YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8409
KARAR NO : 2023/2187
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/955 Esas, 2021/1006 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/818 E., 2020/713 K.
Taraflar arasındaki yargılamanın iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Yargılamanın iadesini talep eden davalı vekili dilekçesinde; mahkemenin 2019/818 E.- 2020/713 K. sayılı dosyasında davacının müvekkilinin hesabının bulunduğu Yapı kredi bankasına ait 26.03.2019 tarihli 266.000,00 TL’lik 4802663 no’lu çekin kaybolduğu ve daha sonra davacı hakkında takip başlatıldığını ileri sürerek çek üzerindeki imzanın şirket yetkilisi …’e ait olmadığından bahisle açtığı menfi tespit davasının sadece imza incelemesi yapılarak kabulüne karar verildiğini, kararın istinaf edilmeden 13.03.2021 tarihinde kesinleştiğini, müvekkilinin köyde yaşaması sebebiyle tebligatlardan haberdar olmadığını, aracının bağlanması ile haberdar olduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 375 inci maddesindeki yargılamanın iadesi sebeplerinden davacının karara tesir eden hileli davranışta bulunduğunu ileri sürerek yargılamanın iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davacı vekili, yargılamanın iadesi talebinin süresinde yapılmadığını ve şartlarının oluşmadığını ileri sürerek reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile soruşturma dosyalarının incelemesinde davacının hileli davranışta bulunduğunun sabit olmadığı, 6100 sayılı Kanun’un 375 inci maddesinde sınırlı olarak sayılan yargılamanın iadesi sebeplerinden hiçbirinin somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle 6100 sayılı Kanun’un 375 ve 379 maddeleri uyarınca yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/818 E. 2020/713 K. sayılı dosyasında yargılamanın iadesinin talep edildiğini mahkemenin 08.06.2021 tarihli ek kararı ile talebin reddine usul ve yasaya aykırı olarak karar verdiğinden ek kararın kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin tebligatlardan haberdar olmaması ve köyde çiftçilikle uğraşması nedeni ile gıyapta yapılan yargılamada sadece imza incelemesi yapılarak başka hiçbir araştırma yapmadan davanın kabulüne karar verildiğini ve kararın istinaf edilmeden 13.03.2021 tarihinde kesinleştiğini, Yapı Kredi Bankası A.Ş Merkez Plaza Şubesine ait 4802662 çek seri numaralı 29.01.2019 tarihli 250.000,00 TL bedelli , 4802661 çek seri numaralı 23.11.2018 tarihli 250.000,00 TL bedelli, 4802663 çek seri numaralı 26.03.2019 tarihli 266.000,00 TL bedelli üç adet sıralı çeke istinaden davacı şirketten alacaklı olduğunu, 23.11.2018 tarihli 250.000,00 TL bedelli çekin bankadan müvekkili …’a ödendiğini, 29.01.2019 tarihli 250.000,00 TL bedelli çekin ise İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/305 D.İş sayılı ihtiyati haciz kararına istinaden İstanbul 24. İcra Müdürlüğünün 2019/7673 E. sayılı dosyası ile icraya konulduğunu, dava konusu edilen 26.03.2019 tarihli 266.000,00 TL meblağlı çekin müvekkili tarafından 26.03.2019 tarihinde bankaya ibraz edildiğini ve İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/137 E. sayılı dosyasında … adlı kişinin çeki kaybettiği iddiası ile çek iptali için dava açması ve mahkemenin de ödeme yasağı kararı vermesi nedeni ile banka tarafından ödenmediğini, bunun üzerine İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/137 E. sayılı dosyasına taraflarınca itiraz edildiğini ve hemen akabinde iş bu davanın davacısı ile işbirliği içinde olan …’nın davadan feragat ettiğini, …’nın bu konu ile ilgili olarak Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2020/32404 Soruşturma sayılı dosyasında verdiği ifadesinde; ” Cob Petrol İnşaat Turizm San.ve Tic. Ltd. Şti’ne ait Büyükçekmece’deki istasyonun dış kaplama işini yaptım ve çek aldım ancak çeki kaybettim ve avukatım vasıtası ile ödeme yasağı aldırdım ancak çek ortaya çıkınca davadan feragat ettim” diyerek davacı ile işbirliği içinde olduğunu ve davacının çekin kayıp olduğu iddiasını yalanladığını, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/132786 soruşturma sayılı dosyası ile …, … ve … Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçlaması ile suç duyurusunda bulunulduğunu ve soruşturmanın devam ettiğini, dava konusu çeklerin davalı müvekkiline, davacı tarafından teslim edildiğini, müvekkilinin davacıdan ticari ilişki nedeni ile alacaklı olduğu yönünde tanıkların mevcut olup isim ve adreslerinin bildirildiğini, Mahkemenin imza incelemesi için bilirkişiye gönderilen Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2020/32404 soruşturma nolu dosyasının bilirkişiden dönüşü beklenmeden karar verdiğini, şayet Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/32404 soruşturma nolu dosyasının bilirkişiden dönüşü beklenilmiş olsa davacı …’ün çeki şirket ortağı ve şirket adına vekil tayin edilen … tarafından imzalanmış olduğunu, dolayısı ile de 6100 sayılı Kanun’un 475 inci maddesinin h fıkrasında belirtilen; lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması hükmünün somut olayda gerçekleştiğinin tespit edilebileceğini, hiçbir delil toplamadan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verdiğinden kararın kaldırılması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6100 sayılı Kanun’un 375 inci maddesinde yargılamanın iadesi sebeplerinin tahdidi olarak sayıldığını, bu sebeplerin kıyas yolu ile genişletilmesinin mümkün olmadığını, her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre karara bağlanacağını, davalının belirttiği soruşturma dosyası ve dava dosyalarında karar verilmesi ve 6100 sayılı Kanun’un 375 ve devamı maddelerinde belirtilen nedenlerden birinin gerçekleşmesi ve belgelenmesi halinde davalının buna dayanarak yeniden dava açma hakkının söz konusu olacağını, ancak dava tarihi ve karar tarihi itibariyle soruşturma dosyasıının sonuçlanmadığını ve davacının hileli davranışını kanıtlar başkaca belge olmadığı ve soruşturma dosyasının da kanunda tahdidi sayılan hallerden olmaması ve bu konudaki yargılamanın da devam ettiği, kesinleşmesinden sonra yargılama iadesi sebebi sayılacağı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek ve ayrıca Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/32404 soruşturma nolu dosyasında alınan bilirkişi raporunda çekteki imzanın …’a ait olduğunun tespit edildiğini, nitelikli dolandırıcılık suçundan fezleke hazırlanarak Bakırköy 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/349 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, … isimli kişinin davacı şirket yetkilisi …’ün dayısının oğlu olduğunu ve vekalet ile şirket işlerini yürüttüğünü belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çekteki imza inkarına dayalı açılan ve mahkemece davanın kabulüne karar verilip kesinleşen menfi tespit davasının hile nedeniyle yargılamasının iadesi talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 375 ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.