YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8199
KARAR NO : 2023/2669
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/1315 Esas, 2021/874 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/165 E., 2018/83 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı …’un genel koordinatörlüğünü ve müdürlüğünü yaptığı Grand Belish isimli otelin sağlık hizmetlerini yürüten hekim olduğunu, bu vesile ile davalıyla tanıştığını, davalı …’ın Balat Turizm İşletmeciliği ve Yatırımcılık A.Ş. isimli şirkete ortaklık teklif ettiğini, şirketin bir kısım hisselerinin davalı … adına nam-ı müstear olan diğer davalı … adına olduğunu beyan ettiğini, müvekkili ile davalı … arasında yapılan anlaşma gereğince şirket hisselerinin 124.700 euro karşılığı 186.000,00 TL ve 45.590,00 euro karşılığında müvekkiline devredileceği hususunda mutabık kalındığını, bu kapsamda müvekkilinin “Balat A.Ş. hisse devri bedeli” açıklaması ile 25.03.2013 tarihinde davalı … hesabına iki ayrı havale yaptığını, bu şekilde edimini yerine getirdiğini, müvekkilinin yaptığı havaleden sonra müvekkiline vaad edilen hisselerin şirket kurucusu olarak gözüken …tarafından davalı …’ın yakını…’a 28.03.2013 tarihinde devredildiğini, 06.11.2014 tarihinde de hisselerin tamamının davalı …’a devredildiğini, muvazaalı hisse devriyle müvekkilinin zarara uğratıldığını, müvekkilinin davalılar tarafından dolandırıldığı iddiasıyla savcılığa şikayette bulunduğunu, müvekkilinin gönderdiği paranın iadesi için gönderdiği ihtarnameden sonuç alamadığını, davalıların verdikleri cevapta taraflar arasında hisse devrine ilişkin bir anlaşma bulunmadığını belirttiklerini ileri sürerek 186.000,00 TL’nin havale tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle, 45.590,00 euronun havale tarihinden itibaren döviz tevdiat hesaplarına uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı … cevap dilekçesinde; şirkete resmi ve gayrıresmi ortak olmadığını, şirketle ve konuyla hiçbir ilgisi bulunmadığını, dava dilekçesinde anlatılan pazarlığı bilmediğini, hısmı olan ……adına banka hesabına gönderilen 186.000,00 TL’lik havaleyi emanetçi olarak protokolle teslim ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının soyut olduğunu, aradan geçen uzun süre içinde parayı gönderdiği şahıstan talepte bulunmadığını, davacının da şirket sahibi olması ve eğitimi nedeniyle şirket hisse devir işlemlerinin nasıl yapılması gerektiğini bilebilecek durumda olduğunu, davacının gerçek dışı iddiada bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Söke Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/114 E. sayılı dosyasında davalı … ve 3 üncü kişi …’ın beyanlarından, Ayhan hesabına havale edilen 186.000,00 TL’nin …’a teslim edildiğine dair taraflar arasında çekişme bulunmadığı, …tarafından şirket hissesi her ne kadar önce… adına devredilmiş ise de… ve …’un işbirliği içerisinde olduğu ceza dosyasında subut bulduğu, …’a yapılan ödeme ile şirkette hisse sahibi olan …’un sebepsiz zenginleştiği, davalı …’un yalnızca paranın teslimi hususunda aracı konumunda olması sebebi ile … yönünden davanın reddi, diğer davalı yönünden yapılan ödemenin iadesi icap ettiği gerekçesiyle davalı … yönünden davanın reddine, davalı … yönünden davanın kabulü ile 186.000,00 TL’nin 25.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle, 45.590 euronun 25.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek döviz tevdiyat hesaplarına uygulanan faiz oranları üzerinden hesaplanacak faiziyle birlikte davalı …’dan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın davalı … yönünden de kabulü gerektiğini, bu kişi yönünden banka dekontları ve miktarı nazara alınarak ihtiyati haciz talebinin kabulü gerektiği yönünde bozma ilamı bulunduğunu, dinlenen tanık beyanları ve dava dilekçesinde sundukları banka dekontlarında yer alan “Balat A.Ş. hisse devir bedeli” açıklaması dahlinde davalı … yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, Balat ..A.Ş.’ye karşı dava açılmadığı halde kararda dahili davalı olarak gösterildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının açıkça şirket hisse devri için …’a yatırdığı parayı talep ettiğini, bu durumda müvekkilinin taraf sıfatı bulunmadığını, davacı tarafından gönderilen paranın davalı …’ın hesabında kaldığını, müvekkilinin hesabına/uhdesine geçmediğini, davacının şirketin gerçek sahibi olduğunu düşündüğü davalı …’a bu parayı gönderdiğini, kendi aralarında hukuki ilişkiye dayanarak ve tasarrufun riskini de üstlendiğini, doğrudan …’un hesabına yaptığı gönderilerde, “Balat A.Ş. hisse devir bedeli” ifadesinin kullanılması da bunu teyit ettiğini, davacının ve yanındaki kişinin bir hafta içinde hisse devrine dair belgeleri getireceklerini söylediklerini beyan etmesine rağmen sunmadığını, böylelikle paranın …’da kalmasına göz yumduğunu, davacının iddialarının doğruyu yansıtmadığını ortaya koyduğunu, davacının hisse devrini değil parayı istemesinin de kötü niyeti gösterdiğini, müvekkilinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, reeskont faizi uygulanabilmesi mümkün olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı …’ın davacıya ortaklık teklif ettiği, davacının davalı … ile anonim şirket hisse devri amacıyla anlaştığı, diğer davalı …’ın hesabının para gönderimi sırasında kullanıldığı, yatırılan paranın o sıradaki hissedar …’a verildiği, davalı …’ın davacının yaptığı ödeme doğrultusunda hisse devrini davacı adına gerçekleştirmesi gerekirken hileli şekilde hareket ederek hisse devrini önce Alev adına sonra da kendi adına gerçekleştirdiği, bu durumda davacının gönderdiği parayı davalı …’tan isteyebileceği, ayrıca davalı … hakkında verilen beraat kararı bağlayıcı değil ise de, ceza mahkemesince hesabın havale işleminde kullanılıp paranın şirket hissedarı …’a geçtiğinin belirtilmesi, davalı …’ın hileli hareketlerinin tespit edilmemiş olması, davalı … ile davacı arasında sözleşme ilişkisi bulunmaması ve davalı …’ın sebepsiz zenginleştiğinin kanıtlanmaması karşısında bu davalı hakkındaki red kararının isabetli olduğu, yine davalı … vekili reeskont faizine hükmedilemeyeceğini istinaf nedeni olarak göstermiş ise de, uyuşmazlık anonim şirket hisse devirinden kaynaklanmakta olup 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un (3095 sayılı Kanun) 2 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca TL cinsinden alacak için davacının ticari (avans) faizi istemesi mümkün iken avans faizinden daha az olan reeskont faizi talep ettiği ve mahkemece de reeskont faizine hükmedilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin ve davalı … vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı asil temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı asil temyiz dilekçesinde özetle; devre konu şirketin hissedarı olarak bildiği davalı …’a devir bedelinin gönderildiğini, davalı …, davalı … ve dava dışı …’ın birlikte hareket ettiklerini, davalı … ile dava dışı …’in aralarındaki ticari ve akrabalık ilişkisi değerlendirildiğinde devre konu şirketin en son davalı …’a devredilerek ödediği paranın geri alınmasını elbirliği ile imkansız hale getirmek istediklerini, davalı …’ın parayı fiili irtibatı bulunan dava dışı …’e ödemesinin hesabına hisse devir bedeli olarak yatan paranın iadesinden sorumlu olmayacağı anlamına gelmediğini, ceza yargılamasında da davalı Ayna, davalı … ve dava dışı … arasındaki devre konu şirket yönünden var olan ilişkinin ortaya konulduğunu, davalı …’ın dava dışı …’in gizli ortağı olarak hisse devir bedelinin iadesinden sorumlu olduğunu belirterek kararın bu yönden bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, anonim şirket hisse devrinin gerçekleşmemesi nedeniyle bedelin iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Kanun’un 77 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı asilin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı tarafından yapılan ödemeler, davalı … hesabına Balat A.Ş. şirket hisse devir bedeli açıklamasıyla yatırılmış olup, hisse devrinin gerçekleşmemesi nedeniyle adı geçen davalının aldığı bedeli davacıya iade ile yükümlü olmasına, ödeme yaptığı kişiye rücu edebilecek bulunmasına rağmen davalının, davada taraf olmayan …’a ödeme yaptığı, hileli hareketlerinin tespit edilemediği, davacı ile arasında sözleşme ilişkisinin bulunmadığı ve sebepsiz zenginleştiğinin de kanıtlanamadığı gerekçesiyle davalı … aleyhindeki davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacının temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Davacı asilin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.