Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/11976 E. 2023/19863 K. 14.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11976
KARAR NO : 2023/19863
KARAR TARİHİ : 14.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/223 E., 2015/585 K.
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Siirt 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2015 tarihli ve 2015/223 Esas, 2015/585 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında,
1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası ve 43 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 53 ve 58 nci maddeleri uyarınca hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
2. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, uyarınca 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 53 ve 58 nci maddeleri uyarınca hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri, atılı suçları işlemediğine, tanıkların yalan beyanda bulunduklarına, askerlerin kendisini dövdüğüne ve cezaların adil olmadığına yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Cezaevinde hükümlü olarak bulunan ve tedavi amacıyla hastaneye götürülen sanığın, muayenesinin yapılamaması üzerine cezaevine dönmek istediği ve katılana “Ben diğer mahkumları beklemek zorunda değilim. Sen beni diğer mahkumlarla karıştırma beni tanımıyorsun.” şeklinde sözler söyleyip bağırmaya başladığı, ring aracına bindirilmek istendiği sırada binmeyip katılana “Sen beni burada bekletemezsin, beni başka mahkumlarla karıştırma, sen kimsin ulan, seni dışarıda denk getiririm, görürsün, hepiniz tenekesiniz” dediği, araca bindirildikten sonra da “Sen kimsin ulan, ne yapabilirsin, en fazla tutanak tutarsın, teneke oğlu teneke” diyerek hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediği Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanık savunmasında, atılı suçlamaları kabul etmemiştir.
3. Katılanın aşamalardaki beyanları istikrarlıdır.
4. 29.01.2015 tarihli olay tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
5. Tanıklar S. B. ve E. K.’nın beyanları, katılanın anlatımını destekler niteliktedir.
6. Sanığa ait adli sicil kaydı ve güncel nüfus kayıt örneği dosya içerisine alınmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Katılanın anlatımının, 29.01.2015 tarihli tutanak ve tanıklar S. B. ve E. K.’nın beyanlarıyla desteklenmesi ve tüm dosya kapsamıyla, atılı suçun unsurları itibarıyla oluştuğuna dair Mahkemesinin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmayıp, haksız tahrikin uygulanma koşullarının somut olayda oluşmadığı da dikkate alınarak, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, sanığın, bozma sebebi dışındaki temyiz sebepleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;
1. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Somut olay kapsamında, sanık tarafından söylenen ve hakaret kabul edilen ifadelerin, muhatabın onur, şeref ve saygınlığı rencide edici boyutta olmayıp, nezaket dışı davranış ve kaba hitap tarzı niteliğinde sözler olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması,
2. Kabule göre de;
5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen aleniyetin oluşabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, hastanede sanığın ring aracına bindirilmeye çalışıldığı sırada gerçekleştiği kabul edilen hakaret eyleminde aleniyet unsurunun ne şekilde oluştuğu açıklanıp tartışılmadan, sanık hakkında hükmolunan cezada anılan Kanun maddesi uyarınca artırım yapılması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararında, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.06.2023 tarihinde karar verildi.