YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11944
KARAR NO : 2023/3769
KARAR TARİHİ : 29.05.2023
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/612 E., 2022/1645 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 5. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/532 E., 2021/548 K.
Taraflar arasındaki kambiyo senedine özgü takipte imza itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile takibin davacı yönünden durdurulmasına, şartları oluşmadığından tazminat ve para cezası takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davalı-alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı-borçlu vekili dava dilekçesinde; takibe konu yapılan kambiyo senetlerindeki imzanın davacı şirketinin tek yetkili temsilcisi olan …’e ait olmadığını belirterek davanın kabulü ile davalı aleyhine %20’den az olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı-alacklı vekili cevap dilekçesinde; takibe konu çekin…Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından, ciro edilerek davalı bankaya takibe konu edilmiş haliyle verildiğini, ciranta olan, davacı şirket ile davalı banka arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığını, davalı bankanın iyiniyetli hamil konumunda olduğunu belirterek davanın reddi ile davacı aleyhine %20’den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminata hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, mahkemece aldırılan Jandarma Genel Komutanlığı Kriminal Laboratuvarı’nın 23.06.2021 tarih ve 2021/1225 sayılı uzmanlık raporunda inkar edilen davacı şirket kaşesi üzerinde bulunan imzanın davacı şirketin yetkilisi olan…’e ait olmadığının tespit edildiğinin bildirildiği, belge asılları üzerinde inceleme yapıldığı, raporda imzanın davacının eli ürünü olup olmadığına dair değerlendirmede dikkat edilen hususların belirtildiği, raporun fotoğraflarla desteklendiği, raporun hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu anlaşılmakla davalı tarafın itirazına itibar edilmemiş ve rapor hükme esas alınarak takibe konu bono üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı anlaşıldığından takibin durdurulmasına karar vermek gerektiği kanaatine varıldığı, her ne kadar davacı tarafça tazminat talep edilmiş ise de alacaklının bononun lehdarı olmadığı, ciranta olduğu, bono üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığını bilebilecek durumda olmadığı, bu nedenle İİK’nın 170/son maddesi uyarınca kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunun tespit edilemediği anlaşıldığından davacıların tazminat taleplerinin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile takibin davacı yönünden durdurulmasına, şartları oluşmadığından tazminat ve para cezası takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı-alacaklı vekili istinaf dilekçesinde özetle; imza incelemesinin eksik ve yetersiz incelemeye dayandığını, imza inceleme tekniğine yönelik itirazlarının gözardı edildiğini, imza sirküleri incelemesinin çok dar kapsamlı yapıldığını, söz konusu incelemede, yakın tarihli imza asılları olan evraklar olmadan inceleme yapıldığını, borçlu şirketin yetkilileri araştırılmadan, başka imza yetkilisinin olup olmadığı tespit edilmeden imza incelemesi yapıldığını,tüm yetkililerin yakın tarihteki imzaları ile imza değişikliği olup olmadığının tespiti açısından; daha önceki imza sirkülerinin toplanarak inceleme yapılması gerektiğini, takibe konu çekin…Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından, ciro edilerek davalı bankaya takibe konu edilmiş haliyle verildiğini, ciranta olan, davacı şirket ile davalı banka arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığını, davalı bankanın iyiniyetli hamil konumunda olduğunu, bu nedenle müvekkili banka aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretinin yükletilmesinin hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; imza incelemesinin yetersiz yapıldığı ve yakın tarihli imzaların alınmadığına yönelik istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı, zira ispat külfeti kendisinde olan davalının bu külfet çerçevesinde imza incelemesine esas belgeleri temin ve bulunduğu yeri bildirme yükümlülüğünü yerine getirmediği gibi kesin bir raporla da imzanın davacı borçluya ait olduğunu ispat edemediği, bu hale göre kararın doğru olduğu yine davalı alacaklı iyi niyetli olduklarını iddia etmiş ise de icra mahkemesince iyi niyet tartışmasının yapılamayacağı ve yargılama olduğu nedenle haksız çıkan taraftan yargılama giderleriyle ücreti vekalet tahsilline ilişkin kararın da doğru olduğu gerekçesiyle istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesini tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senedine özgü takipte imza itirazına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK’nın 208, 211 ve 217. maddeleri, İİK’nın 68/a, 170 maddesi.6100 sayılı HMK’nın 208, 211 ve 217. maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-alacaklı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine
gönderilmesine,
29.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.