YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1334
KARAR NO : 2023/1380
KARAR TARİHİ : 21.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
Tüm dosya içeriğine göre; mala zarar verme suçundan doğrudan zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan katılan sanık …’in sanıklar …, … ve … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümleri temyiz etme hakkı olmadığı anlaşılmıştır.
Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan hükmolunan cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir.
Katılan sanıklar … ve … hakkında kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri ile sanıklar … ve … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan beraat hükümlerinin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği katılan sanık … ve müdafiinin her iki suç yönünden, katılan sanık …’in kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu yönünden hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, CMUK’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 09.06.2015 tarihli ve 2015/24209 Esas numaralı iddianamesi ile katılan sanıklar … ve …’in katılanlar … ile …’ı araç ile takip ederek onlara rahatsızlık vermek suretiyle kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunu işlediklerinden bahisle TCK’nın 123/1 ve 53; sanıklar …, … ve …’ın da katılan sanık …’e ait aracın sol dikiz aynasına ve ön camına zarar vermek suretiyle mala zarar verme suçunu işlediklerinden bahisle TCK’nın 151/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Ankara 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.02.2016 tarihli ve 2015/1006 Esas, 2016/128 Karar sayılı kararı ile katılan sanıklar … ve …’in katılanlar … ile …’a yönelik kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçundan TCK’nın 123/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 3.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına; sanık …’ın katılan sanık …’e yönelik mala zarar verme suçundan TCK’nın 151/1, 29/1, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; sanıklar … ve …’ın katılan sanık …’e yönelik mala zarar verme suçundan CMK’nın 223/2-e. maddesi gereği beraatlerine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25.02.2021 ve 30.01.2023 tarihli ret, onama ve bozma görüşlü Tebliğnameler ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan sanıklar … ve … temyiz dilekçelerinde; haklarında verilen mahkûmiyet kararlarının usûl ve yasaya aykırı olduğunu, sanıklar … ve … hakkında şartları bulunmadığı hâlde haksız tahrik hükümlerinin uygulandığını, mala zarar verme suçundan verilen beraat kararlarının da kaldırılması gerektiğini bildirmişler; katılan sanık … müdafii ek temyiz dilekçesinde; müvekkilinin beraatine karar verilmesini talep etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk derece mahkemesince; olay tarihinde katılanlar… ile …’in yaya olarak okula giderken katılan sanıklar …ve…’nin gülümsediklerini görüp tedirgin oldukları, oradan uzaklaşmak istedikleri, ileride kendilerini tanıyan bakkal dükkanı işleten tanık …’in dükkanının önünde bekledikleri sırada katılan sanıklar …ve…’nin araçlarıyla katılanları takip ederek dükkanın önünden geçtikleri, panikleyen katılanların dükkan içine girdikleri ve ailelerine haber verdikleri, akabinde olay yerine gelen sanık …’ın katılan sanık …’ün aracına zarar verdiği, sanıklar … ve …’ın katılan sanık …’ün aracına zarar verdikleri iddiasıyla cezalandırılmaları talep edilmiş ise de, atılı suçun sanık … tarafından işlendiğinin sabit olduğu kabulüyle; katılan sanıklar … ve … hakkında kişilerin huzur ve sükûnunu bozma, sanık … hakkında mala zarar verme suçundan mahkûmiyet; sanıklar … ve … hakkında ise mala zarar verme suçundan beraat kararı verildiği tespit edilmiştir.
2. Katılanlar … ve … aşamalarda; olay günü saat 07.00 sıralarında okula gittikleri sırada cami yanında kırmızı renkli bir aracın durduğunu, araçtan inen iki şahsın kendi resimlerini çekmeye başladıklarını, bu esnada aralarında 4-5 metre mesafe bulunduğunu, içlerinden birinin kendilerine bakıp güldüklerini, üzerlerine doğru gelmeleri üzerine tedirgin olup geri dönmek için yokuştan çıktıklarını, orada 1-2 dakika kadar saklandıklarını, baktıklarında takip eden şahsın kendilerine yaklaştığını görüp bakkala kaçtıklarını, şahısların bakkalın gerisinde araç ile beklediklerini, yavaş yavaş kendilerine doğru geldiklerini, ancak bakkalı görünce hızlanarak oradan ayrıldıklarını beyan etmişlerdir.
3. Tanık … aşamalarda; olay günü katılanlar… ve …’ın ters taraftan koşarak geldiklerini, panik halde işlettiği bakkal dükkanına girdiklerini, kendilerine ne olduğunu sorduğunda kırmızı renkli araçta bulunan iki şahsın kendilerini takip ettiklerini ve korkup dükkana sığındıklarını söylediklerini, bahsettikleri aracın dükkanının önünden geçip Alitaşı Sokak’a doğru gittiğini gördüğünü beyan etmiştir.
4. Sanık … soruşturma aşamasında; olay günü saat 07.00 sıralarında kardeşi…’nın kendisini arayıp iki kişi tarafından takip edildiklerini söylediğini, tarif ettikleri aracın bulunduğu yere gittiklerinde katılan sanıklar …ve…’nin kendilerine küfür ettiğini ve sopa ile şahıslara vurmak isterken sopanın aracın aynasına geldiğini ifade etmiş; sanık … soruşturma aşamasında…’in beyanları ile aynı doğrultuda ifade vermiş ve ayrıca…’in aracın aynasına vurması sonucu camın kırıldığını gördüğünü beyan etmiş; kovuşturma aşamasında ise sanıklar… ve Yalçın; Yalçın’ın eylemi sonucu aracın camının kırıldığını savunmuşlar; sanık … aşamalarda; kızı …’in kendisini araması sonucu olaydan haberdar olduğunu, sanıklar …ve…’in elindeki sopalarla şahıslara vurmak istedikleri sırada sopanın aracın aynasına denk geldiğini ve camın kırıldığını; araca kimin zarar verdiğini bilmediğini beyan etmiştir.
5. Katılan sanıklar … ve … aşamalarda; olay günü alkol aldıklarını, hava almak için araçtan indiklerini, birkaç fotoğraf çektiklerini, ancak katılanları görmediklerini, bir anda sanıklar …,…,…,’in kendilerine saldırıp yaraladıklarını ve şahıslardan birinin kullandıkları araca zarar verdiğini belirterek üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmemişlerdir.
6. … plakalı aracın sol dikiz aynasının kırık, ön camının çatlak ve arka sol çamurluk üzerinde bulunan antenin eğik olduğuna dair 08.04.2015 tarihli görgü tespit tutanağı ile doktor raporları dosya içerisindedir.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Sanık …’in Sanıklar …, … ve … Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İsteği Yönünden
Tüm dosya içeriğine göre; mala zarar verme suçundan doğrudan zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan katılan sanık …’in sanık … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkûmiyet, sanıklar … ve … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan beraat hükümlerini temyiz etme hakkı olmadığı anlaşılmakla katılan sanık …’in bu suçtan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Katılan Sanık … ve Müdafiinin Sanık … Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstekleri Yönünden
Sanık hakkında hükmolunan cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte olduğu anlaşılmakla, katılan sanık … ve müdafiinin temyiz isteklerinin karar tarihi itibariyle 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
C. Katılan Sanık … ve Müdafiinin Sanıklar … ve … Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Temyiz İsteği Yönünden
Sanıklar … ile …’ın soruşturma aşamasında olayın hemen sonrasında alınan ifadeleri dikkate alındığında mahkemenin kabul ve değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu anlaşılmakla, katılan sanık … ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
D. Katılan Sanıklar … ve … Hakkında Kişilerin Huzur ve Sükûnunu Bozma Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik Temyiz İstekleri Yönünden
Tüm dosya içeriğine ve oluşa göre; katılan sanıkların cinsel taciz kastını gösterir söz veya davranışta bulunmadıkları belirlenmekle tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir. Ancak;
1. TCK’nın 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu genel ve tamamlayıcı nitelikte bir suç olup, bu suçun oluşması için eylemin Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanmamış olması gerekmektedir. Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu ile korunan hukukî yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma ya da aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerinin bir kez yapmasının yeterli olmadığı, eylemin ısrarla tekrarlanması, süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükûnunu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir.
Tüm dosya içeriğine göre; katılan sanıkların araçlarından inip telefon ile fotoğraf çekimi yaparken yaya olarak yürümekte olan katılanlara gülümsedikleri ve katılanların bakkal dükkanına gitmeleri üzerine onları takip ederek dükkan önünden araç ile geçtikleri somut olayda; katılan sanıkların hangi eylemlerinin TCK’nın 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunu oluşturduğu ve suçun unsuru olan ısrar ögesinin ne şekilde gerçekleştiği, katılan sanıkların kastlarının ne şekilde sırf huzur ve sükûnu bozma saiki olarak kabul edildiği yöntemince açıklanmadan, yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Kabule göre de;
Katılan sanıkların, kişilerin huzur ve sükûnunu bozma eylemini birden fazla mağdura karşı gerçekleştirdiklerinin anlaşılması karşısında, katılan sanıklar hakkında TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Katılan Sanık …’in Sanıklar …, … ve … Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle; katılan sanık …’in temyiz isteğinin karar tarihi itibariyle 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği REDDİNE,
B. Katılan Sanık … ve Müdafiinin Sanık … Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstekleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle; katılan sanık … ve müdafiinin temyiz isteklerinin karar tarihi itibariyle 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği REDDİNE,
C. Katılan Sanık … ve Müdafiinin Sanıklar … ve … Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.02.2016 tarihli ve 2015/1006 Esas, 2016/128 Karar sayılı kararında katılan sanık … ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
D. Katılan Sanıklar … ve … Hakkında Kişilerin Huzur ve Sükûnunu Bozma Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik Temyiz İstekleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (D) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.02.2016 tarihli ve 2015/1006 Esas, 2016/128 Karar sayılı kararına yönelik katılan sanık … ve müdafii ile katılan sanık …’in temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.