YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3111
KARAR NO : 2023/444
KARAR TARİHİ : 24.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.01.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat … ile karşı taraftan davalı vekili Avukat … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 140 ada 200 parsel sayılı taşınmazda kayıtlı zemin kat 1 numaralı bağımsız bölümü müvekkilinin annesi Ayşe’nin 14.03.1969 tarihinde davalının babası İsmail’den satın aldığını, ancak İsmail’in bağımsız bölümün 1/4 payını müvekkiline tapuda devrettiğini, 3/4’ünü üzerinde bıraktığını, bu payın da ölümü ile davalıya intikal ettiğini, arsa payının Kat Mülkiyeti Kanununa aykırı belirlendiğini, dava konusu bağımsız bölümün arsa payının 4/12 olduğunu, bunun sebebinin ilgili kurumlardan gerekli izinler alınması halinde inşa edilmesi planlanan 3 adet bağımsız bölüme de arsa payı verilmesini sağlamak olduğunu, bu hususun 01.03.1967 tarihli yönetim planında da düzenlendiğini, Ayşe ile İsmail arasında noterde düzenlenen 14.03.1969 tarihli taahhütnamenin de buna ilişkin olduğunu, müvekkilinin annesinin bağımsız bölümün tamamını satın almak istediğini ve nitekim dava konusu bağımsız bölümü 40 yıl ihtilafsız kullandığını, davalının uhdesindeki arsa payını iade etmesinin Ayşe ile İsmail arasında şarta bağlı olarak düzenlenen inanç sözleşmesinin bir gereği olduğunu, söz konusu 3 adet bağımsız bölümün yapımına ilişkin yapılan müracaatların olumsuz sonuçlandığını, dava konusu bağımsız bölüm üzerindeki paylı mülkiyet ilişkisinin davalının murisinin ileride yapacağı bağımsız bölümlere arsa payı tahsisi için kurulduğunu, bağımsız bölümlerin inşa edilememesinin paylı mülkiyet ilişkisine yol açan inanç sözleşmesini sona erdirdiğini, dava konusu bağımsız bölümün 14.03.1969 tarihli taahhütname uyarınca müvekkilinin annesine özgülendiğini belirterek, dava konusu bağımsız bölümde davalı adına kayıtlı payın müvekkili adına tesciline, mümkün olmaması halinde dava konusu bağımsız bölümün davacının annesi ve onun külli halefi olarak davacının kullanımına ve yararlanmasına özgülendiğinin tespitine, özgülemeye yönelik anlaşmanın Türk Medeni Kanunu’nun 685 inci maddesi uyarınca tapu siciline şerh edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın öncelikle kesin hüküm nedeniyle reddinin gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının eldeki davayı açma amacının aleyhine açılan davaları sürüncemede bırakmak olduğunu, davacının taleplerinin hukuki dayanağı olmadığını, taahhütnamede davacının iddia ettiği hususların yer almadığını, dava konusu bağımsız bölümün tamamının davalı murisine satılmadığını, nizasız kullanımın söz konusu olmadığını, eda davası niteliğinde tespit davası açılamayacağını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taahhütname uyarınca imar durumu değişmediğinden ve dava konusu taşınmazda yeni bağımsız bölümler yapılmadığından tespit isteminin ve özgüleme talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kararın yeterli gerekçe içermediğini, davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek ve re’sen gözetilecek sebeplerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taahhütnamede mülkiyet naklinin öngörülmediği ve taahhütnamenin sürekli bir özgülemeyi içermediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, Bölge Adliye Mahkemesince uyuşmazlık konusunun hatalı tespit edildiğini, kararın yeterli gerekçe içermediğini ve tarafların murisleri arasında düzenlenen taahhütname uyarınca dava konusu bağımsız bölümde davalı adına kayıtlı payın müvekkili adına tesciline veya söz konusu bağımsız bölümün davacının kullanımına ve yararlanmasına özgülendiğinin tespitine karar verilmesi gerektiğini beyan ederek ve re’sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Beyoğlu 1. Noterliği 14.03.1969 tarih 4785 yevmiye numaralı onaylama şeklindeki taahhütnameye dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede dava konusu taşınmazın davacı tarafın kullanımına ve yararlanmasına özgülendiğinin tespiti ile özgülemeye yönelik anlaşmanın tapu siciline şerh edilmesi istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay duruşma vekalet ücreti 8.400,00 TL’nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.