YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/17993
KARAR NO : 2022/16081
KARAR TARİHİ : 05.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Av. … tarafından, davalı … aleyhine 18.06.2013 gününde verilen dilekçe ile yersiz ödemenin iadesi istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine dair verilen 13.03.2014 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Dava, yersiz ödemenin iadesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili; 2007-2008 yıllarında davalının Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Haramidere Akaryakıt Gümrük Müdürlüğünde çalıştığını, davalıya ödenen sosyal yardım ödemelerinde matrah birleştirmesi yapılması gerekirken gelir vergisinin artan oranlarına dikkate edilmemesi nedeniyle eksik gelir vergisi tahsil edildiğini, damga vergisi oranının yüksek uygulanması nedeniyle fazla damga vergisi tahsil edildiğini, yapılan incelemeler sonucunda davacıya 2007-2008 yıllarında fazladan 2.361,66 TL fazla ödeme yapılmak suretiyle kamu zararına sebep olunduğunu belirterek yersiz ödenen bu miktarın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, alacağın konusunun gelir ve damga vergisine ilişkin olduğunu, davacının bu alacağı talep etme hakkının bulunmadığını, talep hakkının vergi dairesine ait olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, hatalı ödemelerin geri alınmasının, ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere 60 gün içinde yapılması gerektiğini, bu süre geçtikten sonra dava açıldığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, fazla ödemenin davalının gerçek dışı beyanına, hilesine veya memurun kendi hatasından kaynaklanan nedenlere bağlı olmadığı, davaya konu yapılan alacağın 60 günlük idari dava açma süresi içinde de İdare Mahkemesinde dava konusu yapılmadığı, davalının hazine zararının oluşmasında kusur ve ihmalinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu alacak, sosyal yardım ödemelerinden eksik gelir vergisi kesilmesi nedeniyle davalıya yapılan fazla ödemenin tahsiline ilişkindir.
Fazla ödemenin idarenin bir şart tasarrufuna dayanmadığı, salt hatalı ödemeden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
TBK’nın 77/1. maddesine göre, zenginleşen başkasının malvarlığından veya emeğinden haklı bir sebep olmaksızın elde ettiği zenginleşmeyi geri vermek zorundadır. Geri verme borcunun konusu ve kapsamı TBK’nın 79 ve 80. maddelerinde “aynen geri verme ilkesi”ne göre düzenlenmiştir.
Sebepsiz zenginleşme, geçerli olmayan ve tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı geri verme borcu altındadır.
Borç olmayanı rızası ile ödeyen kimse yanlışlığa düştüğünü ispat ettiği takdirde ödediğini geri isteyebilir. Yanlışlık eda ile ilgili olup edada bulunan da bağışlama irade ve arzusunun bulunmadığını gösteren bir yanılmadır.
HGK’nun 05/12/1984 tarih ve 1982/13-387 esas, 1984/997 karar sayılı kararı ile herhangi bir şart tasarrufa dayanmayan salt hatalı ödemenin idare tarafından BK’nın sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri istenebileceği açıklanmıştır.
Şu durumda, mahkemece idarenin şart tasarrufuna dayanmayan hatalı ödemenin Borçlar Hukuku’nun sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde istenebileceği değerlendirilerek ve bu bağlamda tarafların sıfatı da gözetilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yukarıda belirtilen gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 05.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.