Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2013/24189 E. 2013/21646 K. 25.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/24189
KARAR NO : 2013/21646
KARAR TARİHİ : 25.09.2013

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar müdafiinin temyiz isteminin sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
I) Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün; 21/07/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 Sayılı Yasanın 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CYUY.nın 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihi itibariyle temyizi mümkün olmadığından sanık müdafinin temyiz isteminin aynı Yasanın 317.maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II) Sanık … İspat hakkında katılan …’a karşı hakaret suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarına gelince;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Ceza yasasında, hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda mahkemece, öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeli, daha sonra ise alt ve üst sınırları arasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek … ceza belirlenmelidir.
Somut olayda sanığa yüklenen suç kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçu olup, hakaret suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCK .nun 125/1 maddesinde hapis ve adli para cezası olarak öngörülen seçenekli yaptırım, aynı maddenin 3-a fıkrasında yer … görevliye hakaret suçunu da kapsadığından, kamu görevlisine karşı hakaret suçundan, seçenekli yaptırımlardan neden hapis ya da adli para cezasına hükmedildiğinin yasal ve yeterli gerekçesi gösterilip, daha sonra hükmedilen hapis ya da adli para cezasının alt ve üst sınırı arasında … cezanın belirlenmesinde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerekirken, herhangi bir gerekçe gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

2- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250 Esas- 2009/13 Karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, olayda katılanın tazminat talebinde bulunmadığı, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığa atılı suçtan … herhangi bir maddi zararın da bulunmadığı ve adli sicil kaydındaki sabıkasının silinme koşulları oluştuğu anlaşılan sanık hakkında, 5271 Sayılı CYY.nın 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde takdirin gerekçelerinin kararda gösterilmesi gerekirken, “yasal şartlar oluşmadığından” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 25/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.