Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/92 E. 2023/1474 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/92
KARAR NO : 2023/1474
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/215 E., 2022/397 K.


KARAR : Red

Taraflar arasında Mahkemede görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalılardan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünde ve belli dönemlerde ise … Holding A.Ş. bünyesindeki kurslarında usta öğretici olarak çalıştığını, çalıştığı dönemlerde aylık ücret almasına, tam gün ve kesintisiz çalışmasına rağmen çalışmalarının SGK kayıtlarına eksik yansıtıldığını, … Holding bünyesindeki çalışmalarının diğer davalı Kuruma bildirilmediğini, SGK Diyarbakır İl Müdürlüğünün 14.09.2010 tarih 197 sayılı raporunda da bu hususun tespit edildiğini, normal çalışma günleri, hafta sonu tatilleri, resmi ve dini bayram tatillerinin primlerinin eksik ödendiğini, sigortalı çalışmalarının aylık 30 gün üzerinden Kuruma bildirilmesi yaptığı iş ve çalışma şekli açısından yasal bir zorunluluk iken buna uyulmadığını belirterek; müvekkilinin …’na bağlı Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünde ve belli dönemlerde ise … Holding nezdindeki çalışmalarının tam aylar için 30 gün, ayı tamamlayan çalışmalarının ise bittiği döneme kadar kesintisiz sürdüğünün tespitine ve buna aykırı kurum kayıtlarının tashihine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı … vekili cevap dilekçesinde: Müvekkili Bakanlık ile … Holding arasında imzalanan protokol gereğince davacının ücret ödemelerinin sözleşme süresince müvekkili Bakanlık tarafından taahhüt edildiğini sözleşme süresinden sonra ise sorumluluğun … Holding’e ait olduğunu, davacının Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Halk Eğitim Merkezlerinde usta öğretici sıfatıyla 506 sayılı Kanun ile irtibatlandırılmak suretiyle 657 sayılı DMK 4 üncü maddesi kapsamında geçici personel statüsünde çalıştırıldığını, görev ve ücretlerinin de aynı Kanun’un 89 uncu maddesi kapsamında tespit edildiğini, usta öğreticilerin görevlendirme yetkisinin Valiliklere bırakılmış olduğunu ve kayıtlarının tutulduğunu bu nedenle statü hukukunun uygulanması gerektiğini, aradaki hukuki ilişkinin işçi – işveren ilişkisi şeklinde değerlendirilemeyeceğini, MEB’na bağlı görgün ve yaygın eğitim kuramlarında öğretmen yetersizliği nedeniyle usta öğreticilerin ek ders ücreti karşılığı ve 657 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesi uyarınca geçici personel statüsünde çalıştırıldıklarını, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunumun ‘‘Uzman ve Usta Öğreticiler” başlıklı 47 nci maddesinde; “Örgün ve yaygın eğitim kuramlarında ve hizmet içi yetiştirme, kurs, seminer ve konferanslarında uzman ve usta öğreticiler de geçici veya sürekli olarak görevlendirilir. Öğretim tür ve seviyelerine göre uzman ve usta öğreticilerin seçimlerinde aranacak şartlar, görev ve yetkileri, yönetmeliklerle tespit edilir” denildiğini, verilen yetki uyarınca Bakanlıkça çıkartılan “Milli Eğitim Kuramlarında Sözleşmeli veya Ek Ders Görevi ile Görevlendirilecek Uzman ve Usta Öğreticiler Hakkında Yönetmelik”in 5 inci maddesinde; “Ek ders görevi verilmek yoluyla, 4 üncü maddede belirtilen esaslara göre ek ders verilmesi yoluyla görevlendirilecek uzman ve usta öğreticilere 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 89 uncu maddesi uyarınca 02.12.1998 tarih ve 98/12120 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan … Öğretmen ve Yöneticilerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Kararda belirtilen miktarda ek ders görevi verilebilir” denildiğini, usta öğreticilerin herhangi bir kadroya bağlı olmaksızın Valilik onayına istinaden saat üzerinden ve saat başı kabul edilen ücrete göre çalıştırıldıklarını, davacının bir eğitim – öğretim döneminde sadece kursların açık olduğu günlerde öngörülen ders saatleriyle sınırlı olarak çalıştığım ve çalıştığı sürelerin Kuruma bildirilmiş olduğunu, davacının tespitini istediği hizmetin 5 yıllık hak düşürücü sürenin kapsamına girdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı …Ş. vekili; davacının Halk Eğitim Merkezi tarafından istihdam edildiğini bu nedenle husumetin Milli Eğitim Bakanlığına tevcih edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin iş sözleşmesinin askıya alındığı dönemlerden sorumlu tutulmasının yerinde olmadığını zira imzalanan protokol uyarınca işçilerin her türlü hak ve alacaklarından Milli Eğitim Bakanlığının sorumlu olduğunu, protokol uyarınca Milli Eğitim Bakanlığının ödeneğinin yetmemesi durumunda bakiyesinin müvekkili şirketçe karşılandığını, bunun dışında hiçbir mesuliyetinin bulunmadığını, davacının müvekkili şirketin sigortalı işçisi olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 27.05.2014 tarihli ve 2010/903 Esas, 2014/381 Karar sayılı kararıyla; Diyarbakır MEB ile davalı … arasında imzalanan protokol gereğince kurs için gerekli araç gereç tezgah vb. malzemeler … Holding tarafından temin edilecek, kurs yerinin kira, aydınlatma, ısıtma su gibi ihtiyaçları yine … Holding tarafından karşılanacak, usta öğreticilere bakanlıkça gönderilen ödenek bittiğinde çalışanların özlük hakları davalı firma tarafından karşılanacaktır. Bu usta öğreticilerin görevlendirme onayları Halk Eğitim Merkezince alınacaktır. Davacı sadece onay süresince, çalışmamış yılın tüm aylarında haftanın 6 günü çalışmıştır. Toplanan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde: Davacının 11.10.2000-03.12.2000, 20.03.2002-24.10.2002, 01.05.2003-29.08.2003, 06.11.2003-28.05.2004, 13.12.2004-17.06.2005, 14.11.2005-31.05.2006, 08.12.2006-29.06.2007, 12.09.2007-18.04.2008, 11.06.2008-26.12.2008, 17.02.2009-28.08.2009, 14.12.2009-26.08.2010, 07.10.2010-08.11.2010 tarihleri arasında davalı Bakanlık nezdinde hizmet akdi ile 2064 gün çalıştığı, bu hizmetlerinin 1694 gününün davalı kuruma bildirildiği, bildirilmeyen 370 günlük hizmetin davalı kuruma bildirilmesi gerektiği,

Davacının 04.12.2000-31.12.2000, 01.01.2002-19.03.2002, 25.10.2002-30.04.2003, 30.08.2003-05.11.2003, 29.05.2004-12.12.2004, 18.06.2005-13.11.2005, 01.06.2006-17.12.2006, 30.06.2007-11.09.2007, 19.04.2008-10.06.2008, 27.12.2008-16.02.2009, 29.08.2009-13.12.2009, 27.08.2010-06.10.2010 tarihleri arasında davalı …Ş. nezdinde hizmet akdi ile 1204 gün çalıştığı, bu hizmetlerinin davalı Kuruma bildirilmediği, davalı Kuruma bildirilmesi gerektiği kanaatine varılmış, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemiz bozma ilamı ile; 18.11.1994 tarihli … ile … Halı A.Ş. Genel Müdürlüğü İşbirliğinde Halıcılık ve Kilimcilik Kursları Düzenlenmesine Dair İşbirliği Protokolü ve Diyarbakır Milli Eğitim Müdürlüğü ve 17 İlçe Halk Eğitim Merkezi Müdürlükleri ile … Holding A.Ş. Diyarbakır Bölge Müdürlüğü arasında düzenlenen 04.11.2009 tarihli protokol hükümleri kapsamında, uyuşmazlık konusu süre gerekirse dönemlere de ayrıştırmak suretiyle çalışmaların işyeri olarak nerede gerçekleştiği, hizmet akdinin tarafının ve böylelikle işverenin/işverenlerin kim olduğu belirlenmeli, hizmetlerin anılan davalılar arasında düzenlenen protokollere dayanması, buna göre usta öğreticiler ile ilgili yükümlülüklerin Halk Eğitim Merkezi Müdürlüklerine yüklenmesi, Bakanlığın ödeneğinin bitmesi durumunda usta öğreticilerin ücretlerinin … Halı Genel Müdürlüğü tarafından ödeneceğinin belirtilmesi karşısında, söz konusu davalılar arasındaki hukuki ilişki açıklıkla ortaya konulmalı, buna ilişkin varsa diğer bilgi ve belgeler getirtilmeli, aralarında asıl işveren – alt işveren veya vekalet ilişkisinin olup olmadığı, … Holding A.Ş. bünyesinde geçtiği ileri sürülen çalışmalarla ilgili görevlendirmelerin kim tarafından yapıldığı, hizmet yerine getirilirken emir ve talimatların kimden alındığı, izin, sevk vb. işlemlerin kim tarafından gerçekleştirildiği, yapılan iş ve çalışma şekli ile ilgili tasarrufta bulunma yetkisinin kimde olduğu, hizmetlerin ayrı ayrı her iki işverene bağlı olarak geçip geçmediği hususları saptanmalıdır.

Öte yandan, HMK 31 inci maddesi uyarınca davaya ve uyuşmazlığa konu olan dönemler, davacı sigortalının buna ilişkin talebi de açıklattırılmak suretiyle tereddüde mahal vermeksizin belirlenmeli ve bu belirleme yapıldıktan sonra, çalışma saat ve süreleriyle ilgili olarak ise açıklanan kanıtlama yöntemi izlenerek irdeleme yapılmalı, ders ve yoklama defterleri, ücret bordroları, puantaj kayıtları, ödeme belgeleri vb. yazılı deliller getirtilmeli, günlük ve haftalık çalışma saatleri tespit edilmeli, resmi belgelerde belirtilen ders saatlerinden sonra kursta kalmanın haklı gerekçesinin bulunup bulunmadığı yöntemince değerlendirilmeli, toplanan kanıtlardan elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır şeklinde gerekçe ile karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozmaya uyularak 18.07.2022 tarihli 2017/215 Esas, 2022/397 Karar sayılı kararı ile; usta öğreticilerin çalışma süreleri ise Milli Eğitim Temel Kanunu ve … Kurumlarında Sözleşmeli veya Ek Ders Görevi ile Görevlendirilecek Uzman ve Usta Öğreticiler Hakkında Yönetmeliğin 8 ve 9 uncu maddelerinde de düzenlenmiştir. İlgili maddelere göre geçici sözleşmeli olarak görevlendirilen uzman ve usta öğreticilerin haftalık çalışma süresi 40 saattir. Uzman ve usta öğreticilerin günlük çalışma süresi en fazla 8 saattir. Kurum Müdürü, Cumartesi, Pazar günleri de dâhil olmak üzere, uzman ve usta öğreticilere günün 08.00-23.00 saatleri arasında görev verebilir….” olarak belirlenmiş olup, usta öğreticilerin çalışma saatleri yönetmelik ile en fazla 40 saat olacak şekilde düzenlenmektedir. 4857 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinde, işçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşmenin kısmî süreli iş sözleşmesi olduğu belirtilmiş, 63 üncü maddesinde, genel bakımdan çalışma süresinin haftada en çok 45 saat olduğu, aksi kararlaştırılmamışsa bu sürenin, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanacağı açıklanmıştır. 13 üncü madde hükmü, anılan mevzuattaki düzenlemelere egemen olan ilkelerle birlikte ele alındığında, usta öğreticilerin çalışma ilişkilerinde, “tam süreli iş sözleşmesi” olarak nitelendirilmeye olanak verecek bir bağımlılığın bulunmadığı da Yargıtay kararları ile tespit edilmektedir. Çalışılan yerin devlet kurumu olması nedeniyle, aslolanın çalışmaların kayıtlara geçirilip ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması, resmi kayıt ve davacının imzasını taşıyan belge içerikleri ile çelişkili tanık anlatımlarına değer verilemeyeceği de dikkate alındığında; dosyaya celp edilen davacının çalışmış olduğu tüm Halk Eğitim Merkezi Müdürlükleri kayıtlarının incelenmesinde, davacının haftanın 5 günü 8 saate göre çalıştığı ve haftalık çalışma süresinin 40 saat olduğu, bunun mevzuatta usta öğreticiler için öngörülen süreyi aşmadığı, bunu aşan çalışmalar ile davacının okulda kalma nedeninin de gerek davacı tarafça gerekse de çalışılan yerin kamu kurumu olması nedeniyle bordro, çalışma çizelgesi, kurum kaydı vs.ile ispat edilemediği anlaşılmış olup, davalı MEB yönünden haftalık 40 saati aşan çalışma olmaması nedeniyle davanın reddi gerektiği görülmüştür.

Davalı … yönünden yapılan incelemede ise; dosya arasındaki “… ile … Halı A.Ş Genel Müdürlüğü” arasındaki protokol dışında … Halı yönünden başkaca belge, davalının ücret ödemesine ilişkin kayıt vs.de dosyada bulunmadığından, … yönünden de ispat edilemeyen hizmet sürelerine yönelik talebin reddi gerektiği anlaşılarak, (Yargıtay 10. H.D. 2021/5432E., 2021/10276K.) davanın reddine, karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde: müvekkilinin MEB’e bağlı HEM müdürlüğünde çalıştığını, bakanlıkça tahsis edilen ödenek olduğu sürece ücretleri HEM müdürlüğünce ödendiğini, ödenek bittikten sonra bakanlık ile … Holding arasında imzalanan protokol gereği ücret ve özlük işlerinin … Holding tarafından yerine getirildiğini, HEM müdürlüklerince kuruma bildirilen çalışma süreleri dışında kalan dönemlerde müvekkil ücretini … Holding Anonim Şirketinden almak suretiyle … Holding şirketi adına çalıştığını, bu husus dosyada bulunan belgeler ve tanık beyanları ile de sabit olduğunu, kaldı ki … Holding şirketi tarafından müvekkile ücret ödemesi yapıldığını, dolayısıyla müvekkil … Holding şirketinin işçisi olduğunu, müvekkil ile davalı … arasında işçi -işveren ilişkisi kurulduğunu, daha önce açılan ve davanın kabulüne karar verilen dosyalarda Yargıtay tarafından onama kararları verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci, 438 inci maddesinin yedi, sekiz, dukuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesi, 5510 sayılı Kanun’un 86 ıncı maddesi hükümleri.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgilisinden alınmasına,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.