Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/8132 E. 2023/2261 K. 12.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8132
KARAR NO : 2023/2261
KARAR TARİHİ : 12.04.2023

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/1748 Esas, 2021/967 Karar
HÜKÜM : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2017/11 E., 2018/113 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 11.04.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı …İnş. San. Tic. Ltd. Şti.’nin keşide ettiği 172.500,00 TL bedelli çekin davalı tarafından Vakıfbank’a verildiğini, Vakıfbank’ın da takas odası aracılığıyla müvekkili bankaya elektronik ortamda ibraz edildiğini, çekin takas odası kayıtlarından çıkartılmaksızın davalıya iadesini müteakip bu kez fiziken müvekkilinin Aydın Şubesine ibraz edildiğini, bu durumun karışıklığa sebebiyet verdiğini, keşideci şirketin hesabının rehinli olduğunu, müvekkiline borçları sebebiyle davalıya ödeme yapılamayacağından fiziken ibrazda çekin karşılığının ödenmediğini, ancak takas odası aracılığıyla gönderilmesi gereken kod sehven gönderilmediğinden takas odası prosedürleri gereği çekin tahsil işlemine tabi tutulduğunu, ödenmemesi gerektiği halde müvekkilinin hesabından davalının Vakıfbank’taki hesabına aktarıldığını, davalının çek bedelinin kendisine ödenmemesi gerektiğini bildiğini, çek bedelinin iadesinin gerektiğini ileri sürerek 172.500,00 TL’nin davalının hesabına alacak kaydedildiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin elindeki çeke dayalı olarak alacaklı olduğunu, alacağını tahsil etmeyi beklerken kendisinden kaynaklanmayan sebeplerle halen parayı kullanamadığını, davacı bankanın keşidecinin hesabında para varken bir mahkeme kararı ya da yasal dayanağı olmaksızın kendi alacağı için çek bedelini bloke etmesinin hukuka aykırılık taşıdığını, müvekkilinin önce karşılıksız kaşesi vurulması için bankaya ibraz ettiğini, çeke karşılıksız kaşesi vurulup yasal teminat miktarının ödendiğini, müvekkilinin keşideci aleyhine takip başlattığını, ancak Vakıfbank’tan çek bedelinin hesaba havale edildiği yönünden telefon gelince müvekkilinin çeki icra dosyasında alıp bankaya iade ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının hamili bulunduğu 19.03.2017 keşide tarihli ve 172.500,00 TL bedelli çeki elektronik takas ortamında tahsilinin yapılması için, hesabının bulunduğu Vakıfbank İncirliova şubesine verdiği, bu şube tarafından 20.03.2017 tarihinde çekin elektronik takas ortamında tahsili için Bankalararası Takas Odaları Merkezine (BTOM) sunulduğu, aynı gün keşidecinin banka hesapları 09.00-15.00-17.00 saatleri arasında bir kaç kez tarandığı, 20.03.2017 tarihinde çek elektronik takas ortamında iken davalının talebi üzerine davalıya Vakıfbank tarafından iade edildiği, bu iade işlemi öncesinde Vakıfbank İncirliova şubesi tarafından davacı bankaya elektronik posta gönderilerek çekin işlemsiz iadesinin talep edildiği, davacının 20.03.2017 tarihinde saat 11.36 itibariyle bu beyanı aldığını belirttiği, davalının 20.03.2017 tarihinde çeki muhatap bankanın Aydın şubesine ibraz edip aynı tarihte çekin karşılıksız olduğu ve yasal somut bedelinin ödendiği hususunun yazıldığı, 21.03.2017 tarihinde çek bedeli olan 172.500,00 TL’nin Takas Odası aracılığı ile tahsil edilerek davalının Vakıfbank İncirliova şubesindeki hesabına aktarıldığı, dava konusu çekin ibraz edildiği tarihe göre ilk iş günü olan 20.03.2017 tarihi itibariyle keşidecisinin hesabında çek bedelini karşılayacak miktarda 288.700,00 TL bulunduğu, davacının kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağını tahsil etmek amacıyla öncelikle, kredi ilişkisinin tarafı olan keşidecinin mevduat hesabı üzerindeki para üzerindeki rehin hakkını kullanması yasal bir hak ise de, ibraz tarihi itibariyle çekle işleyen hesapta bulunan paranın, davacı muhatap bankanın kendi hatası ile bu çek bedelini Takas Odası aracılığı ile de olsa ödemiş olmasında bankacılık mevzuatına ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacının ödediği çek bedelini davalıdan geri isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin rehin hakkının varlığı, keşidecinin hesabının blokeli olduğu, hesap durumu itibariyle çek bedelinin ödenemeyeceği, fiziken ibraz da ödemenin yapılmadığı, çek sorumluluk bedelinin tahsil edildiği, esasen ödenmemesi gerektiği hususlarının alınan bilirkişi raporunda da belirtildiğini, davalı tarafından bunların bilindiğini, ödemenin hataya dayandığını, davalının kötü niyetle hareket ettiğini, mahkeminin hata/ yanılmayı kabul ettiği halde yapılan işlemlerin hükümsüz olduğunu yok saydığını, hatayla yapılan işlemin ilgilisini bağlamayacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının meşru çek hamili olduğu, keşideciden çek bedelini tahsil edebileceği, davacının rehin ve bloke hakkını kullanmayarak, davalıya çek bedelini ödedikten sonra, bu haklarının varlığına dayanarak ödemenin hatalı yapıldığı iddiasıyla keşidecinin hesabından yapılan ödemenin iadesini isteyemeyeceği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; rehin hakkının varlığının mahkemece de tespit edildiğini, davacının sebepsiz zenginleştiğinin göz ardı edildiğini, kararda hataen ödenen çek bedelinin neden geri istenemeyeceğinin gerekçelendirilmediğini, keşideci hesabının blokeli olduğunun ve çekin hata/yanılma sonucu ödendiğinin dosya içeriği ile sabit olduğunu, çekin karşılıksız olduğu gerekçesiyle sorumluluk bedelinin dahi davacı tarafından tahsil edildiğini, çek bedelinin ödenmemesi gerektiğinin davalı tarafından da bilindiğini, davalının buna rağmen kötü niyetle hareket edip çeki tahsil etmeye çalıştığını, hata/yanılma ile yapılan işlemlerin hükümsüz olduğu yönündeki temel hukuk ilkesinin yok sayıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 30 vd. maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.