Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/578 E. 2023/1663 K. 23.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/578
KARAR NO : 2023/1663
KARAR TARİHİ : 23.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1832 E., 2022/234 K.

HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul kısmen ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/387 E., 2021/254 K.

Taraflar arasındaki asıl Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile birleşen 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma hakkının saklı tutulması davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin kısmen kabulüyle; kararın kaldırılmasına, asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne; birleşen davanın reddine, dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, S.S. … Nazilli ve Çevresi Tarımsal Kalkınma Kooperatifine teslim ettiği ürünler nedeniyle 2001/3, 7, 2002/2, 2003/3, 2004/11, 2005/6, 2006/4 dönemlerindeki müstahsil makbuzlarının kendisine aidiyeti ile tevkitafı takip eden aybaşından itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.

Birleşen Aydın 1. İş Mahkemesi’nin 2018/175 E. – 2018/325 K. sayılı dosyasında davacı vekili; müvekkilinin, 7143 sayılı Kanun’dan yararlanma hakkının saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı SGK cevap dilekçesinde; davacının, 17.10.2017 tarihinde sunmuş olduğu 31.03.2001, 20.02.2002, 21.04.2003, 20.12.2001, 20.07.2005, 20.04.2006 tarihlerindeki müstahsil makbuzlarında belirtilen tevkifat listesindeki davacıya ilişkin baba adı ve doğum tarihi bilgilerinin, davacının ürünlerini teslim ettiği fimanın ilgili dönemde Kuruma gönderdiği kesinti listesindekilerden farklı olduğundan bahse konu tevkifatların davacının hesabına aktarılmadığını, Kurumca yasal mevzuat çerçevesinde işlem yapıldığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının dava konusu dönemlerde davacının ürettiği sütleri dava dışı S.S … Nazilli ve Çevresi Tar. Kalk. Koop. Teslim ettiği, buna ilişkin müstahsil makbuzlarının örneklerinin olduğu dava dışı kurumun mahkemeye gönderdiği yazıda da bunu kabul ettiği, davalı Kurum tarafından verilen cevapta davacının nüfus kayıtları ile dava dışı S.S … Nazilli ve Çevresi Tar. Kalk. Koop.de gönderilen listede doğum tarihi ile baba adının örtüşmediğinin bildirildiği, davacının, 24.10.1994 tarihinden itibaren Ziraat Odası kaydı olduğu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın 2926 sayılı Kanun’un uygulanmasına ilişkin 26.03.1994 günlü 4 nolu tebliğine göre ürün bedellerinden %1 oranında tevkifat yapmakla yükümlü gerçek ve tüzel kişilerin bu tevkifatı yaparak Kurum hesabına intikal ettirmek zorunda oldukları, kesinti yaptığı halde Kurum hesabına yatırmayan gerçek veya tüzel kişilerin Kuruma karşı sorumlu oldukları, bu kesintilerin yasal faiziyle birlikte kendilerinden tahsil olunacağı yürürlükten kaldırılan TCK.’nun 526 inci maddesi gereğince cezalandırılmaları için suç duyurusunda bulunulacağı bildirildiğinden davacının sattığı ürün bedelinden kesinti yapıldığının tesbiti sigortalılığın kabulü için yeterli olup kesintiyi yapan davalı Kuruma karşı sorumlu olacağından kesinti yapıldıktan sonra Kurum hesabına yatırılmamış olması dahi sonuca etkili olmadığı, davacının 1994 yılından bu yana tarımsal faaliyette bulunduğu, kendisine ait ve icarladığı arazilerde tarımsal faaliyette bulunduğu sabit olduğu, gelen kayıtlarda davacı ile aynı ismi taşıyan başka bir …’ ten de bahsedilmediği, dava dışı S.S … Nazilli ve Çevresi Tar. Kalk. Koop. tarafından SGK hitaben yazılan yazıda davacının baba adı ile doğum tarihinin sehven yanlış yazıldığı, kooperatiflerine süt veren başka bir …’in olmadığının bildirildiği, 31.07.2001, 28.02.2002, 31.03.2003, 30.11.2004, 30.06.2005 ve 20.04.2006 tarihli müstahsil makbuzlarının davacının tarımsal faaliyeti nedeni ile düzenlendiği, yapılan kesintinin davacı adına yatırıldığı anlaşıldığından, davanın ve birleşen dosyanın kısmen kabulü ile; davacının 01.08.2001 -01.05.2006 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur Sigortalısı olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının 7143 sayılı Kanun’dan yararlanma hakkının saklı tutulmasına, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; 2001/3, 2002/02, 2003/4, 2001/12, 2005/7, 2006/4 tarihlerindeki müstahsil makbuzlarında davacıya ilişkin baba adı ve doğum tarihi bilgilerinin, ürünlerin teslim edildiği firmanın ilgili dönemde Kuruma gönderdiği kesinti listesindekilerden farklı olması nedeniyle davacının hesabına aktarılmadığını, müstahsil makbuzlarındaki kimlik bilgilerinde yazılı baba adı ve doğum tarihi ile birebir uyan davacı ile aynı adlı başka bir kişi olup olmadığının araştırılması gerekirken sadece dava dışı … ‘un beyanına itibar edilerek davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiş olmasının ve 7143 sayılı Kanun’dan yararlanma hakkının saklı tutulmasının hatalı olduğunu, 7143 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ile 2018/3 üncü ve öncesi aylara ilişkin yapılandırma hakkı tanıdığını, davacının Kanun’dan yararlanma süresi içinde kesinleşip tescil edilen günleri bulunmadığından 7143 sayılı Yasadan yararlanamayacağını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki kayıtlar ile 1958 doğumlu İbrahim oğlu … isimli kişinin bulunmadığına ilişkin nüfus bilgileri değerlendirildiğinde, S. S. …’un tarafından düzenlenen 31.07.2001, 28.02.2002, 31.03.2003, 30.11.2004, 30.06.2005, 30.04.2006 tarihli müstahsil makbuzların davacıya ait olduğu, dava tarihinden önceki Bağ-Kur hesap dökümünde, ihyaya tabi sürelerin gösterilmediği, durdurulan sigortalılık sürelerinin uyuşmazlık konusu dönemi kapsadığı, anılan sürelerin 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma ödeme planında, ihyaya tabi süreler içerisinde kabul edildiği değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesinin davacının Tarım Bağ – Kur sigortalılığını tespit ettiği, 01.08.2001 – 01.05.2006 tarihleri arasındaki sürenin yargılama aşamasında konusuz kaldığı, birleşen davada isteme konu olan 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırmaya hakkının saklı tutulması isteminde, davacının aidiyetine karar verilen dönemleri de kapsayacak şekilde, Kurum tarafından 7143 sayılı Kanun kapsamında ihyaya süreler belirlendiği, davacıya aidiyeti tespit edilen müstahsil makbuzlarındaki kesintilerin ise davacının 2926 sayılı Kanun kapsamında arım Bağ-Kur hesabına aktarılmasının ise Kurum tarafından infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden, ilk derece mahkemesi tarafından asıl dava yönünden kurulan kısmen kabul kararı ve birleşen dava yönünden kurulan kabul kararının yerinde olmadığı, belirtilen hatanın giderilmesi ise, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; HMK 353/1-b.2 maddesi uyarınca belirlenen aykırılık düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerektiği belirtilerek; Davalı SGK Başkanlığı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile; Aydın 1. İş Mahkemesi’nin, 08.07.2021 tarihli, 2017/387 E, 2021/254 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, Asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile; S.S. … tarafından düzenlenen 31.07.2001, 28.02.2002, 31.03.2003, 30.11.2004, 30.06.2005, 30.04.2006 tarihli müstahsil makbuzlarında Yamalak adresinde bulunan …’in ve S. S. … Koop tarafından düzenlenen tevkifat listelerindeki İbrahim oğlu 1958 doğumlu …’in, … TC Kimlik numaralı davacı … olduğunun tespitine, davacının 01.08.2001-01.05.2006 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur Sigortalısı olduğunun tespitine yönelik isteminin yargılama aşamasında konusuz kaldığı anlaşıldığından, bu yöndeki istem hakkında karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Birleşen Aydın 1. İş Mahkemesi’nin 2018/175 Esas – 2018/325 Karar sayılı dosyası yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosyaya sunulu müstahsil makbuzlarında yer alan kişinin müvekkili olduğunun sabit olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi’nin yapılan kesintilerin infaz aşamasına dikkate alınacağından bahisle birleşen dava yönünden reddine karar vermesi açıkça usul ve yasaya aykırı olup, müvekkilinin sattığı ürün bedellerinden kesinti yapıldığının tespitinin sigortalılığın başlangıcı için yeterli olduğunu, ret kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.

2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 2001/3 ila 2006/4. aylarındaki müstahsil makbuzlarının davacıya aidiyetinin ve anılan müstahsil makbuzlarındaki kesintileri takip eden aybaşından itibaren davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma hakkının saklı tutulması istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile

2. 5510 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanun’un 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu maddeleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.