YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9687
KARAR NO : 2007/10876
KARAR TARİHİ : 20.09.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … 09.01.2003 tarihli dilekçesiyle, … … Mahallesi … mevkii 2778 sayılı parselin, 1946 orman sınırları içindeyse de, 1952 yılında makiye ayrılmakla, orman ile ilgisinin kalmadığı, önceki zilyetler ile birlikte eklemeli olarak 40 yıldan fazla süreyle … alanı olarak, … sıfatıyla zilyet edildiği, Hazine adına tesbit ve tescilinin kesinleştiği tarihe kadar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğu iddiasıyla, Hazine adına olan tapu kaydının iptali ve adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tapu iptali ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 24.03.1976 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1987 yılında yapılıp, 04.06.1987 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır
… … Mahallesinde 1988-1992 yılları arasında 2924 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp, 28.01.1993 ila 01.03.1993 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşen kadastroda; 2778 parsel sayılı 14850 m2 yüzölçümündeki çekişmeli taşınmaz, 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, Hazine adına tapuya kayıt edildiğinden söz edilip, beyanlara 1977 yılından beri davacının kullanımında olduğu yazılarak, Hazine adına tesbiti itirazsız kesinleşip, tapuya kayıt edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş orman kadastrosu, … tefrik haritası ve 6831 Sayılı Yasanın 2. madde tutanakların ve haritalarının uygulamasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli taşınmazın, 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı, 1961 yılında yapılıp kesinleşen genel arazi kadastrosunda orman olarak tapulama dışı bırakıldığı, 1976 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 1345parsel sayısı ile 1980 yılında Hazine adına tescil edildiği, gerçek kişilerin itirazı üzerine Kadastro Mahkemesinin 11.6.1984 gün ve 1984/417-879 sayılı kararı ile bu tecilin ikinci kadastro sayılarak iptal edildiği, 1988 yılında tekrar Hazine adına tesbit edilip, kadastro tesbitinin itirazsız kesinleştiği, yörede 1953, 1957 ve 1967 yıllarında çalışan makiye ayırma komisyonları yasa ve yönetmeliğin öngördüğü kişilerden oluşmadığından, kuruluşu yasa ve yönetmelik hükümlerine uymadığı bu nedenle yapılan makiye ayırma işlemleri hukuki sonuç doğurmayacağı gibi, bu komisyonlarca dahi makiye ayrılmadığı belirlenip, 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilemeyeceği, kaldı ki, çekişmeli taşınmazın genel kadastroda orman olarak tapulama dışı bırakıldığı 1961 yılından, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı 1976 yılına ve Hazine adına tesbit edildiği 1980 yılına, bu tarihlerden sonra gerçek kişilerin açtığı dava sonucu tekrar tapulama dışı bırakıldığı 1984 yılına, bu tarihten sonra da yine belediye sınırları içine alındığı 1987 ve Hazine adına tesbitinin yapıldığı 1988 yılına kadar, kesintisiz ve nizasız 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin hiçbir zaman dolmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 20/09/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.