Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/4470 E. 2023/4010 K. 22.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4470
KARAR NO : 2023/4010
KARAR TARİHİ : 22.06.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/21 Esas, 2022/242 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;

1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 427 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca “Miktar veya değeri 2.190,00 (İki bin yüz doksan) Türk Lirasını geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir.” 01.01.2022 tarihinden itibaren temyiz kesinlik sınırı 5.810,00 TL’ye yükseltilmiştir.

Dosya içeriğine göre davacının döviz alacağını dava dilekçesinde TL olarak talep ettiği ve tercihini bu yönde kullandığı bozma ilamında belirtilmiştir. Buna göre Mahkemece reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 1.837,30 TL olup Mahkemenin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 5.810,00 TL’nin altında kalmaktadır.

Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün, 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davacı vekilinin temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilerek Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 06.08.2010 tarihinde marka lisans sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca davalının markanın kullanılması karşılığı ödeyeceği bedelin belirlendiğini, davalının sözleşme hükümleri uyarınca ödemesi gereken lisans bedelini ödemekten kaçındığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili talebini 4.542,00 USD (dava tarihi itibariyle 8,791,00 TL) olarak belirli hale getirmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; aralarındaki irtibat nedeniyle dosyanın Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2013/277 E. sayılı dosyasıyla birleştirilmesi gerektiğini, sözleşme konusu markanın hükümsüzlük yaptırımıyla karşı karşıya olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 10.04.2018 tarih, 2015/1228 E. ve 2018/429 K. sayılı kararı ile somut olayda hükümsüzlük hadisesinin geriye etki etmeyeceği, davalının 01.09.2011 ile 31.08.2012 tarihleri arası 4.542,00 USD prim borcu bulunduğu, dava açılış beyanının TL üzerinden yapıldığı, dava tarihi itibariyle efektif satış kurunun esas alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.766,29 TL’nin 28.12.2012 tarihi itibariyle işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsiline, reddedilen kısmın hesap hatasından kaynaklandığı gerekçesiyle davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Dairemizin 05.11.2019 tarih, 2018/5678 E. ve 2019/6838 K. sayılı kararıyla davalı tarafça Mahkemeye sunulan, Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2013/277 E. sayılı dosyasında alınan 20.06.2017 tarihli bilirkişi raporu ve dosyaya davalı vekili tarafından 16.03.2017 tarihli dilekçe ekinde sunulan ödeme dekontlarından çeşitli ödeme kalemleri olduğunun anlaşıldığı, bu durumda, Mahkemece gerek 20.06.2017 tarihli rapordaki belirlemeler gerekse ibraz edilen ödeme dekontları da incelenerek ve gerektiği takdirde bu konuda bir ek rapor da alınmak suretiyle karar vermek gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bakırköy 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2013/277 E. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile bu dava dosyasında alınan bilirkişi raporunda, 2011 yılı için 43.043,00 USD, 2012 yılı için 47.800,00 USD olmak
üzere toplam 90.843,00 USD tutarında ithalat yapıldığı ve 4.542,15 USD
hesaplanan komisyon tutarının doğru olduğu, davalı vekili tarafından 16.03.2017 tarihli dilekçe ekinde sunulan ödeme dekontları incelendiğinde,
05.01.2011 – 01.08.2011 tarihleri arasında yapılan 7.351,50 TL tutarındaki bankadan
yapılan ödeme dekontlarının raporda yer almadığı, yine 01.12.2011 tarihinde 2.753,70 TL olarak belirtilen tutarın 5.693,00 TL tutarında
dekont olduğu, 02.01.2012 tarihinde 2.833,05 TL olarak belirtilen tutarın 9.425,00 TL tutarında dekont olduğu, diğer dekontların ise aynı olduğu, 2011 ve 2013 yılları arasında toplam 48.000,00 USD karşılığı 83.920,90 TL ödenmesi gerekirken 75.559,50 TL ödendiği, 8.361,40 TL eksik ödeme yapıldığı, davalı tarafın 2011 yılı ithalatından 863,46 TL eksik ödeme yaptığı, davalı tarafın 2012 yılı ithalatından 2.271,13 TL fazla ödeme yaptığı, buna göre dava tarihi itibari ile davacının 6.953,72 TL alacaklı olduğu, taraf vekillerinin yapılan hesaplamaya itiraz etmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 6.953,72 TL’nin 28.12.2012 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 05.11.2019 tarih ve 2018/5678 E., 2019/6838 K. sayılı kararında “davacı tarafın döviz alacağını dava dilekçesinde TL olarak talep etmak suretiyle, tercih hakkını bu yönde kullanmış olmasına göre” denildiği, bu tespitin maddi hata kaynaklı olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, davadaki talep sonucunun belirli hale getirildiğini, belirsiz alacak davasında davacının yapılan yargılama sırasında alacağın miktarının tam olarak belirlenmesi ile talebimizi iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın artırabilme hakkı bulunduğunu, bilirkişinin USD olarak belirlediği alacak kapsamında harç ikmali ile tekemmül ettirilen davada USD üzerinden hüküm kurulması gerektiğinin belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; New Balance Athletic Shoe Inc. tarafından ikame edilen markanın hükümsüzlüğüne ilişkin davada verilecek hüküm ve davalı tarafından açılan alacak davasında verilecek hüküm, davanın sonucunu etkileyeceğinden, işbu davaların bekletici mesele yapılmamasının usule aykırı olduğunu, Bakırköy Fikrî ve Sinaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2012/10 E. davanın açıldığı tarih olan 09.01.2012 tarihine göre hesaplama yapılması gerektiği, markanın hükümsüzlüğüne karar verilen davanın açılmasından itibaren marka hükümsüz olacağından, sözleşmenin de o tarihe kadar geçerli olacağını belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava lisans sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Taraflar arasındaki 06.08.2010 tarihli marka lisans sözleşmesi.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davacı vekilinin Temyizi Yönünden
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

B. Davalı Temyizi Yönünden
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.