Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/9051 E. 2023/2715 K. 04.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9051
KARAR NO : 2023/2715
KARAR TARİHİ : 04.05.2023

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2017/1066 Esas, 2021/1528 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/122 E., 2017/192 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 02.05.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp, hazır bulunan davacı vekili Avukat … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ile davalı arasında davalının ürettiği sigara ve diğer tütün ürünlerinin İzmir ve ilçelerinde distribütörlüğüne ilişkin 02.09.2013 tarihli sözleşme düzenlendiğini, müvekkilinin davalıya 3.600.000,00 TL’lik teminat mektubu verip pazarlama, dağıtım ve satış için yatırımlar yaptığını, personel istihdam ettiğini, sözleşmeye göre ödemeler yapıldığını, davalının sözleşmenin düzenlenmesinden 14 ay geçtikten sonra sözleşmeye konu ürünleri piyasada el altından satış yaptığının tespit edilmesi üzerine davalıdan bu durumun düzeltilmesinin istendiğini, davalının ise sözleşmenin 12 nci maddesine aykırı şekilde sebepsiz olarak sözleşmeyi feshettiğini ve teminat mektuplarını paraya çevirdiğini, 01.04.2014 tarihli 426.346,97 TL’lik vade farkı faturası düzenleyip davacıya gönderdiğini, davacı tarafından faturanın iade edildiğini, sözleşmenin yalnız son sayfasında davacı imzasının bulunup davacının imzası bulunmayan diğer sayfaların sahte olduğunu ileri sürerek sözleşmenin haksız feshi nedeniyle davalının müvekkilinin cari hesabından kaynaklanan alacağından kesilen dayanaksız tutarlar nedeniyle sebepsiz zenginleşmesinden kaynaklanan 339.909,77 TL belirsiz alacak ile davalının teminat mektuplarını paraya çevirip davacı şirketin ticari geleceğini yok etmesi ve iflasa sürüklemesi nedeniyle 200.000,00 TL manevi tazminatın ve yoksun kalınan kazanç nedeniyle belirsiz alacak olmak üzere 100.000,00 TL’nin haksız fesih tarihi olan 04.12.2014 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmenin içerik, anlam ve devam eden maddelerle başlıkları bakımından mantıksal sıralama ve bütünlük taşıması halinde sahteliğinden söz edilemeyeceğini, sözleşmenin geçerli olduğunu, davacının ödemelerini hiç bir zaman süresinde yapmadığını, vade farkının sözleşmede kararlaştırıldığını, sözleşmenin feshine davacının İzmir bölgesinde neredeyse satış yapılamaz duruma gelmesine sebep olduğunu, bu nedenle sözleşme gereği fesih koşullarının oluştuğunu, davacı tarafın halen müvekkiline 86.442,20 TL borcu bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasındaki davacının son sayfasını imzaladığı sözleşmenin içerik, anlam ve devam eden maddeler ile bütünlük taşıması nedeniyle önceki sayfaların imzalanmamış olmasının sözleşmenin geçersizliği sonucunu ortaya çıkarmadığı, sözleşmenin geçerli olduğu, dosya kapsamı ve bilirkişi raporuna göre sözleşmenin 18 inci maddesine göre davalının sözleşmede kararlaştırılan faiz oranını esas alarak vade farkı düzenleyebileceği, davalı tarafından düzenlenmiş iki adet vade farkı faturasının davacı tarafça ödendiği, davacının ürün bedellerini sözleşmede belirlenen sürede ödemediği, vade farkı faturasının sözleşme hükümlerine uygun olduğu, fesih bildiriminin haklı nedene dayanmadığı kabul edilse dahi taraflar arasındaki sözleşmenin 12 nci maddesinde sözleşmenin davalı şirket tarafından herhangi bir neden gösterilmek zorunda kalınmaksızın ve herhangi bir ceza veya tazminat ödenmeksizin distribütöre 7 gün öncesinden yazılı haber vermesi şartı ile tek taraflı olarak feshedebileceğinin düzenlendiği, feshin haklı sebebe dayandığı, davacının kazanç kaybı nedeniyle alacak talep edemeyeceği, vade farkı faturasının da sözleşme hükümlerine uygun olduğu, davacının tahsil edilen tutarın iadesini talep edemeyeceği gerekçesi ile cari hesap kesintilerinden kaynaklanan alacak ve kazanç kaybından doğan tazminat istemlerinin ve koşulları oluşmadığından manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşmenin önceki sayfaları imzasız olduğundan geçersiz olduğunu, sözleşmenin yürürlükte bulunduğu 14 ay boyunca işlerin beklenen düzeye çıkmaması üzerine haricen davalının müvekkilinin distribütörlüğünü yaptığı sigara ve diğer tütün ürünlerini el altından düşük fiyatla sattığının tespit edildiğini, sözleşmenin davalı tarafından haksız ve keyfi olarak feshedildiğini istinaf başvuru sebepleri olarak ileri sürmüş, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılması ile davanın kabulünü talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmenin son sayfasının taraflarca imzalandığı konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, sözleşme metninin içerik, anlam ve devam eden maddeleri değerlendirildiğinde bütünlük taşıdığı, davacının sözleşmenin diğer maddelerinin içerikleri ile ilgili de herhangi bir delil sunmadığı gibi davanın geçersiz olduğunu ileri sürdüğü sözleşmeye dayalı olması karşısında sözleşmenin geçersizliği iddiasının yerinde olmadığı, davacının ürün bedellerini taraflar arasındaki sözleşmenin 8 inci madde hükmüne uygun olarak 10 uncu günde davalıya ödemediği, davalının sözleşmeyi feshetmekte haklı olduğu, vade farkı faturasının sözleşmeye uygun olduğu, bu nedenle davacının cari hesaptan kaynaklanan alacaklarının davalı tarafından haksız olarak kesildiği yönündeki iddiasının yerinde olmadığı, feshin davacının ürün bedellerini süresinde ödememesi haklı nedenle gerçekleşmesi karşısında davacının haksız fesih nedeniyle kazanç kaybı talebinin yerinde olmadığı, manevi tazminat koşullarının da gerçekleşmediği, İlk Derece Mahkemesinin aynı gerekçe ile davanın reddine ilişkin kararının usul ve yasaya uygun olduğu, gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosya içerisinde bulunan sözleşmenin tüm sayfalarının imzalı olmadığını, imza bulunmayan sayfaların imzalanan sözleşmeden farklı olduğunu, mahkemece dosyada bulunan sözleşmeye göre ödeme süresinin 10 gün olarak kabul edildiğini ancak asıl sözleşmede ödeme süresinin 45 gün olarak belirlendiğini, ödemelerin banka aracılığı ile doğrudan borçlanma sistemi üzerinden yapıldığını, bu sistemin iki tarafında talimatı ile yürütüldüğünü, sistem üzerinden ödemelerin davalının talimatı ile 45 gün vade ile yapıldığını, sözleşmenin 18 inci maddesinin devamında 10 günlük vadede ödeme yapılmadıysa yeni sipariş alınmayacağının belirlendiğini, tarafların 14 ay boyunca sorun yaşamadığını, mahkemece eksik inceleme sonucu karar verildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle alacak ve tazminat talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.