Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/814 E. 2023/1592 K. 23.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/814
KARAR NO : 2023/1592
KARAR TARİHİ : 23.02.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/761 E., 2022/367 K.

KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat istemli davadan dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı özetle; davalı adına iş gören işyeri sigortalılarından …’ın 28.07.2010 tarihinde davalı işverenin inşaatında çalıştığı esnada uğradığı iş kazası nedeniyle kendisine 17.977,31-TL peşin sermaye değerli gelir ödemesi, 2.602,60-TL işgörmezlik ödeneği, 2.039,58-TL hastane masrafı ve 105,69-TL ilaç bedeli olmak üzere toplam 22.725,18-TL’lik ödeme yapıldığını, sürekli iş görmezlik oranının %15 olduğunu, olayla ilgili SGK Başkanlığı İl Müdürlüğü Sosyal Güvenlik Denetmenliği tarafından düzenlenen 21.09.2012 tarihli raporda, tespiti yapılan işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerini almayan işverenin kazanın oluşumunda sorumlu olduğunun bildirildiği, kusur ve miktar bakımından fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak kurum zararı olan 22,725,18 TL nin şimdilik 18.180,14 TL lik kısmının onay, tediye ve sarf tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizleri ve ayrıca yargılama masraf ve vekalet ücretleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davaya mesnet teşkil eden kusur ve iş görmezlik oranlarının kabul edilemez olduğunu, sigortalının savcılıkta verdiği ifadesinde kazaya kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini ikrar ettiğini, 2011/297 esas 2015/599 karar sayılı dosyada adli tıp kurumundan alınan raporda maluliyet oranının %11,3 olduğunun belirlendiğini, olayın iş kazası olmadığını beyanla haksız yere açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Özetle; davacının davasının kısmen kabulü ile; 18.162,49-TL nin gelirin onay, sarf ve ödemelerin sarf ve ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, dair karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Özetle; …yapılan yargılama sonunda, 28.07.2010 tarihli iş kazasının meydana gelmesinde, sorumluların hangi oranda kusurlu olduklarına dair mahkeme kabulü yerinde ise de, sigortalının % 15 olarak belirlenen iş göremezlik oranına işverence itiraz edildiği halde yöntemince incelenmediği anlaşılmıştır. Sürekli iş göremezlik ve malullük halinin belirlenmesinde izlenecek yol; 5510 sayılı Kanun’un “Sağlık Raporlarının Usul ve Esasları”na dair 95 inci maddesinde ( 506 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinde) hükme bağlanmıştır. Buna göre, kurum sağlık tesisleri tarafından raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı ilgililerin S.S. Yüksek Sağlık Kurulu’na itiraz hakları mevcuttur. Söz konusu kurulun raporlarının Kurumu bağlayacağı diğer ilgililer yönünden bağlayıcı olmayıp, Adli Tıp Başkanlığı veya Tıp Fakültelerinin ilgili ana bilim dalı konseylerinden Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılmasını isteyebilecekleri 28.06.1976 tarih ve 6/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararının gereğidir. Öte yandan; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.02.2010 gün ve 2010/21-60 Esas, 2010/90 Karar sayılı ilamı ile 06.10.2010 gün ve 2010/10-390 Esas, 2010/448 Karar sayılı ilamların da belirtildiği üzere Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’nın ilgili ihtisas kurulu ile üniversitelerin tıp fakülteleri ilgili bilim dalı başkanlıklarınca ya da S. S. Yüksek Sağlık Kurulu’nca düzenlenen raporlar arasında çelişkinin mevcut olması halinde, çelişkinin Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp Genel Kurulu tarafından giderilerek, sigortalının sürekli iş göremezlik oranı ve başlangıç tarihi kesin olarak karar bağlanması da zorunludur. Bu çerçevede, davalı avukatının itiraz ettiği sürekli iş göremezlik oranı hakkında, tazminat dosyasında da bu yönde belirleme olup olmadığı araştırılmak suretiyle, anılan prosedür kapsamında irdelenme yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenleridir, gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; Davacının davasının kısmen kabulü ile; 17.918,58 TL kurum alacağının gelirlerin onay, masrafların sarf ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine, dair karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı kurum vekili özetle; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili özetle; yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı kurum vekili ile davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.