Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/6584 E. 2023/2266 K. 12.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6584
KARAR NO : 2023/2266
KARAR TARİHİ : 12.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/1 Esas, 2020/474 Karar
Birleşen Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/158 E. sayılı dosyasında
Birleşen Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/257 E. sayılı dosyasında
HÜKÜM : Kısmen Kabul, Kısmen Kabul, Ret
KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Asıl ve birleşen davalarda davalı … vekili

Taraflar arasındaki tazminat davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/158 E. sayılı davanın kısmen kabulüne, birleşen Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/257 E. sayılı davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın asıl ve birleşen davada davacılar vekili ile asıl ve birleşen davalarda davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Asıl ve birleşen davalarda davalı … vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkillerinin oğlu ve kardeşi olan 1993 doğumlu …’in 22.11.2004 tarihinde davalı şirkete ait otobüsle davalı Bakanlığın düzenlediği Çanakkale gezisinden dönerken meydana gelen trafik kazasında vefat ettiğini ileri sürerek şimdilik davacı anne ve baba için 1.000,00’er TL destekten yoksun kalma tazminatının, anne ve baba için 10.000,00’er TL manevi tazminatın, kardeşler için 7.000,00’er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davacılar vekili, 26.05.2005 tarihli celsede davalı şirket yönünden davayı atiye bıraktıklarını beyan etmiş, 21.07.2008 havale tarihli dilekçesi ile müvekkillerinden Filiz için destekten yoksun kalma tazminatı talebini 28.072,07 TL’ye çıkarmıştır.

2.Davacı vekili birleşen Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/158 E. sayılı dava dilekçesinde; müvekkilinin oğlu olan 1993 doğumlu …’in 22.11.2004 tarihinde davalı Bakanlığın düzenlediği Çanakkale gezisinden dönerken meydana gelen trafik kazasında vefat ettiğini, işbu davanın ek dava niteliği taşıdığını ileri sürerek şimdilik 30.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.

3.Davacılar vekili birleşen Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/257 E. sayılı dava dilekçesinde; müvekkilinin oğlu olan 1993 doğumlu …’in 22.11.2004 tarihinde davalı Bakanlığın düzenlediği Çanakkale gezisinden dönerken meydana gelen trafik kazasında vefat ettiğini, asıl davada davalı yönünden husumetten ret kararı verilmişse de temyiz edildiğinden dosyanın Yargıtay’da olduğunu, ikinci açılan davada da verilen görevsizlik kararları sebebiyle yargı yeri belirlenmesi için Yargıtay tarafından incelendiğini, işbu davanın ise zamanaşımı süresinin dolma ihtimaline binaen belirsiz alacak davası olarak açıldığını ileri sürerek şimdilik 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini istemiştir. Davacı vekili, birleştirme kararından sonra bedel artırım dilekçesi ile bu dosya için talep sonucunu 70.129,67 TL’ye çıkarmıştır.

II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, kazada Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, kazanın araç sürücüsünden kaynaklandığını, vefat edenin anne ve babasının desteğine ihtiyaç duyduğunu, manevi tazminat şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı … Tur. Sey. Ltd. Şti. vekili asal davaya cevap dilekçesinde; destekten yoksun kalma şartlarının oluşmadığını, fahiş miktarda manevi tazminat istendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

3.Davalı vekili birleşen Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/158 E. sayılı davaya cevap dilekçesinde; davanın mükerrerlik arzettiğini, zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, müvekkiline kusur ve sorumluluk izafe edilemeyeceğini, Genel Müdürlüğün işleten sıfatının bulunmadığını, zarardan işletenin sorumlu tutulabileceğini, Genel Müdürlük personelinin kurduğu Vakfın aileye 1.000,00 TL para yardımında bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

4.Davalı vekili birleşen Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/257 E. sayılı davaya cevap dilekçesinde; davanın mükerrer olduğunu, derdestlik sebebiyle reddinin gerektiğini, belirsiz alacak davası açılma koşullarının oluşmadığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu, sadece geziyi organize eden, araç sahibi ve işleteni sıfatı bulunmayan Genel Müdürlüğe kusur ve sorumluluk izafe edilemeyeceğini, husumet yöneltilemeyeceğini, işleten şirketin sorumlu tutulabileceğini, Genel Müdürlük personelinin kurduğu Vakfın aileye 1.000,00 TL para yardımında bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gezinin en iyi şekilde ve sorunsuz gerçekleşmesinde sorumluluğu bulunan davalı idarenin bu yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmediği, meydana gelen kazada sorumluluğun bulunduğu, 28.072,07 TL destekten yoksun kalma zararı tespit edildiği, davacının asıl dava yönünden usulüne uygun ıslah talebinde bulunmadığı, dava dilekçesinde davacı … yönünden 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiği, davacı …’in dava tarihinden sonra vefat edip destekten yoksun kalma alacağının bulunmaması nedeniyle maddi tazminat talebinin reddedildiği, dava tarihinden sonra vefat etmesi ve mirasçısı davacıların davayı takip etmeleri gözönünde tutularak kazanın oluş şekli, tarafların kusur durumu ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın özellikleri, davacıda oluşturduğu elem ve ızdırabın ağırlığı, paranın alım gücü, tarafların ailevi bağları ve hakkaniyet ilkesi göz önüne alındığında manevi tazminat belirlendiği, birleşen Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/158 E. sayılı dosyasında davacı …’in bakiye destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunduğu, davacının destekten yoksun kalma zararının asıl dosyada 28.072,07 TL olarak tespit edildiği, bu dosya yönünden davacı tarafça ıslah talebinde bulunulmadığı da görülerek talep edilen bakiye 27.072,07 TL destekten yoksun kalmaya ilişkin maddi tazminat talebinin tarafların sair itirazlarının da reddi ile kabulüne karar verildiği, birleşen Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/257 E. sayılı dosyasında ise davacı …’in meydana gelen trafik kazasına ilişkin destekten yoksun kalma zararı dışında herhangi bir zararının iddia edilip ispatlanamadığı, destekten yoksun kalma talebine ilişkin davacı tarafça açılan her davada güncellenerek hak aramaya yönelik hakkın da kötüye kullanılmasının sözkonusu olacağı, asıl dava dosyamızda tespit edilen destekten yoksun kalma zararının tespitinden sonra usulünce ıslah talebinde bulunmayıp davalının sorumluluk miktarının davalının kusuru bulunmaksızın artmasına sebebiyet verileceği gerekçesiyle asıl dava yönünden; davalı şirket yönünden davanın atiye bırakılmasına ilişkin karar kesinleştiğinden bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı … yönünden; davanın kısmen kabulüne, davacı … için; 1.000,00 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın 22.11.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … Bakanlığından tahsili ile davacıya verilmesine, dava tarihinden sonra vefat eden davacı … için maddi tazminat talebinin reddine, 10.000,00 TL manevi tazminatın 22.11.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … Bakanlığından tahsili ile davacı …’in mirasçılarına miras hisseleri oranında ödenmesine, davacı …, …, … için; 5.000,00’er TL manevi tazminatın 22.11.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … Bakanlığından tahsili ile davacı …, …, …’e verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, birleşen Ankara 8.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/158 E. sayılı dosyası yönünden; davanın kısmen kabulüne, davacı … için 27.072,07 TL maddi tazminatın 22.11.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/257 E. sayılı dosyası yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacı vekili ile davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Yargıtay Kararı
Dairenin 20.04.2022 tarihli ve 2021/1184 E. ve 2022/3187 K. sayılı kararıyla aynı olaya ilişkin, aynı davacılar tarafından Yerköy Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/68 E. sayılı dosyasında aracın işleteni ve sigortacısı aleyhine dava açıldığı, dosya akıbetinin araştırılarak kesinleşmiş ise sonucu ve tahsil edilmiş olup olmamasına ve bu dosyada hükmolunan tazminat miktarlarını geçmemek ve tahsilde tekerrür etmemek kaydı ile karar verilmesinin gerektiği, buna rağmen yazılı şekilde işleten ve sigortacı aleyhinde verilen kararın gözardı edilmesinin yerinde olmadığı, kabule göre de, Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2019/257 E. sayılı dosyasında, davacı … tarafından destekten yoksunluk zararı tazminin belirsiz alacak davası olarak istendiği, zararın, karar tarihine en yakın verilerin esas alınarak hesaplanması gerektiği, 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan 21.11.2014 tarihinde açılan davanın belirsiz alacak davası olduğu, belirsiz alacak davasında, zamanaşımı süresine tabi olmadan dava değerinin arttırılabileceği, davacı …’in asıl ve birleşen 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/158 E. sayılı dosyasında hükmolunan maddi zarar dışında varsa kalan zararının belirsiz alacak davasında hüküm altına alınması gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.

V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı Bakanlık vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Karar Düzeltme Sebepleri
Asıl ve birleşen davalarda davalı Bakanlık vekili; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, faiz talebinin dayanaksız kaldığını, bedel artırımının yapılamayacağını, ikinci kez ıslah dilekçesi verilemeyeceğini, Yargıtay’ın bozma ilamından sonra ıslah yoluna başvurulamayacağını, hayatını kaybeden davacı adına manevi tazminat istenemeyeceğini ileri sürerek aleyhe olan kısmen onama yönlerinin onamasına, lehe olan kısmen bozma kısımlarının onanmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl ve birleşen davalarda davalı Bakanlık vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Asıl ve birleşen davalarda davalı Bakanlık vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,

Asıl ve birleşen davalarda davalı … harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 4.743,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen asıl ve birleşen davalarda davalı … Bakanlığından alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine,12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.