YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/439
KARAR NO : 2023/3025
KARAR TARİHİ : 16.05.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/938 Esas, 2021/2075 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2016/394 E., 2018/811 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 16.05.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp, hazır bulunan davalı vekili Avukat ….. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin, davalı bankanın müşterisi olduğunu, müvekkillerinin bilgi ve onayları olmaksızın … (Tezçalışır) isimli yetkisiz kişinin müşterek hesaplarından 2010-2015 yılları arasında defalarca para çektiğini öğrendiklerini, 2015 yılında hesaptaki birikimlerini öğrenmek için bankaya müracaat ettiklerinde gerekenden çok az para olduğunu gördüklerini, bankadan edinilen dökümle 292 işlemde toplam 1.305.000,00 TL’nin … (Tezçalışır) adlı kişiye para çekme fişi ile yahut talimata istinaden şerhiyle ödendiğinin görüldüğünü, müvekkillerin adı geçene şahsi hesaplarından para çekme yetki ve talimatı hiçbir zaman vermediklerini, …’in, müvekkillerinden …’ın firmasında muhasebe elemanı olarak çalıştığını, kendisine şirket hesaplarından zaman zaman para çekme yetkisi verildiğini, şahıs hesapları ve ortak hesap için hiçbir zaman yetki verilmediğini, müvekkilleri olayı öğrendiğinde … ve davalı banka hakkında suç duyurunda bulunduklarını, davalı bankanın kendisine yüklenen özen ve koruma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bankanın müvekkillerinin bilgi ve onayı dışında yetkisiz kişiye 1.305.000,00 TL ödediğini, bu tutarın müvekkillere ödenmesi için ihtarname keşide edildiğini, verilen sürede ödeme olmayınca T.C. İstanbul 22. İcra Müdürlüğü 2015/36521 E. sayılı dosyasıyla davalı bankaya ödeme emri tebliğ edildiğini, davalı bankanın borcun aslına ve tüm ferilerine itirazı ile takibin durduğunu, yapılan haksız itirazın iptalini, takibin işlemiş ve işleyecek ticari faize devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra ve inkâr tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların teselsüllü (ayrı ayrı işlem yapılabilen) ortak hesabının 22.06.2009 tarihinde imzalalan sözleşme ile açıldığını, bu hesaba Yurtiçi Kargo’nun düzenli kira yatırdığını, hesaptan … hesabına sürekli virman ve kredi kartı ödemelerinin yapıldığını, hesaptan 5 yıl boyunca 1.305.000,00 TL bilgileri dışında alınmasından haberlerinin olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı bankanın yapılan işlemleri talimat yoluyla, talimata istinaden yada para çekme fişi şeklinde işlemlerle gerçekleştirdiği, daha az sayıdaki işlemlerde ise davacıların hesapları arasında virman işlemleri bulunduğu, davalı bankanın ve görevlilerinin kendilerine ibraz edilen talimatların gereğini bankacılık usulüne göre yerine getirdikleri, yapılan işlemlerin davacının sahibi olduğu şirketin muhasebecisi dava dışı … tarafından yetkilendirilme yapılarak yerine getirildiği, talimatlardaki imzanın işlemi yapan banka görevlisinin kuşkulanmasını gerektirmeyecek nitelikte olduğu, davacılar ile dava dışı … aralarındaki iç ilişkiden davalı bankanın sorumlu tutulamayacağı, davalı bankanın yapılan sözleşme ve alınan talimatlar doğrultusunda üzerine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirerek işlemleri yürüttüğü gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde ileri sürdükleri hususları tekrar ederek, bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı olduğunu, yapılan itirazlarının değerlendirilmediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekeçsinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (2004 sayılı Kanun) 67 inci maddesi uyarınca itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı Kanun 67 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacılardan alınarak, davalıya verilmesine,
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, davacılardan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.