Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/11933 E. 2023/3766 K. 29.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11933
KARAR NO : 2023/3766
KARAR TARİHİ : 29.05.2023

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/489 E., 2022/1844 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 5. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/609 E., 2021/618 K.

Taraflar arasındaki usulsüz tebligat şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi-borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi-borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçi-borçlu vekili dava dilekçesinde; taraflarına adi kiraya ve hasılat kiralarına ait takipte 26.10.2021 tarihinde ödeme emri gönderildiğini, tebligatın usulsüz olduğunu, takipten haricen 10.11.2021 tarihinde haberdar olup, takibe itiraz ettiklerini, icra dairesince itirazlarının reddi ile takibin devamına karar verildiğini, tebliğ mazbatasında önceden hazırlanmış matbu yazılar içerisinde görevli … olduğu belirtilen ve imzadan imtina eden bir kişiden muhatabın “işte” olduğuna dair beyan alındığı belirtilmiş ve sonrasında muhtara tebliğ edildiği belirtilerek 2 nolu ihbarın kapıya yapıştırıldığı ve aynı şahıs bu sefer de komşusu (…) olarak yazılarak tebliğ işleminin hukuka aykırı olarak tamamlandığı, bu adreste şahsın muvakkaten (geçici) başka yere gitmesi halinde muhatabın hangi sebeple gittiğinin ve bu konuda beyanda bulunanın adı ve soyadı ile sıfatının tebliğ tutanağına yazılması gerektiği ve bu beyanda bulunabilecek kişiler sınırlı sayıda sayılmasına karşın tebliğ mazbatasında yazılı şahsın bunlardan olmaması nedeniyle şikayetimizin kabulü ile usulsüz ödeme emri tebligatının iptali ile ödeme emrinin davacıya 10.11.2021 tarihinde tebliğ edildiğinin hüküm altına alınmasını ve dosyadaki “itirazın reddi ile icra takibinin devamına” şeklindeki icra müdürlüğü kararının kaldırılması ile itiraz sebebiyle takibin durdurulmasını talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı-alacaklı vekilinin tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmadığı, davalı-alacaklı vekilinin duruşmadaki beyanında; “tebligat usulüne uygun yapılmıştır, şikayetin reddini talep ederiz.” şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, şikayetçi borçluya 26.10.2021 tarihinde tebliğ edilen ödeme emrininin tebliğine ilişkin tebliğ mazbatasının incelenmesinde; “adresin tevziat saatlerinde kapalı olması nedeni ile görevli …’a soruluğu, imzadan imtina ederek muhatabın işte olduğunu beyan ettiği, evrakın mahalle muhtarı imzasına tebliğ edildiği, 2 nolu haber kağıdının muhatabın kapısına yapıştırıldığı ve imzadan imtina eden …’a haber verildiği” şerhinin yer aldığı, buna göre; tebliğ memurunun, muhatabın adreste bulunmama sebebini araştırdığı ve işte olduğu bilgisini yazdığı, her ne kadar tebligat evrakında geçici mi yoksa sürekli mi ayrıldığı şeklinde açıklama bulunmuyor ise de davacı tarafından tevziat saati sonrası gelmediğinin, mevsimlik iş gibi uzun süreli adresten ayrıldığının iddia ve ispat edilmediği bu nedenle tevziat saati sonrası geldiği ve tebliğin usulüne uygun olarak muhtara yapıldığı, 2 nolu haber kağıdının muhatabın kapısına yapıştırılarak durumun beyanı alınan görevli …’a bildirildiği, bu haliyle tebligatın usulüne uygun yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi-borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi-borçlu vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrarla ek olarak; yerel mahkemece tebligat mazbatasındaki açıklamanın yeterli bulunması ve posta memurunca yeterli araştırmanın yapıldığının gerekçe olarak söylenmesinin yerinde olmadığı, tebligatta beyanı alındığı söylenen görevli ile bilgi verdiği iddia edilen komşunun aynı kişi olduğunun görüldüğünü, ayrıca tebliğ olunacak kişinin muvakkaten adreste olmaması ile sürekli olmaması hallerinde kanun ve yönetmelikte belirtilen usule riayet edilmediği, mahkemece tebligat evrakında muhatabın geçici mi yoksa sürekli mi ayrıldığı şeklinde açıklama bulunmadığı kabul edilmesine rağmen ispat külfetinin müvekkile yüklenmek suretiyle tevziat sonrası gelinmediğinin ya da adreste bulunmama sebebinin ispat edilemediğinin gerekçe olarak kullanılmasının hatalı olduğunu, kaldı ki müvekkilin bahsi geçen tarihte ve şu anda …’da özel bir okulda (… Koleji) idarecilik yaptığını, buna ilişkin belgeleri istinaf dilekçesi ekinde ibraz ettiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, şikayetçi borçluya 26.10.2021 tarihinde tebliğ edilen ödeme emrininin tebliğine ilişkin tebliğ mazbatasının incelenmesinde; “adresin tevziat saatlerinde kapalı olması nedeni ile görevli …’a soruluğu, imzadan imtina ederek muhatabın işte olduğunu beyan ettiği, evrakın mahalle muhtarı imzasına tebliğ edildiği, 2 nolu haber kağıdının muhatabın kapısına yapıştırıldığı ve imzadan imtina eden …’a haber verildiği” şerhinin yer aldığı, buna göre; tebliğ memurunun, muhatabın adreste bulunmama sebebini araştırdığı ve işte olduğu bilgisini yazdığı, her ne kadar tebligat evrakında geçici mi yoksa sürekli mi ayrıldığı şeklinde açıklama bulunmuyor ise de davacı tarafından tevziat saati sonrası gelmediğinin, mevsimlik iş gibi uzun süreli adresten ayrıldığının iddia ve ispat edilmediği bu nedenle tevziat saati sonrası geldiği ve tebliğin usulüne uygun olarak muhtara yapıldığı, 2 nolu haber kağıdının muhatabın kapısına yapıştırılarak durumun beyanı alınan görevli …’a bildirildiği, bu haliyle tebligatın usulüne uygun yapıldığı, davacı borçlunun usulsüz tebligat şikayetinin yersiz olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi-borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesini tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, usulsüz tebligat şikayetine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, TK’nın 21/1, 23. maddeleri ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’in 30 ve 35. maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi-borçlu vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.