Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2013/2864 E. 2013/24800 K. 31.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2864
KARAR NO : 2013/24800
KARAR TARİHİ : 31.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I- Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan verilen hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesinde tekerrür halinde hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirileceği ve ayrıca mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı, öngörülmektedir. Aynı Yasanın 7. fıkrası uyarınca da hükümlülük kararında bu durumun belirtilmesi gerekmektedir.
Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirlerinin yer aldığı 5275 sayılı Kanunun 108. maddesinde ise, yalnızca mükerrirler hakkında tayin olunan özgürlüğü bağlayıcı ceza olan hapis cezalarının ne şekilde infaz edileceği belirtilmiş olup, bu maddede 5237 sayılı TCK’nın 50/1-c maddesindeki seçenek yaptırımlardan bir eğitim kurumuna devam etme yaptırımının infazı konusunda her hangi bir düzenleme bulunmamaktadır.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 109. maddesinde “Kısa süreli hapis cezası yerine Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesine göre hükmedilen seçenekli yaptırımların infazında uygulanacak rejimin, tüzükte gösterileceği” düzenlenmiş olup, 10218 sayılı Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Tüzük’ün 51/3. maddesinde mükerrirler hakkında hükmolunan “Bir eğitim kurumuna devam etme yaptırımının” infazına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Bu durumda, 5237 sayılı TCK’nın 58, 5275 sayılı Kanunun 108 ve 109, 10218 sayılı Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Tüzük’ün 51/3. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında bir eğitim kurumuna devam etme yaptırımına hükmedilmesi karşısında; mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimlik serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilemeyeceği, sonucu ortaya çıkmaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; sanık hakkında hükmolunan bir eğitim kurumuna devam etme cezasının niteliği itibariyle 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimlik serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı kanunun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
“Sanık hakkında verilen cezanın TCK 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere ilişkin infaz rejiminin uygulanmasına ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ilişkin bölümün hükümden çıkartılmasına, karar verilmek suretiyle; sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
A- Sanığın gece 01.00 sıralarında şikayetçiye ait bahçeye girmesi ve farkedilmesi üzerine kaçması şeklinde gerçekleşen eylemde, sanığın “…kaçan köpeğini yakalamak amacıyla bahçeye girdiğine” ilişkin savunmasının aksine, hırsızlık amacıyla bahçeye girdiğine ilişkin mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, somut ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında; yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanığın yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmesi;
B- Kabule göre de;
1- 5237 sayılı TCK’nın 142/2-g maddesinin “barınak yerlerinde, sürüde veya açık yerlerde bulunan büyük veya küçükbaş hayvan hırsızlığı” suçunu düzenlediği, mağdurun suça konu hayvanlarını barındırdığı yerin, etrafı bahçe duvarı ile çevrili konutunun avlusu içerisinde olduğu ve bu haliyle konut eklentisi niteliğinde olup, hayvanların muhafaza edildiği ayrı bir barınak özelliği taşımadığı ve buradan hayvanları çalmaya çalışan sanığın farkedilmesi üzerine kaçması şeklindeki eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143, 35 maddelerine uyduğu gözetilmeden eylemin nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek aynı Yasanın 142/2-g, 143, 35 maddeleri ile uygulama yapılması,
2- 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesinde tekerrür halinde hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirileceği ve ayrıca mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı, öngörülmektedir. Aynı Yasanın 7. fıkrası uyarınca da hükümlülük kararında bu durumun belirtilmesi gerekmektedir.
Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirlerinin yer aldığı 5275 sayılı Kanunun 108. maddesinde ise, yalnızca mükerrirler hakkında tayin olunan özgürlüğü bağlayıcı ceza olan hapis cezalarının ne şekilde infaz edileceği belirtilmiş olup, bu maddede 5237 sayılı TCK’nın 50/1-c maddesindeki seçenek yaptırımlardan bir eğitim kurumuna devam etme yaptırımının infazı konusunda her hangi bir düzenleme bulunmamaktadır.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 109. maddesinde “Kısa süreli hapis cezası yerine Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesine göre hükmedilen seçenekli yaptırımların infazında uygulanacak rejimin, tüzükte gösterileceği” düzenlenmiş olup, 10218 sayılı Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Tüzük’ün 51/3. maddesinde mükerrirler hakkında hükmolunan “Bir eğitim kurumuna devam etme yaptırımının” infazına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Bu durumda, 5237 sayılı TCK’nın 58, 5275 sayılı Kanunun 108 ve 109, 10218 sayılı Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Tüzük’ün 51/3. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında bir eğitim kurumuna devam etme yaptırımına hükmedilmesi karşısında; mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimlik serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilemeyeceği, sonucu ortaya çıkmaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; sanık hakkında hükmolunan bir eğitim kurumuna devam etme cezasının niteliği itibariyle 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimlik serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, 31/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.