparişin götürüldüğü, sanığın, mağdurenin ikametin kapısına geldiğinde siparişi yanlış getirdiğini belirttiği, doğru siparişi vermek için mağdure ile beraber aşağıya inmesini istediği, aşağıya inmek için asansöre bindikleri, sanığın asansörde dengesini kaybederek düşüyormuş gibi yaparak mağdurenin göğüslerine cinsel amaçla ani ve kesik bir hareketle dokunduğu, mağdurenin sanığın dengesini kaybederek düştüğünü sandığı için tepki vermediği, mağdurenin apartmanın giriş kapısında siparişi teslim almasından sonra sanığın adisyon fişini düşürdüğünü iddia ederek mağdurenin merdivenden çıktığı esnada tekrar düşer gibi yaparak eteğini kaldırarak bacaklarına ellediği olayda sanığa cürüm atfetmesi için hayatın olağan akışına uygun hiçbir sebep bulunmadığı, sanığın savunmasına, mağdure beyanlarının dosya içerisinde bulunan kamera görüntüleri ile uyumlu olması ve aksinin tüm dosya kapsamı ile sabit olması ve kendisini suç ve cezadan kurtarmaya yönelik olması nedenleriyle itibar edilmediği, sanığın eyleminin mağdurenin vücuduna bedensel temas içeren ve ani hareketlerle gerçekleştirilen, devamlılık arz etmeyen ve hareketler yönünden kesiklik gösteren cinsel davranışlardan olduğu ve sarkıntılık suçu kapsamında kaldığı, aynı mağdura karşı asansörde ve merdivenlerde işlenmiş olması nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği, sanığın dosyaya yansıyan kişilik özellikleri dikkate alınarak takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf talepleri esastan reddedilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. İlk derece mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, bu sebeple katılan mağdure vekili ile sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan dolayı ilk derece mahkemesince verilen 03.05.2018 tarihli 8 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin hükmün sanık müdafii ve katılan mağdure vekili tarafından istinafı üzerine hükmün sanık lehine bozulmasının ardından söz konusu karara direnme yetkisi bulunmayan ve kanunen uymak zorunda olan ilk derece mahkemesince zincirleme şekilde sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan dolayı sanık hakkında 5 yıl hapis cezasına mahkumiyetine dair kurulan hükmün aslında Bölge Adliye Mahkemesince verilmiş bir karar olarak kabulünde zorunluluk bulunduğu, esas olarak Bölge Adliye Mahkemesince istinaf incelemesi sırasında tespit edilen hukuka aykırılıklar karşısında 5271 sayılı Kanunun 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılmak suretiyle yapılacak yargılama sonucunda esasa ilişkin yeni hüküm kurulması gerektiği ve bu kapsamda bozma üzerine ilk derece mahkemesince kurulan yeni hükmün temyizi kabil olduğu gözetilerek Tebliğnamede temyiz ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 09.09.2021 tarihli, 2019/2496 Esas, 2021/1200 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ile sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.