YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/25626
KARAR NO : 2013/14814
KARAR TARİHİ : 05.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet, temyiz isteminin reddi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5271 Sayılı CMK’nın 42.maddesinin 1.fıkrasında yer alan “süresi içinde usul işlemi yapılsaydı, esasa hangi mahkeme hükmedecek idiyse, eski hale getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme karar verir” şeklindeki düzenleme karşısında, eski hale getirme istemini inceleme yetkisi, bu taleple birlikte temyiz itirazları da yapılmış olması nedeniyle, Yargıtay’ın ilgili Ceza Dairesine ait olduğundan, sanığın temyiz isteminin reddine dair … 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2011 tarihli kararı ile bu karara karşı yapılan itirazı inceleyen … Ağır Ceza Mahkemesinin 02.12.2011 tarihli, 2011/774 değişik iş sayılı kararı ve bu aşamadan temyiz istemi hakkında verilen diğer kararların hukuken geçersiz olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Tebligat işlemlerinin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Tebligat Kanunu’nun 35/2. ve Tüzüğün 55.maddelerine göre tebliğin usulüne uygun olarak yapılabilmesi için daha önce aynı adrese kanunun gösterdiği usullere göre bir tebligat yapılmış olması gerekmektedir. Aksi halde 35.maddeye göre tebligat yapılması mümkün değildir.
Somut olayda sanık …’in yokluğunda verilen karar, sanığın sorgusu sırasında mahkemeye bildirdiği adrese gönderilmiş, ancak “muhatabın, gösterilen adresten çıkmış olduğu, başka adresinin bilinmediği” belirtilerek tebligat belgesinin merciine iade edilmesi üzerine aynı adrese Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebligat yapılmıştır. Bu adreste daha önce yapılmış bir tebligat bulunmadığından yapılan tebligat işlemi geçersizdir. Sanığın hükmü öğrenmesinden sonra 21.11.2011 tarihindeki temyiz başvurusunun süresinde olduğu belirlenerek, eski hale getirme isteminin kabulü ile 29.01.2009 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelemesinde;
Adli sicil kaydından mükerrir olduğu anlaşılan sanık hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 58.maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5237 Sayılı TCK’nın 53.maddesinin 1.fıkrasının ( c ).bendinde yer alan hak yoksunluklarının kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ise mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağı gözetilmeden, anılan hakların yönelik olduğu kişiler bakımından bir ayrım yapılmadan, sanığın; aynı Yasanın 53/1-c.maddesinde yazılı haklardan koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 1412 Sayılı CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılık yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322.maddesi uyarınca, hüküm fıkralarından TCK’nın 53.maddesinin uygulanmasına bölümler çıkartılarak, yerine “kasten işlemiş olduğu suçtan hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın 5237 Sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3.fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin sanık hakkında hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.