Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/16481 E. 2023/2310 K. 12.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16481
KARAR NO : 2023/2310
KARAR TARİHİ : 12.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Cinsel taciz, tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Afyonkarahisar 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.04.2016 tarihli ve 2015/705 Esas, 2016/301 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel taciz, hakaret ve tehdit suçlarından mahkumiyetine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 13.10.2020 tarihli ve 14-2016/275328 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz İsteği
Özetle, telefonunun başka kişilerce kullanılmış olabileceğine, mesajları kendisinin yazmadığına, teşdiden ve indirim yapılmadan hükümler kurulmasının yasaya aykırı olduğuna ilişkindir

III. OLAY VE OLGULAR
26.06.2015 günü sanığın kullanmış olduğu 0 543 … ** ** nolu telefondan katılanın kullanmış olduğu
0 507 … ** ** numaralı telefonun arandığı, arayan erkek şahsın bir ismi sorduğu, katılanın kendisi olmadığını söylemesi üzerine telefon görüşmesinin sona erdiği bu konuşmadan sonra tekrar aynı numaradan katılanın kullanmış olduğu telefonu 01.07.2015 tarihinde arandığı, arayan erkek şahsın kendisi ile görüşmek istediğini katılana söylediği, katılanın arayan erkek şahsa kendisini tanımadığını savcılığa şikayet edeceğini söyleyerek telefonu kapattığı, daha sonra tekrar bir kaç defa aynı numaradan katılanın arandığı, yapılan araştırmada 0 543 … ** ** numaralı telefon hattının sanığa ait olduğunun tespit edildiği, aynı gün sanığın kullanmış olduğu 0 543 … ** ** numaralı telefondan katılanın kullanmış olduğu 0 507 … ** ** numaralı telefona bir çok mesaj geldiği, bu mesajların dosya kapsamında bulunan kolluk tutanağı ile 01.07.2015 tarihinde tutanağa bağlandığı, söz konusu mesaj içeriklerinde yer alan “Ama ben eğer seni s. mezsem sende gör. Sen kahpe olmasan numaran bana kadar gelmezdi, kancik”, “Benim sabrımı zorlama, tamam gelir seni anan a. ından çıkarır, seni bağırta bağırta s. kerim, kafaya taktığımı yaparım, yedi kardeşin tek bacısını evlerine girdim, s. ktim çıktım, seni havada kaldırırım mübarek gün beni kaldırtma, beni Erzuruma çıkarma”, “Aman başım cesaretin varsa telefona cevap ver, ben … diye birini tanımıyom, ben senin ananla hiç uğraşıyom mu, anan s. kim, senin gini bi patlak çıkarmış, bi a. ınla kalmşsın, belaya kimseyi bu Ramazan günü bulamazsın,” şeklinde sözlerle sanığın katılana hakaret ve basit tehdit suçlarını işlediği, “Seni s. ke mutlafa gir patlıcan, kabak salata ne bulursan akşama kadar kendini oyala, akşam ben seni sevkten kudurturum”, şeklinde mesaj çekerek katılana yönelik telefonda cinsel taciz suçunu işlediği, sanığın savunmasında telefonunu köyde herkesin kullandığını, mesajları kendisinin çekmediğini, kimin çektiğini bilmediğini belirtmiş ise de, katılana mesaj çekilen telefon hattının sanığa ait olduğu, bir kimsenin telefonundan başka bir kimseye sürekli mesaj atması ve uzunca bir süre başkasının telefonunu kullanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, somut olayda da olayın başlangıç tarihinin 26.06.2015 tarihi olduğu ve mesajların çekildiği tarihin ise 01.07.2015 tarihi olduğu dikkate alındığında sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatine varılarak sanığın katılana yönelik basit tehdit, hakaret ve cinsel taciz suçlarından ayrı ayrı cezalandırılmasına, suçların işleniş biçimleri konularının önem ve değerleri, kullanılan araç ve sanığın kastının yoğunluğu dikkate alınarak sanığa verilen cezada takdiren ve tercihen hapis cezası seçenek yaptırımları tercih edilerek ve alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini yoluna gidildiği, sanığın geçmişi ve yargılama sürecinde pişmanlık göstermemesi dikkate alınarak her bir suç yönünden ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin takdiren uygulanmasına yer olmadığına, sanık hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olması ve sanığın yeniden suç işlemeyeceği yönünde mahkememizde olumlu kanaat oluşmadığından sanık hakkında her bir suç yönünden ayrı ayrı 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrasının takdiren ve kanunen uygulanmasına yer olmadığına, sanığın pişmanlık göstermemesi dikkate alınarak sanık hakkın da her bir suç yönünden ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının takdiren uygulanmasına yer olmadığına karar verilerek hükümler kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş, aşağıda bozma sebebi olarak gösterilen husus dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Sanık hakkında atılı suçlardan dolayı 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi uyarınca temel cezalar belirlenirken söz konusu maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar ile denetime olanak verecek şekilde ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması zorunluluğuna uyulmayıp, kanun maddesindeki bir kısım ifadeleri aynen tekrar etmek suretiyle temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak üst hadde yakın belirlenmesi neticesinde 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen orantılılık ilkesi ile hak ve nasafet kurallarına muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Afyonkarahisar 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.04.2016 tarihli ve 2015/705 Esas, 2016/301 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.04.2023 tarihinde karar verildi.