Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/4298 E. 2023/1664 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4298
KARAR NO : 2023/1664
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2014/5 E., 2014/33 K.
KARAR : Tashih talebinin kabulüne

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasında verilen ve kesinleşen kararla ilgili tashih talebinde bulunulması üzerine İlk Derece Mahkemesinin ek kararıyla, tashih talebinin kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ek kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacı … dava dilekçesinde; Edirne ili … ilçesi … Köyü 1503 , 1522 ve 1538 parsel sayılı taşınmazların muris …’tan miras kalmasına rağmen sadece davalı adına kullanıcı şerhi verildiğini öne sürerek, taşınmazların muris … mirasçılarının kullanımında olduğuna dair şerh verilmesini istemiştir.

2. İlk Derece Mahkemesinin 14.11.2014 tarihli ve 2014/5 Esas, 2014/33 Karar sayılı kararıyla; Davanın kabulü ile, dava konusu 1538, 1522 ve 1503 parsel sayılı taşınmazların aynı vasıf ve yüzölçümü ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazların kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine şerh edilen “… oğlu … kullanımındadır.” şeklindeki ibarenin iptali ile yerine “İşbu taşınmazın tamamı 6831 Sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan sahada kalmaktadır. … oğlu …’ın mirası 20 pay kabul edilerek; (5) pay … kızı … Bakraç, (3) pay … oğlu …, (3) pay … oğlu …, (3) pay … oğlu …, (3) pay … oğlu …, (3) pay … kızı …. kullanımındadır.” şeklinde şerh düşülmesine karar verilmiş ve bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.

3. Hükmün kesinleşmesinden sonra, davacı vekili tashih dilekçesiyle; İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm kısmının 2 nolu bendinde yer alan Hatice’nin “Alagan” olarak yazılan soyisminin “Alagaş” olarak düzeltilmesini talep etmiştir.

II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ek kararı ile, tashih talebinin kabulüne, dava konusu 1538, 1522 ve 1503 parsel sayılı taşınmazların aynı vasıf ve yüzölçümü ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu 1538, 1522 ve 1503 parsel sayılı taşınmazların kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine şerh edilen “… oğlu … kullanımındadır.” şeklindeki ibarenin iptali ile beyanlar hanesine, “İşbu taşınmazın tamamı 6831 Sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan sahada kalmaktadır. … oğlu …’ın mirası 20 pay kabul edilerek; (5) pay … kızı … , (3) pay … oğlu …, (3) pay … oğlu …, (3) pay … oğlu …, (3) pay … oğlu …, (3) pay … kızı … kullanımındadır.” şeklinde şerh düşülmesine, yukarıda belirtilen şekilde koyu yazılı kısma ilişkin kararın tashihine, tashih yapılan kısım hariç diğer hususların kesinleşen karar uyarınca aynen geçerli olmasına karar verilmiştir.

III. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tashih ek kararına karşı, davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin ek kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 304 ve 305 inci maddelerine uygun olmadığını, duruşma daveti yapılmadan tashih kararı verildiğini, tavzih yada tashih kararı ile hükümde değişiklik yapılamayacağı gibi ekleme ya da çıkarma da yapılamayacağını, ilamda hiç yer almayan bir kişinin mahkeme kararına eklenemeyeceğini ileri sürerek, ek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Talep, kesinleşen hükmün tashihi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri,

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesinin ek kararındaki gerekçe dikkate alındığında temyizen incelenen ek karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler ek kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR
Açıklanan sebeple;
İlk Derece Mahkemesinin 07.04.2022 tarihli ek kararının ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.