YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11574
KARAR NO : 2023/19662
KARAR TARİHİ : 08.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/1104 E. 2016/13 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesi uyarınca 7.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; kararı temyiz ettiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Müştekinin suç tarihinde görevli olduğu sırada telefonunu arayan, hakkında daha önce çeşitli suçlardan işlem yapıldığı için bilinen şüpheli olarak kendisini tanıtan erkek şahsın “Siz …ları koruyorsunuz hep bizim üstümüze geliyorsunuz, araçlarımızı bağlatıyorsunuz bizi yakalıyorsunuz, ancak onlardan kimseyi yakalamıyorsunuz. Sizin gücünüz bize yetiyor”, “Biz sizlere karşı saygısızlık yapmadık elimizi dahi kaldırmadık ama …lar her türlü saygısızlığı polise yapıyorlar. Sen onlardan rüşvet alıp alıp halk otobüsü ve ticari taksi almışsın” dediği, iddiasıyla açılan davada sanığın atılı suçu işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanık müdafiinin temyiz nedenleri yönünden ve Sair yönlerden yapılan incelemede;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.Sanığın savunmasında suçta kullanılan telefon hattının kendisine ait olmadığını savunması karşısında, suç tarihlerini kapsayan arama, aranma, mesaj alma, mesaj atma bilgilerini gösterir HTS kayıtları getirtilip, hat sahibinin bilgisine başvurulması, bahse konu hat ile suç tarihinde görüşme yapan kişiler tespit edilerek tanık olarak dinlenilmelerinden sonra bahse konu hattın suç tarihi itibariyle fiili kullanıcısının kim olduğu hususu duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlendikten sonra, kanıtlar bir bütün halinde değerlendirilerek sonucuna göre uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2.Adli sicil kaydına göre mükerrir olan sanık hakkında, seçimlik ceza öngören suçlarda hapis cezasının tercih edilmesi zorunluluğu gözetilmeden, adli para cezası seçilmek suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
3.17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanık hakkında cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.06.2023 tarihinde karar verildi.