Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2022/13574 E. 2023/19386 K. 05.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13574
KARAR NO : 2023/19386
KARAR TARİHİ : 05.06.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/2513 E., 2021/310 K.
SUÇ : Göçmen kaçakçılığı
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi
1. Sanık … hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 79 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri ile 58 inci maddesi uyarınca 10 yıl 2 ay 15 gün hapis ve 58.320,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanığa verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2. Sanık … hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri ile 58 inci maddesi uyarınca, 6 yıl 3 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanığa verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Sanık … hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca, 8 yıl 9 ay hapis ve 43.740,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanığa verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

B. Van Bölge Adliye Mahkemesi
Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin yukarıda esas ve karar numarası belirtilen kararıyla; sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerde istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık …’in Temyiz Sebepleri
Üzerine atılı suçu işlemediği, göçmen olarak yakalanan kişilerin yurtiçi seyahat biletlerinin hazırlanmasında yardımcı olduğu, otogarda bu işle uğraştığı için kendisine gelen kişilere yardımcı olduğu, başka bir eyleminin olmadığı, sadece bilet hazırlanması için yardım etme eylemi nedeniyle diğer sanıklardan daha fazla ceza almış olmasının haksızlık olduğu, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. 31.03.2016 tarihli olayla ilgili olarak, sanığın kiraladığı evde bulunan 14 adet göçmen yönünden sanığa atılı suçun unsurlarının oluşmadığı, TAPE kaydı dışında delil bulunmadığı, göçmenlere yaptırılan teşhis işleminin usule uygun olmadığı, bu olayda yabancıların ülkeye sokulmasında sanığın somut hiçbir davranışının bulunmadığı, maddi menfaat elde ettiğine dair hiçbir delil bulunmadığı, TAPE kayıtlarının tek başına delil niteliği bulunmadığı, konuşmalarda geçen kişilerin evde bulunan göçmenler olup olmadığının tespit edilmediği, dinlenen telefonun sanığa ait olmadığı, hukuka aykırı delillere dayanılarak karar verildiği,
2. 04.04.2016 tarihli olayla ilgili olarak, sanığın da bulunduğu aracın durdurulması ve içerisinde 5 adet göçmenin tespit edildiği olayda, sanığa iki ayrı eylem nedeniyle zincirleme suç hükümleri uygulanmış ise de, bu uygulamanın usule aykırı olduğu, göçmenlerin alınan beyanlarında, “Suriye’de bir kaçakçı ile anlaştıklarını daha sonra Türkiye’ ye geldiklerini, … ve …’in kendilerinden para istedikleri.” şeklinde salt soyut beyanlara itibar edilerek mahkumiyet kararı verilmesinin yasal olmadığı, iletişimin tespiti tutanaklarına dayanılarak mahkumiyet kararı verilmesinin Yasa’ya aykırı olduğu, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiği,
Soruşturmada ve kovuşturmada sanık lehine olan hususların gözetilmediği, adli arama kararı bulunmadığından yapılan usul işlemlerinin yasaya aykırı olduğu, adli arama kararı olmadan elde edilen delillerin Anayasa’nın 38 inci maddesi uyarınca hukuka aykırı olduğu, sanığın yasa dışı yoldan göçmen getirdiği hususunun ispat edilmediği, göçmenlerin alınan matbu beyanlarına itibar edilerek sanığın cezalandırılmasının yasal olmadığı, aşamalarda ayrıntılı beyanların alınması gerektiği halde yapılmadığı, suçun tanımındaki yasal unsurların sanık yönünden oluşmadığı halde mahkumiyet kararı verildiği, Suriyelilerin iç savaş nedeni ile geçici koruma kapsamına alınmış olmaları nedeniyle sanığa atılı suçun oluşmadığı, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
C. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
Sanığın göçmen kaçakçılığı suçunu işlediğine dair somut bir delil olmadan cezalandırıldığı, sanığın atılı suça dair icrai eylemin bulunmadığı, TAPE kayıtları tek başına yeterli delil olmadığı, sanığın suç işlediğine dair somut delil olmaması ve sanığın maddi menfaat elde ettiğine dair de bir delil olmaması nedeniyle beratine karar verilmesi gerektiği, göçmenlerin soyut beyanlara itibar edilerek sanığın cezalandırılmasının yasal olmadığı, sanık hakkında usule uygun şekilde alınmış bir dinleme kararı bulunmadığı, sanık lehine olan hususların gözetilmediği, adli arama kararı bulunmadığından yapılan usul işlemlerinin yasaya aykırı olduğu, adli arama kararı olmadan, elde edilen delillerin Anayasa’nın 38 inci maddesi uyarınca hukuka aykırı olduğu, sanığın yasa dışı yoldan göçmen getirdiği hususunun ispat edilmediği, sanığın göçmen kaçakçılığı suçunu işlemek kastıyla hareket etmediği, olayda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması ve tesis edilen bu cezada alt hadden uzaklaşılarak karar verilmesinin haksız olduğu, Suriyelilerin iç savaş nedeni ile geçici koruma kapsamına alınmış olmaları nedeniyle sanığa atılı suçun oluşmadığı, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
3. Sanık … Müdafiinin Temyiz İsteminin;
31.03.2016 tarihli eylemle ilgili olarak, diğer sanık …’in kiraladığı evde 14 yabancı mültecinin yakalanmış olduğu olayda, sanığa ait her hangi bir suç unsuru tespit edilmeden ve varsayımsal olarak mahkumiyet kararı verildiği, göçmenlerin beyanlarında “yüzünün sağ tarafında eski yara izi bulunan bir şahıstan bahsettikleri, şüpheli …’un da yüzünün sağ tarafında eski yara izi olduğunun ifade sırasında gözlemlendiği” iddia edilmiş ise de, sanığın olay yerinde bulunmadığı, bu sanık yönünden usule uygun şekilde teşhis işlemi yaptırılmadığı, sanığın suç işlediğine dair somut delil olmadan varsayımsal olarak suç işlediği bahsiyle sanığın 14 göçmen şahsı getirip diğer sanık …’in kiraladığı eve yerleştirmesi nedeniyle mahkumiyet kararı verilmesinin Yasa’ya aykırı olduğu,
04.04.2016 tarihli eylemle ilgili olarak, sanığın da bulunduğu aracın durdurulması ve içerisinde 5 adet göçmenin tespit edildiği olayda, sanığa iki ayrı eylem nedeniyle zincirleme suç hükümleri uygulanmış ise de, bu hususun usule aykırı olduğu, göçmenler alınan beyanlarında, Suriye’de bir kaçakçı ile anlaştıklarını daha sonra Türkiye’ ye geldiklerini, … ve …’in kendilerinden para istedikleri şeklinde salt soyut beyanlara itibar edilerek mahkumiyet kararı verilmesinin yasal olmadığı, iletişimin tespiti tutanaklarına dayanılarak mahkumiyet kararı verilmesinin Yasa’ya aykırı olduğu, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiği, sanık hakkında alınmış bir dinleme kararı bulunmadığı, diğer sanık …’in kimle konuştuğu tespit edilmeden elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğu, matbu alınan mağdur beyanlarının soyut beyanlardan öteye gitmediği ve maddi hakikati ortaya koyduğu hususunda çelişkili olduğu, atılı suça dair somut delil olmaması nedeni ile sanık bakımından lehe olan hususun gözetilerek, iddianın ispat edilmemesi nedeniyle beraatına karar verilmesi gerektiği halde mahkumiyetine karar verildiği, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Suriyeli göçmenlere, araç, kalacak yer, sahte kimlik ve sair temin ederek göçmenlerin, Suriyeden Türkiye’ye geçmesini ve Türkiye de kalmasına imkan sağlandığı hususlarında bilgilere ulaşılması üzerine 28.03.2016 tarihinde sanık … ve bağlantılı görünen bazı kişiler hakkında soruşturma başlatıldığı, bu kişilerin iletişimlerinin tespiti yönünde Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinden 29.03.2016 tarih ve 2016/439 D.İş sayılı kararın alındığı, teknik takipli ve planlı çalışma sürecinde farklı tarihlerde 3 ayrı yakalama işleminin yapıldığı,
1. 31.03.2016 tarihinde, tespit edilen bir adreste Suriye uyruklu göçmenlerin olduğu bilgisine ulaşılması üzerine görevlilerce bu adrese gidildiği, arama kararıyla bu adreste yapılan arama sonucunda, 11 yetişkin 3 çocuk olmak üzere 14 Suriyeli kaçak göçmenin yakalandığı, göçmenlere fotoğraf üzerinden yaptırılan teşhis işleminde mağdurların kendilerini alarak …’da yakalandıkları ikamete getiren sürücülerden birinin … olduğunu teşhis ettikleri, ifadelerinde yüzünün sağ tarafında eski yara izi bulunan bir şahıstan bahsettikleri, şüpheli …’un yüzünün sağ tarafında eski yara izlerinin olduğunun ifadesi sırasında gözlemlendiği, evin sahibi olan tanık …’nun ifadesinde evin alt katını sanık …’e kiraladığını söylediği,
2. 04.04.2016 tarihinde, … plakalı araç ile … ilçesi sınır bölgesi köylerinden alınan göçmenlerin il merkezine getirileceği bilgisine ulaşılması üzerine görevlilerce aracın geliş güzergahları üzerinde gerekli tedbirlerin alındığı, beklemeye geçildiği, saat 21:30 sıralarında bu aracın durdurulduğu, araç sürücüsünün … olduğu, yanında …’un bulunduğu, araç içerisinde ayrıca 3’ü yetişkin 2’si küçük olmak üzere 5 Filistin uyruklu kaçak göçmenin olduğunun tespit edildiği, göçmenlerin beyanlarında, kendileriyle birlikte yakalanan … ve …’un kendilerinden para isteyip araçla …’ya doğru getiren şahıslar olduğunu teşhis ettikleri,
3. 13.04.2016 tarihinde, “… Pansiyon” isimli yerde yabancı uyruklu kaçak göçmenlerin bulunduğu bilgisine ulaşıldığı, yapılan teknik ve fiziki takipler nedeniyle …’in bu pansiyona kaçak göçmenleri getirdiği ve il dışına göndereceği hususlarının tespit edilmesi üzerine görevlilerin çalışma başlattığı, saat 12:30 civarında şüphelilerden …’nun sürekli kullandığı … plakalı aracın cadde üzerinde durdurulduğu, araç sürücüsünün … olduğu yan tarafında …’in oturduğunun görüldüğü, şüpheli …’in elinde 9 adet sahte yabancı tanıtma kimlik kartı bulunduğu, devamında pansiyona gidildiği, pansiyonda B binası No:2 sayılı odada Suriye uyruklu 11 yetişkin 9 küçük olmak üzere 20 yabancı uyruklu kaçak göçmenin yakalandığı, …’in elinde ele geçen yabancı tanıtma kartlarındaki kimlik bilgileri ve fotoğrafların bu şahıslardan 9’una ait olduğunun görüldüğü,
Şeklinde gerçekleşen olaylar nedeniyle, sanıkların göçmen kaçakçılığı suçu işledikleri iddia olunmuştur.
A.İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık … Yönünden
Sanıklardan …’in tek suç işleme kararının icrası kapsamında, 1 numaralı olayda 14 mağdur göçmen şahsın kalacakları evi kiralamak ve bu mağdur göçmen şahısları sınırdan getirip kiralamış olduğu eve yerleştirmek, 2 numaralı olayda … İlçesi … Köyü civarına getirilen 5 kişilik mağdur göçmeni … plaka sayılı araç ile taşımak, 3 numaralı olayda 20 kişilik mağdur göçmen şahsı sınırda karşılayıp ilk aşamada kalacakları yeri ve daha sonra nakledilecekleri araçları ayarlamak ve aynı zamanda mağdur göçmenlerin nakillerini sağlamak suretiyle üzerine atılı göçmen kaçakçılığı suçunu zincirleme şekilde işlediği kabul olunmuştur.
2. Sanık … Yönünden
Sanıklardan …’un tek suç işleme kararının icrası kapsamında, 1 numaralı olayda 14 mağdur göçmen şahsı sınırdan getirip sanık …’in kiralamış olduğu eve yerleştirmek, 2 numaralı olayda … İlçesi … Köyü civarına getirilen 5 kişilik mağdur göçmen şahsı … plaka sayılı araç ile taşımak suretiyle üzerine atılı göçmen kaçakçılığı suçunu iştirak halinde zincirleme şekilde işlediği kabul olunmuştur.
3. Sanık … Yönünden
Sanıklardan …’nun tek suç işleme kararının icrası kapsamında, 1 numaralı olayda 14 mağdur göçmen şahsı sınırdan getirip sanık …’in kiralamış olduğu eve yerleştirmek, 2 numaralı olayda … İlçesi … Köyü civarına getirilen 5 kişilik mağdur göçmen şahsın taşındığı … plaka sayılı aracı temin etmek, 3 numaralı olayda 20 kişilik mağdur göçmen şahsı sınırda karşılayıp ilk aşamada kalacakları yeri ve daha sonra nakledilecekleri araçları ayarlamak ve aynı zamanda mağdur göçmenlerin nakillerini sağlamak suretiyle üzerine atılı göçmen kaçakçılığı suçunu iştirak halinde zincirleme şekilde işlediği kabul olunmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesinin kararında; sanıkların eylemleri neticesinde, suç tarihleri ile suça konu kaçak göçmenlerin farklı olması nedeniyle sanıklar … ile …’nun eylemlerinin üç ayrı göçmen kaçakçılığı; sanık …’un eylemlerinin ise iki ayrı göçmen kaçakçılığı suçunu oluşturduğu halde bu sanıklar hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanarak az ceza tayini, aleyhe istinaf talebi olmadığından davanın yeniden görülme nedeni yapılmamış, İlk Derece Mahkemesinin göçmen kaçakçılığı suçundan kurduğu mahkumiyet kararlarında yapılan eleştiri dışında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uydukları, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmakla 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığa yükletilen göçmen kaçakçılığı eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Tüm dosya kapsamı, iletişimlerinin tespiti yönünde Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinden 29.03.2016 tarih ve 2016/439 D.İş sayılı kararı, arama ve el koyma işleminin onaylanmasına dair Hatay 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 05.04.2016 tarih ve 2016/1008 D.İş sayılı kararı, göçmenlerin soruşturma aşamasında alınan beyanları ve teşhis tutanakları, olay tutanakları, dosyaya sunulan iletişimlerinin tespiti tutanakları ve tanık beyanları karşısında, sanıkların üzerlerine atılı göçmen kaçakçılığı suçunun sübuta erdiğinin kabulü ile sanıkların mahkumiyeti yönünde Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Bölge Adliye Mahkemesince, sanıklar hakkında verilen hükümler yönünden yapılan eleştiri dışında cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmakla, sanıklar …, …, … müdafii ile sanık …’in temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Hatay 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.06.2023 tarihinde karar verildi.