Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/75 E. 2023/4476 K. 13.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/75
KARAR NO : 2023/4476
KARAR TARİHİ : 13.07.2023

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/550 Esas, 2021/1072 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/46 E., 2018/43 K.

Taraflar arasındaki patente tecavüzün durdurulması, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumuna (TPMK) 24.02.2015 tarihinde başvurarak 2015/02155 no.lu patent başvurusunu yaptığını ve patentin başvuru tarihinden itibaren korunacağını, davalının davacı tarafından yapılan uygulama ve tadil sonucunda 4×4 haline getirilmiş araçlara sahte işleme ve evraklarla başka araçlar göstererek Türk Standartları Enstitüsü (TSE) uygunluk belgesi aldığını, davalının Kemalpaşa Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/11 D. İş sayılı dosyası üzerinden yapılan tespitte davacının anılan patenti ihlal ederek üretim yaptığını ileri sürerek 10.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminata fazla hakları saklı kalmak üzere karar verilmesini, tecavüzün men edilerek giderilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının yeni bir buluş olarak nitelendirdiği işlemin araç şasisi üzerinde yapılan bir tadilattan ibaret olduğunu, bu işlemin TSE’den alınacak onay belgesi ile yapılabildiğini, davacının davalının bu belgeyi almasından 3 ay sonra patent başvurusunda bulunduğunu, davacının başvurusunun patente konu bir buluş olmadığını, yenilik şartı taşımadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dayanak patentin başvuru aşamasında olduğu ve davanın bu şekilde açılmış olduğunun anlaşıldığı, henüz tescil kesinleşmemiş olmakla birlikte bir an için tescilin varlığı kabul edilerek davalının eylemi değerlendirildiği, davalının savunmasının, patent başvuru tarihinden önce bu yöntemi kullandığı yolunda olduğu, davalının ön veya arka çekişli araçların 4×4 hale getirme şeklindeki uygulamayı TSE’nin 02.12.2014 tarihli tip onay belgesi kapsamında yaptığını ve “ön kullanımı” bulunduğunu belirttiği, davalı firmanın bu konuda tip onay belgesi aldığı, davacı patentinin başvurusundan 3 ay önce bu belgeyi edindiği, bu durumda patent kapsamındaki teknik bilginin, zaten TSE’nin tip onay belgesi ile kamuya açıklanmış bir bilgi olduğu, henüz başvuru süreci sonuçlanmayan patentin araştırma raporu sonrasında istem ıslahı yapılmadığından tescillense bile davalı tarafın faaliyetin patent ile engellenemeyeceğinin anlaşıldığı, 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (551 sayılı KHK) 87 nci maddesi uyarınca başvuru tarihi ile rüçhan tarihi arasında patenti iyi niyetli kullananlara karşı patentten doğan tekel haklarının ileri sürülemeyeceği, tespit işleminin 17.03.2015 tarihinde yapıldığı, ancak patent başvurusunda rüçhan istenmediğini, bu durumda patent haklarını başvurudan itibaren geçerli olduğu, ancak patent kapsamındaki istemlerin, zaten önceki tarihli, 02.12.2014 tarihli başvuru üzerinde düzenlenen ve davalıya verilen TSE tip onay belgesi içinde yer aldığı, buna göre davalı tarafın TSE’ye başvurarak yapacağı araç tadilat hizmetleri bakımından tip onay belgesi aldığı kanıtlandığı, TSE kurumunun tip onay belgesindeki teknik bilgiler istemlerin kapsamına girdiği bilirkişi raporlarında belirtildiği, aynı zamanda incelemesiz patentin yenilik şartına uymadığını da ima ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının, N3 kategorisindeki 4×2 araçların 4×4’e dönüştürülme işlemlerini usulsüz ve sahte evrakla gerçekleştirdiğini, tadilatların uyumsuz seri tadilat tip onay belgesi kullanılarak yapıldığını, araçların emniyet sisteminde 4×4 olarak görünmekle birlikte ruhsatlarında 4×2 olarak kayıtlı olduğunu, onay ve uygunluk belgelerinin sahte olarak tanzim edildiğini, bu hususla ilgili tahkikatın Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2015/8417 soruşturma sayılı dosyasında devam ettiğini, kullanılan tip onay belgesinin ise ilgili kurumlarca iptal edildiğini ve sahte belgeyle dönüştürülme işlemleri gerçekleştirildiğini, davalı Ayalka Ltd. Şti. tarafından alındığı belirtilen 12350388001404177 sayılı TSE seri tadilat tip onayı belgesinin 10.08.2015 tarihinde iptal edildiğini, dosyada mübrez bilirkişi raporları ile müvekkilinin uğradığı maddi zararın açıkça tespit edildiğini, davalı firmanın kendisi bu işlemleri gerçekleştirebilmekte ise müvekkili firmadan bu tadilatların yapılması hususunda sözleşme yapmasının anlamsız olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davalının, patentten önce TSE’den onay belgesi aldığı, davacının patente tecavüz ve tazminat iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, patente tecavüzün önlenmesi ile maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı peşin harcın istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.