YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16276
KARAR NO : 2023/2067
KARAR TARİHİ : 06.04.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.05.2022 tarihli ve 2022/86 Esas, 2022/163 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 ve 62 nci maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 27.10.2022 tarihli ve 2022/1956 Esas, 2022/1935 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafi, katılan mağdur vekili ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi
Teşdiden ceza tayininin hukuka aykırı olduğu, sanık hakkında takdiri indirim sebebinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Vekalet ücretine ilişkindir.
C. Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemi
Sübutun gerçekleşmemesi nedeniyle beraat istemine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık …’ ın akıl hastası olan ve olay tarihinde düzeltilmiş yaşına göre de on beş – on sekiz yaş aralığında olan kardeşi mağdureye karşı cinsel istismar suçunu birden fazla kez değişik zamanlarda organ sokmak suretiyle işlediği, eylemde herhangi bir tehdit ve cebirin kesin olarak ispatlanamadığı ancak mağdurenin akıl hastası olması sebebiyle rızasından bahsedilemeyeceği gerekçesiyle sanık hakkında teselsülen fiile mukavemet edemeyecek durumda olan üvey kardeşine yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ;
Ancak;
Mağdure hakkında tanzim olunan Bülent Ecevit Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinin 04.12.2020 tarih ve 1246 sayılı raporunda; mağdurenin “hafif derecede mental retardasyon bulunduğu, bu durumun hekim olmayanlar ile çevresinde yaşayanlar veya kendisini tanıyanlarca anlaşılabileceği, muhakeme yeteneği tam gelişmediğinden kaygı ve stres altında iken kişinin kolayca yönlendirilebileceği, beyanlarına itibar edilemeyeceği, tespit edilen zeka durumunun kendisine yönelik cinsel saldırı eylemlerinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğine etkisinin bulunduğu, eylemlere karşı beden veya ruh bakımından mukavemete muktedir olmadığı” yönünde olduğu, Adli Tıp Kurumu Zonguldak Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 25.02.2020 tarih ve 389 sayılı tek uzman tarafından düzenlenen raporunda mağdurunenin ”vermiş olduğu ve vereceği ifadelere ancak ana hatları ve kuvvetli delillerle desteklendiği takdirde itibar edilebileceği” yönünde kanaat bildirildiğinin belirlenmesi karşısında, mağdurenin aşamalardaki beyan içerikleri de nazara alınarak mağdurun Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kuruluna sevkinin yapılarak raporlar arasındaki mağdurenin beyanlarına itibar düzeyine ilişkin çelişki giderilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi nedeniyle istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafii, katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 27.10.2022 tarihli ve 2022/1956 Esas, 2022/1935 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.04.2023 tarihinde karar verildi.