Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2022/15813 E. 2023/1900 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15813
KARAR NO : 2023/1900
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/207 E., 2022/556 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Uyarlama yapılmasına yer olmadığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Hükümlü hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.11.2003 tarihli iddianamesi ile hükümlünün, mağdurun iş yerine kapıyı zorlamak suretiyle girerek kamera ve iş yerinde bulunan anahtar ile açtığı kasa içerisinden 8.500,00 TL para çaldığı iddiasıyla hırsızlık suçundan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 493/1, 522, 81/2 ve 40. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2004 tarihli ve 2003/323 Esas, 2004/177 Karar sayılı kararı ile hükümlü …’ın hırsızlık suçundan 765 sayılı Kanun’un 493/1, 522/1 (pek fahiş), 59/2 ve 81/2-3. maddeleri uyarınca 3 yıl 6 ay 11 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Bu kararın hükümlü müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10. Ceza Dairesinin, 30.12.2004 tarihli ve 2004/15364 Esas, 2004/13533 Karar sayılı kararı ile;
“Sanığın eylemine uyan TCK’nın 493/1-2-son maddeleri yerine TCK’nın 493/1. maddesi ile uygulama yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.” eleştirisiyle anılan hükmün onanmasına karar verilmiştir.
4. Hükmün infazı sırasında 01.06.2005 tarihinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun yürürlüğe girmesi nedeniyle Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 15.06.2005 tarihli talep yazılarına istinaden Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.07.2005 tarihli ve 2003/323 Esas, 2004/177 sayılı ek kararı ile; 5237 sayılı Kanun’un, hükümlünün lehine olduğu kabul edilerek hükümlü hakkında verilen ve onanmak suretiyle kesinleşen 17.05.2004 tarihli ve 2003/323 Esas, 2004/177 Karar sayılı kararın kaldırılmasına, hükümlünün 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143, 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. Ek kararın hükümlü tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 27.06.2006 tarihli ve 2005/18339 Esas, 2006/6801 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’a göre eylemin ayrıca iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu; bu suçların da suç tarihi itibarıyla uzlaşmaya tabi olduğu, ayrıca 765 ve 5237 sayılı Kanunlar ayrı ayrı uygulanarak elde edilen sonuçların karşılaştırılması gerektiği gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
6. Bozma ilâmı sonrası yapılan yargılama sonucunda Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2007 tarihli ve 2006/658 Esas, 2007/7 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun’da işlediği suçla ilgili lehe yasal düzenleme yapılmadığından yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına ve mahkemenin 17.05.2004 tarihli ve 2003/323 Esas, 2004/177 Karar sayılı ilamının aynen infazına karar verilmiştir.
7. Bu hükmün de hükümlü müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 29.01.2009 tarihli ve 2007/18445 Esas, 2009/826 Karar sayılı kararı ile;
“1- Yakınan, 15.11.2006 tarihli oturumda müdahil olmak istemediğini bildirdiği hâlde davaya katılmasına karar verilmesi,
2- Hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143, 62, 116/2-4, 62, 151/1 ve 62. maddeleri uyarınca hükmolunacağı değerlendirilen 2 yıl 2 ay 20 gün, 10 ay ve 3 ay 10 gün hapis cezaları toplamının önceki hükümdeki 3 yıl 6 ay 11 gün hapis cezasından daha az olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
8. Bozma ilâmı sonrası Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 12.06.2012 tarihli ve 2009/396 Esas, 2012/483 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında aynen infazına karar verilen 17.05.2004 tarihli ve 2003/323 Esas, 2004/177 Karar sayılı kararın kaldırılmasına, hükümlünün 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143, 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
9. Bu kararın hükümlü müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22. Ceza Dairesinin 07.10.2015 tarihli ve 2015/12797 Esas, 2015/5054 Karar sayılı Kararı ile;
“Hükümlünün eyleminin, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK hükümleri uyarınca hırsızlık suçu yanında ayrıca geceleyin iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu, mahkemece kararın gerekçe kısmında, bu suçlar yönünden de ilgili hükümler uygulanmak suretiyle cezaların hesaplandığı, ancak hüküm kısmında bu suçlara yer verilmeyerek, sadece hırsızlık suçundan hüküm kurulmak suretiyle hüküm ve gerekçe arasında karışıklığa sebebiyet verilmesi,” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
10. Bozmaya uyan Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarih ve 2015/966 Esas, 2016/300 Karar sayılı kararı ile; hükümlünün, hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143 ve 62, 116/4, 62, 151/1, 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün, 10 ay ve 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
11. Bu hükümlerin de hükümlü müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Ceza Dairesinin 12.10.2016 tarihli ve 2016/15085 Esas, 2016/10515 Karar sayılı kararı ile; hükümlünün eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 142/2-d, 143, 62, 116/2-4, 62, 151/1, 62. maddelerine uyduğunun gözetilmemesi, mağdurun şikâyetinden vazgeçmesine rağmen mala zarar verme suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi ve 765 sayılı ve 5237 sayılı Kanunlar uyarınca ayrı ayrı uygulama yapılarak karşılaştırma yapılması ve 17.05.2004 tarihli ilk hükümdeki ceza süresini aşmamak koşuluyla infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
12. Bursa 10 Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2017 tarihli ve 2016/861 Esas, 2017/32 Karar sayılı kararı ile mala zarar verme suçundan bozmaya uyularak düşme kararı verilmiş, hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından bozmaya direnilerek 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143 ve 62, 116/4, 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün ve 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
13.Bu hükümlerin de hükümlü müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.02.2017 tarihli ve “onama” istekli tebliğnamesiyle dosya, kararına direnilen Daireye gönderilmiş, inceleme yapan Yargıtay (Kapatılan) 17. Ceza Dairesince 07.06.2017 tarihli ve 2017/1466 Esas, 2017/7277 sayılı kararı ile, direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Ceza Genel Kuruluna gönderilmiş ve Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve 2017/17-940 Esas, 2021/472 Karar sayılı kararı ile hükümlünün eyleminin 5237 sayılı Kanun’un uyarlama kararının verildiği tarihte yürürlükte bulunan haliyle 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezasını gerektiren 142/2-d, suçun gece işlenmesi sebebiyle 143, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan 116/2-4 ve mala zarar verme suçundan 151/1. maddelerine uyduğu, mağdurun şikâyeti bulunmadığından mala zarar verme suçundan düşme kararı verilmiş olması sebebiyle 5237 sayılı Kanun’un 142/2-d, 143 ve 53. maddeleri ve mağdurun uzlaşmak istediğine ilişkin beyanı esasınca iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan uzlaştırma işlemleri yapılarak uzlaşmanın sağlanamaması hâlinde aynı Kanun’un 116/2-4 ve 53. maddelerinin uygulanması suretiyle ulaşılacak ceza toplamının hükümlü hakkında kesinleşen ve infazı gereken 3 yıl 6 ay 11 gün hapis cezasından lehe olup olmayacağına ilişkin değerlendirme yapılmamış olması sebebiyle bozma kararı verilmiştir.
14. Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.05.2022 tarihli ve 2022/207 Esas, 2022/556 Karar sayılı kararı ile tarafların uzlaşması sebebiyle iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan davanın düşmesine, hırsızlık suçundan 765 sayılı Kanun’un hükümlü lehine olduğu anlaşıldığından uyarlama yapılmasına yer olmadığına ve infazın aynen devamına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Hükümlünün temyiz nedenleri kararın temyiz edilmesi talebinden ibarettir.
III. GEREKÇE
1.Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2017/17-940 Esas, 2021/472 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; hükümlünün eyleminin; 5237 sayılı Kanun’un uyarlama kararının verildiği tarihte yürürlükte bulunan ve 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezasını öngören 142/2-d maddesi ile verilecek cezanın üçte birine kadar artırım oranı öngören 143. maddelerine uyduğu ve bu maddelerin tatbiki ile tespit edilecek ceza miktarının hükümlü hakkında Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.05.2004 tarihli ve 2003/323 Esas, 2004/177 Karar sayılı kararı ile verilen ve kesinleşen 3 yıl 6 ay 11 gün hapis cezası ile karşılaştırılması gerektiğinin anlaşılmasına rağmen, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 62 ve 63. maddeleri ile değişik ve 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası öngören 142/2-h, d ve verilecek cezanın yarı oranında artırım öngören 143. maddelerinin uygulanması sonucunda tespit edilen 7 yıl 6 ay hapis cezasının sanık hakkında kesinleşerek infazı gereken 3 yıl 6 ay 11 gün hapis cezasından daha aleyhe olduğu değerlendirilerek uyarlama yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
2. 14.02.2016 tarihli oturumda şikâyetçi olmadığını beyan eden mağdurun gerekçeli karar başlığında katılan olarak gösterilmesi hatalı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2022 tarihli ve 2022/207 Esas, 2022/556 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.04.2023 tarihinde, oy birliğiyle karar verildi.