YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2289
KARAR NO : 2023/11231
KARAR TARİHİ : 05.06.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/480 E., 2022/336 K.
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Kemalpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2015 tarihli ve 2015/130 Esas, 2015/374 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 29, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Kemalpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2015 tarihli ve 2015/130 Esas, 2015/374 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 29.09.2021 tarihli ve 2019/4125 Esas, 2021/22978 Karar sayılı kararı ile;
“Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlenmesi nedeniyle açıklanmasına karar verilecek yeni hükmün, Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, gerekçesiz karar verilerek Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK’nın 34, 223 ve 230. maddelerine aykırı davranılması”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Kemalpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.09.2022 tarihli ve 2021/480 Esas, 2022/336 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 29, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
A. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
B. Uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
C. Zamanaşımının dolduğuna,
D. Vesaire
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında, temyiz kapsamı dışı sanık A.K. ile birlikte tadilat yaptıkları sırada, komşu evde ikamet eden katılan ile tartıştıkları ve tartışma sırasında katılana hitaben “Senin kanını emeceğiz” demek suretiyle birden fazla kişi ile birlikte tehdit suçunu işledikleri iddiasıyla açılan kamu davasında, mahkemece katılan beyanı, sanık savunmaları, tanık beyanı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sanığın üzerine atılı suçu işlediği kabul edilmiş ve mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Suçun Unsurlarının Oluşmadığına Yönelik
Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez.
Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup suçun yasal tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de önemi yoktur.
Kavga ve tartışma sırasında haksız bir fiilin kendisinde husule getirdiği şiddetli elemin failin iradesini etkileyen bir etken olarak kusur yeteneğinde meydana getirdiği azalma nedeniyle koşulları varsa ancak yasal indirim nedeni olarak kabul edilebilmesi olanaklı ise de, önceden ilke boyutunda kastı kaldıran ve suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulü mümkün değildir.
Bu açıklamalar doğrultusunda, somut olayda sanığın söylediği sözler, mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli ve yeterli olduğundan kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Uzlaştırma Hükümlerine Yönelik
Sanığa yükletilen 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki tehdit suçu uzlaşmaya tabi suçlardan olmadığından, sanık hakkında uzlaşma hükümlerinin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Zamanaşımına Yönelik
Sanığa atılı suça ilişkin kanun maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı uyarınca, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasına göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı nedeniyle duran süre de dikkate alındığında, suçun tabi bulunduğu 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleşmediği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Sair Hususlara Yönelik
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kemalpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.09.2022 tarihli ve 2021/480 Esas, 2022/336 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
05.06.2023 tarihinde karar verildi.