YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8680
KARAR NO : 2023/2644
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/167 Esas, 2021/1176 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/64 E., 2019/535 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2007/13795 sayılı ve “BAROKART” ibareli markanın sahibi olduğunu, davalının müvekkili markası ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “AVUKART” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvurduğunu, 2017/75119 kod numarasını alan başvurunun Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itiraz edildiğini, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin “barokart” markasının avukatlık kimlik kartının genel tanımlaması olacak şekilde tasarlanıp avukatlık mesleğine mensup kişilerin kullanımına sunulduğunu, bunun yanında “icratek”, “bürotek”, “karartek” adında avukatların icra işlemlerine destek olan ya da avukatlık bürolarının iç işleyişine katkıda bulunmak, gelir gider dengesi ve müşteri portföyünü yönetmek üzere ya da milyonlarca yargısal içtihat ile ilgili olarak arama sağlayan tamamen avukatlara yönelik, yani belirli bir meslek mensubuna ayırt etmeye yarayan şekilde marka dizisi bulunduğunu, başvurunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca değerlendirilmesinde hataya düşüldüğünü, halbuki dava konusu markada başlıbaşına yer alan “avukart” sözcüğünün belli bir meslek grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan “avukat” adlandırılmasının adeta söz yanılması olduğunu, dava konusu markanın da anılan madde uyarınca avukatlık meslek grubuna ait olan avukat adlandırılmasını ihtiva ettiğinden marka başvurusunun öncelikle bu madde yönünden incelenmesi ve reddedilmesi gerekmekte iken aksi yönde hiç değerlendirmede bulunulmamasının kanuna ve hukuka aykırı olup bu mutlak ret nedeni yönünden davanın kabulünü talep ettiklerini, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu (1136 sayılı Kanun) uyarınca tanımlanan “avukat” sözcüğünün ticari faaliyetin konusu olarak markaya konu edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası maddesi kapsamında davacının tescilli markası ile dava konusu başvuru arasında iltibas ihtimalinin bulunduğunu, ortalama tüketici nezdinde davacı markaları ile arasında bir ilişki olduğunu düşündüren, avukatlara ait bir iş için yapıldığını ve dolayısı ile davacı … tarafından oluşturulmuş ve geliştirilmiş olduğunu düşündüreceğini ileri sürerek YİDK’in 2018-M-9791 sayılı kararının iptali ile dava konusu “avukart” markasının tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin “avukart” markasının ilk kez 30.04.2010 tarihinde 09, 36 ve 38.sınıflarda tescil edildiğini, “avukart” markası ve bu markayla yürütülmek istenen projesinin, tüm teknik detayları ve marka altında içerdiği fikir ile birlikte aynı tarihlerde noter nezdinde de davalı adına tescillendiğini, bu markanın ve fikrinin gelişimi için gerek bankalar gerek Türkiye Barolar Birliği’nin bilgisi dahilinde çalışmalar yürütüldüğünü, davacı iddialarının yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru kapsamındaki 09. sınıf malların aynısının davacı markası kapsamında da yer aldığı, dava konusu markada yer alan 09. sınıf malların satışına yönelik 35. sınıf hizmetlerin ise davacının markasının kapsamındaki 09. sınıf mallar ile benzer oldukları, somut olayda çekişmeli başvurunun standart karekterle yazılmış “AVUKART” ibaresinden oluşurken, itiraza dayanak markanın standart karekterle yazılı “BAROKART” ibarelerinden oluştuğu, davalı başvurusunun “AVU” hecesi ve “KART” kelimelerinin birleştirilmesi suretiyle oluşturulduğu, “Avukart” kelimesinin dilimizde bilinen bir anlamı olmamakla birlikte, fonetiği itibariyle “avukat” kelimesine gönderme yapan, özgün yaratımlı fantezi bir kelime olduğu, bu yapısı itibariyle 6769 sayılı Kanun’un 5 nci maddesinin birinci bendinin (d) bendi kapsamında marka olma özelliği taşıdığı, davalının “Avukart” ibareli markasının davacının “Barokart” ibareli markasından farklı ve yeni bir marka olduğu, tüketicilerin de markaları bu şekilde algılayacakları, karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, davalı şirketin kötü niyetli olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu markada yer alan ibarenin belli bir meslek mensuplarını ayırt etmeye yarayan avukat adlandırmasının söz yanılması olduğunu, 6769 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre tescil olunamayacağını, 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki koşulların da gerçekleştiğini, itiraza mesnet “Barokart” ile iltibas bulunduğunu, kapsamların da benzer bulunduğunu, başvurunun kötü niyetli olduğunu, avukat sözcüğünün markaya konu edilmesinin hukuka aykırı bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin başvurusuna konu “AVUKART” ibaresi ile davacının itiraza dayanak “BAROKART” ibareli markası arasında 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı, “Avukart” kelimesinin 6769 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi kapsamında marka olma özelliğinin bulunduğu, 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında yer alan koşulların somut uyuşmazlıkta gerçekleşmediği, taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, davalı şirketin kötüniyetli bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6769 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 6 ncı maddesinin birinci ve beşinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1. Dava, davalının marka başvurusuna itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü talebidir. Davacı adına tescilli “BAROKART” markasının ” 07. sınıfta: Elektrikli kaynak aparatları(kaynak elektrotları dahil). Elektroliz ve galvaniz işleri için aparatlar; anotlar, katotlar. Binalar için otomatik kapılar, otomatik turnikeler, binalar ve araç kapıları için elektrikli,elektronik veya uzaktan kumandalı açma- kapama tertibatı. 08 sınıfta: Ütüler; elektrikli ve buharlı ütüler, pres ütüler. 09. sınıfta: Bilimsel amaçlı ve laboratuarda kullanım amaçlı olanlar dahil ölçme aletleri, cihazları, göstergeler ve laboratuarlarda kullanılan malzemeler. Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar (veri işlem, haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar bilgisayar yazılımları ve bilgisayar çevre donanımları dahil). Manyetik, optik veya pozlanmış film halinde kayıt taşıyıcılar. Antenler, uydu antenler, yükselticiler ve bunların parçaları. Otomatik satış makineleri, bilet otomatları, nakit para çekme makineleri. Makine ve cihazlarda kullanılan elektronik elemanlar. Birim zamandaki tüketim miktarını ölçen sayaçlar ve zaman ayarlayıcıları. Koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar. Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları. Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları ( elektrik, elektronikte kullanılan kablolar ve güç kaynakları dahil). Ana fonksiyonu uyarı ve alarm olan cihazlar (taşıt alarmları hariç), elektrikli ziller. Trafikte kullanım amaçlı sinyalizasyon, işaretle bildirme cihazları ve araçları. Yangın söndürme amaçlı taşıtlar dahil, yangın söndürme aletleri ve cihazları. Radarlar, denizaltı radarları (sonarlar), gece görüşü sağlayıcı veya arttırıcı aletler ve cihazlar. Mıknatıslar, dekoratif mıknatıslar. 21 inci sınıfta: Sinek ve haşaratı kovucu veya yok edici elektrikli cihazlar” sınıflarında tescilli olup, avukatlık mesleğinin icrasında yaygın olarak kullanılan ve çok bilinen bir marka olduğu, davacının çıkarttığı barokart ile avukatlara mesleki faaliyetleri kapsamında birçok servis hizmetlerinin sağlandığı anlaşılmaktadır.
2. Davalı başvurusuna konu olan “AVUKART” ibaresinin ise karakteristik “av” ibaresi ile ve bu ibare ile bitişik “ukart” ibaresinden oluştuğu, markada açıkça avukat ibaresine göndermede bulunulduğu, bu nedenle markalar arasında bütünsel değerlendirme yapıldığında benzer ilişkili mal ve hizmetler yönünden iltibasa neden olacağı, davacının tanınmış markasının tanınmışlığından davalının haksız yarar sağlayabileceğinin kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken Mahkemece davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın davacı taraf yararına bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.