Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/16774 E. 2022/17112 K. 19.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16774
KARAR NO : 2022/17112
KARAR TARİHİ : 19.12.2022

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki haksız eylem nedeniyle maddi tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; davalının istinaf başvurusunun kabulü ile HMK’nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve düzeltilerek esastan yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne dair Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

K A R A R

Davacı vekili; Karayolları Genel Müdürlüğü 14. Bölge Müdürlüğü tarafından yapımı gerçekleştirilen ve diğer davalı şirketçe yürütülen köprülü kavşak çalışmalarının yakınında müvekkiline ait işyerinin bulunduğunu, kavşak çalışmasında davacının işyerine doğru alçalan ve toprak olan tali yolun eğimli şekilde betonla kaplandığını ve yağmur suyu kanalı yapılmadığını, 12.10.2015 günü Yalova’da yağan yağmur sularının bu yol üzerinden davacının işyerine dolarak işyerindeki mallara zarar verdiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 106.622,14 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı Karayolları Genel Müdürlüğü ve davalı şirketten müştereken ve müteselsilen tahsili isteminde bulunmuştur.
Davalı Karayolları Genel Müdürlüğü; sorumluluğun diğer davalı yüklenici şirkete ait olduğunu, bir zararın varlığı halinde husumetin ilgili belediyeye yöneltilmesini gerektiğini savunmuştur.
Davalı Yafa şirketi vekili; sorumluluğun İdareye ait olduğunu, yol kotunu yükseltecek bir işlem yapılmadığını, komşu parselin işyeri önüne mazgal ve rögar yaparak zararın önlenmesi için önlem aldığını, davacının ise tedbir almadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile 101.337,00 TL maddi tazminatın olay tarihinded itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı davalılar vekillerinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davalı Karayolları Genel Müdürlüğü yönünden dosyanın tefrik edilerek yargı yolu bakımından davanın reddine karar verilmesi, diğer davalı yönünden ise yeniden bilirkişi raporu alınması gereği belirtilerek, davalıların istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmesi için İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince davalı Karayolları Genel Müdürlüğü yönünden dosyanın tefrikine karar verilmiş; davalı şirket yönünden ise yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporu uyarınca davacı yan ızgara sistemi gibi su baskınını önleme amaçlı tedbir almaması nedeniyle %15 oranında, yağış miktarının fazla olmasının hafriyatı çevre güvenliğini düşünerek istiflemesi zorunluluğunun önüne geçmemesi nedeniyle davalı şirket %85 oranında kusurlu bulunarak davanın kısmen kabulü 102.775,20 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen karara davalı şirket vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; bilirkişi raporlarının denetime ve hükme yeterli olduğu, ancak ilk derece mahkemesince daha önce davacı zararına ilişkin olarak kabul edilen 101.337,00 TL lik miktara yönelik olarak davacının istinaf talebinde bulunmadığı ve davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gerekçesiyle; davalının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabul ile 101.337,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı şirket vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK’nın 355 inci maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Dava, haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Hukukumuzda hakkaniyet, TBK’nın 51. (BK 43) maddesinde düzenlenmiştir. Hakkaniyet, bazı şartların ve çözümlerin önceden saptanmasının doğuracağı düşünülen sakıncaları ortadan kaldırmak için hukuk kurallarının esnek veya eksik bırakıldığı hâllerde etkisini gösteren ve belli somut olayların özelliklerine uygun karar verilmesini emreden kurallar bütünü olarak tanımlanmaktadır. Buna göre hâkimin, tazminatı belirlerken durumun gereğini ve belirtilen maddede örnek olarak sayılan özel indirim sebeplerini göz önünde tutması gerekmektedir.
Somut olayda 12.10.2015 tarihinde Yalova’da meydana gelen aşırı yağış sonucunda davacıya ait olan ahşap ürünlerin imal edilerek satıldığı işyerindeki hammadde, malzeme, mamul ürün ve makinaların hasar gördüğü anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamında bulunan 20.12.2016 tarihli Meteoroloji Genel Müdürlüğü cevabi yazısına ek fevk (olağanüstü olay) raporu incelendiğinde; “Yalova ilinde olay tarihinde saat 14.22 lokalde başlayan sağanak yağışın aralıklarla saat 20.48’e kadar devam ettiği, özellikle akşam saatlerinde şiddetini artırdığı ve metrakereye toplamda 40,4 kg/m2 yağış gerçekleştiği, yağış nedeniyle bodrum ve giriş katlarda su baskını sonucunda maddi hasarlar oluştuğu, Yalova Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü kayıtlarına göre 41 adet su tahliye talebinin bulunduğunun bildirildiği” belirtilmiştir.
Bu haliyle aşırı yağış nedeniyle yağmur sularının yükseldiği, bodrum ve giriş katlarda çok sayıda su baskını oluştuğu anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporu ve temyize konu kararda, şiddetli yağışın meydana gelen zararın oluşması ya da artmasına etkisi olup olmadığı tartışılarak davalının sorumluluğu yönünden inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır.
Şu halde; şiddetli yağışın olayın meydana gelmesi ve zararın oluşmasındaki etkisi de değerlendirilmek üzere gerekirse uzman bilirkişiden rapor da alınarak, dosya kapsamı ve rapor sonucuna göre olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Kanun’un 51. maddesi uyarınca uygun miktarda hakkaniyet indirimi yapılması hususu tartışılarak sonucuna göre belirlenen maddi zararın tazminine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz istemlerinin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 371. maddesi gereğince BOZULMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 19.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.