Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/11714 E. 2023/3808 K. 30.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11714
KARAR NO : 2023/3808
KARAR TARİHİ : 30.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1264 E., 2022/1461 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 4. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/165 E., 2022/239 K.

Taraflar arasındaki usulsüz tebligat şikayeti nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince usulsüz tebligat şikayetinin kabulüne, alacaklının takibi devam ettirebilmesi için borçlu vekiline de ödeme emri tebliğ ettirmesi gerektiğine karar verilmiştir.

Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ŞİKAYET
Borçlu şikayet dilekçesinde; itirazın iptali davasında vekille temsil edildiğini, yetki itirazının alacaklı tarafından kabulü üzerine takip dosyasının yetkili icra dairesine gönderildiğini, yeniden çıkarılan ödeme emrinin vekili varken asile tebliğinin usulsüz olduğunu ileri sürerek ödeme emrinin iptaline, aksi kanaatte ise tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 24.03.2022 olarak düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde; İstanbul 28. İcra Dairesi 2019/14664 E sayılı dosyasına itirazın doğrudan asil tarafından yapıldığını, … İcra Dairesinde başlatılan takipte borçlunun vekili olduğunun taraflarınca öğrenilmesinin mümkün olmadığını, ödeme emrinin Tebigat Kanunu’na uygun bir şekilde borçluya 16.03.2022 tarhinde tebliğ edildiğini ve takibin kesinleştiğini belirterek şikayetin reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayetçi borçlunun, İstanbul 28. İcra Dairesinin 2019/14664 E sayılı takip dosyasında ödeme emri tebliğ üzerine yetkiye ve borca itiraz ettiği, davalı alacaklı tarafından itirazın iptali için İstanbul 11. Tüketici Mahkemesinde dava açıldığı ve bu davada borçlunun Av. … tarafından temsil edildiği, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi üzerine alacaklı vekili tarafından icra dosyasında yetki itirazın kabulü ile dosyanın yetkili İcra Müdürlüğüne gönderilmesi talep edildiği alacaklının, borçlunun vekille temsil edildiğini öğrendiği, adı geçen borçlu vekiline ait vekaletnamenin ayrıca takip dosyasına sunulmamış olmasının sonuca etkili olmadığı, vekilin vekalet görevinden azledildiği veya çekildiğine dair herhangi bir belge ibraz edilmediği gibi aksine eldeki şikayetin de ilamda gösterilen aynı vekil tarafından yapıldığı, cezai yönden işlem yapılabilmesi için icra emrinin asile tebliğ işlemi usulsüz olmayıp, hukuki açıdan vekile de tebliğ edilmemesi noktasında tebliğ işlemi eksikliğinin bulunduğu gerekçesi ile usulsüz tebligat şikayetinin kabulüne, alacaklının takibi devam ettirebilmesi için borçlu vekiline de ödeme emri tebliğ ettirmesi gerektiğine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Alacaklı istinaf dilekçesinde; takibe itirazın bizzat borçlu tarafından yapıldığını, borçlu asile yapılan tebligatın usule uygun olduğunu, vekile yapılan tebligatın geçerli olması için avukatın vekil sıfatı ile icra takibine katılmış olması gerektiğini, 03.06.2022 tarihli Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı kapsamında, ödeme emrinin asılın kendisine yapıldığını, vekilin umumi vekaletname ile yetkilendirilmiş olması vekalet verene karşı açılan herhangi bir yeni dava veya icra takibinde onu temsil edeceği anlamına gelmediğini, yetkisiz daireye vekalet sunmayan avukatın dava aşamasında vekalet sunması sebebiyle yetkisiz daireden yetkili daireye gönderilen icra dosyasında da vekil olduğunun kabul edilmesinin hiç bir hukuki normla bağdaşmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takip alacaklısı tarafından açılan itirazın iptali davasında, borçlunun vekaletname sunan vekili (Av. …) vasıtasıyla cevap dilekçesi sunduğu ve karar tarihli (görevsizlik kararı verilen) duruşmada alacaklı ve borçlu vekilinin hazır bulunduğu, alacaklının karar tarihinden sonra İstanbul İcra Müdürlüğünün takip dosyasında dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesi talebi üzerine, dosyanın yetkili … 9. İcra Müdürlüğü 2022/446 Esas sayılı dosyasına gönderildiği, alacaklı vekilinin, takibin safahatine katılmış olan takip borçlusunun vekilinin kim olduğunu bildiği, ödeme emrinin vekile de tebliğ edilmemesi noktasında tebliğ işlemi eksikliğinin söz konusu olduğu, 03.06.2022 tarihli Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, itirazın iptali davalarına ilişkin olup somut olaya uygun olmadığı, mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı istinaf dilekçesindeki hususları tekrar etmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, usulsüz tebligat şikayetine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
HMK’nın 73, 81, 82, 83., Avukatlık Kanunu’nun 41., Tebligat Kanunu’nun 11 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.