YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8357
KARAR NO : 2023/2845
KARAR TARİHİ : 10.05.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1746 Esas, 2021/1081 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/378 E., 2019/34 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 03, 05, 29, 30, 31, 32, 35, 36, 37, 39, 40, 43. sınıftaki bir kısım mal ve hizmetler yönünden tescilli “BİZİM” esas unsurlu pekçok markasının bulunduğunu, davalı şirketin 2016/66563 sayılı “BİZİM KÖY KAHVESİ” ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kabul edilerek başvurunun reddine karar verildiğini ancak davalı şirketin bu karara itirazının YİDK’in 09.08.2017 tarih ve 2017-M-6595 sayılı kararı ile kabul edildiğini, taraf markaları arasında “Bizim” ibaresinin asıl unsur olarak yer almasından kaynaklı iltibasa neden olacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, davaya konu olan markanın müvekkilinin markasının serisi olarak algılanacağını, itirazlarına mesnet markalarının tanınmış olduğunu, dava konusu marka başvurusunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptalini ve dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı … (TPMK) vekili cevap dilekçesinde; marka hükümsüzlüğü davalarında müvekkiline husumet yöneltilemeyeceği gibi YİDK iptali ve hükümsüzlük davalarının da birlikte görülemeyeceğini, taraf markalarının genel intiba olarak benzer olmadıklarını Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında iltibasa neden olacak benzerlik bulunmadığını, dava konusu markalarının bir bütün olarak “Bizim köy kahvesi” ibaresinden oluştuğunu, markaları hitap ettikleri tüketici kitlesinin de farklı bulunduğunu, davacı iddialarının yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu “ŞEKİL+BİZİM KÖY KAHVESİ” ibareli başvuru markasıyla davacının “BİZİM” ibareli tescilli markaları arasında görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, taraf markalarındaki BİZİM ibaresinin asli unsur olarak ön plana çıktığı, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu mal/hizmetler için ayırdığı satın alma/faydalanma süresi içinde davalının “şekil+Bizim Köy Kahvesi” başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden bunun davacının “BİZİM” ibare ve biçimli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, başvuruya konu olan markanın kapsamındaki mal/hizmetler ile davacının itirazına mesnet markalarının kapsamındaki mal/hizmetler bakımından her iki markanın işletmesel kökenlerinin aynı olduğu, idari ve ekonomik açıdan birbirleriyle bağlantılı olabileceği ihtimali doğacağı, taraf markaları arasında tüm mal ve hizmetler yönünden 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasındaki koşulların oluştuğu, bu nedenle davacı tarafın markalarının tanınmışlığı ve kötü niyet iddialarının sonuca etkili görülmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 2017-M-6595 sayılı YİDK kararının iptaline ve dava konusu 2016/66563 sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne ve sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında iltibasa neden olacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, markalar benzer olmadığından davanın tanınmışlık ve eskiye dayalı kullanım iddialarının yerinde olmadığını, kötü niyet iddiasının da ispatlanamadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında iltibasa neden olacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, dava konusu markanın sadece “bizim” ibaresinden değil bir bütün olarak “bizim köy kahvesi” ibaresinden oluştuğunu, müvekkiline ait markanın bir bütün olarak bu şekilde tanındığını, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz olduğunu, bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazın mahkemece nazara alınmadığını, davacının tanınmışlığından haksız yarar sağlanmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkeme kararı usul ve kanuna uygun olduğun gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve tescili halinde davalı markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrası.
3.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2015/196 E., 2015/4578 K. sayılı ilamı.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.05.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.