Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/11927 E. 2023/3709 K. 25.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11927
KARAR NO : 2023/3709
KARAR TARİHİ : 25.05.2023

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1741 E., 2022/1592 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Harran İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/2 E., 2022/3 K.

Taraflar arasındaki imzaya ve borca itirazdan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince itirazın ve icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Borçlu vekili itiraz dilekçesinde; Harran İcra Müdürlüğünün 2021/41 Esas sayılı dosyasında müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığını, senet altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek takibin geçici olarak durdurulmasını, alacaklı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına, %10 oranında para cezasına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; borçlunun borcu bulunmadığı iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, imzanın borçlu eli ürünü olduğu ise bilirkişi incelemesi sonucunda ortaya çıkacağını beyan ederek talebin reddi ile takip konusu alacağın %20’sinde aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kambiyo senedine dayalı takipte borçlu, borcu olmadığını, itfa edildiğini ya da ertelendiğini ancak resmi ya da imzası alacaklı tarafından ikrar edilmiş bir belge ile ispatlayabileceği, somut olayda borçlu tarafından borcun bulunmadığının ispatlanamadığı, imzaya itiraz ile ilgili olarak alınan bilirkişi raporu uyarınca imzanın borçlunun eli ürünü olduğu tespit edildiği, alınan raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu gerekçesiyle davanın reddine, şartları oluşmadığından davalının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Senet üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınması gerektiğini, bilirkişi raporunda imza ve yazının müvekkiline ait olmadığı dayanakları ile birlikte gösterilmediğini, mahkemece dikkate alınacak sair hususlarla verilen kararın hatalı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borçlu tarafından borcun olmadığı veya itfa edildiği İİK’nın 169/a-1. maddesinde yazılı olan belgelerden herhangi biriyle ispatlanamadığı, borçlunun senet üzerindeki imzaya itiraz etmesi üzerine mahkemece alınan bilirkişi raporunda imza incelemesi laboratuvar ortamında ve teknik cihazlarla yapılarak imzanın borçlunun eli ürünü olduğu raporda kesin bir şekilde tespit edildiğinden HMK’nın 353/1(b)-1. maddesi uyarınca duruşma yapılmadan dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takipte imzaya ve borca itiraza ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK’nın 169/a maddesi ile 170. maddesi.

3.Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, istinaf aşamasında ileri sürülmeyen hususların temyiz aşamasında incelenemeyeceğinin anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı borçlu vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.