Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2020/2264 E. 2022/14386 K. 10.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2264
KARAR NO : 2022/14386
KARAR TARİHİ : 10.11.2022

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

Asıl davada davacı … Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili Avukat … tarafından, davalı … Faktoring A.Ş. aleyhine 16/12/2015 gününde, birleşen davada davacı … Faktoring A.Ş. vekili Avukat … tarafından, davalı … Sanayi ve Ticaret A.Ş. aleyhine 16/06/2016 gününde verilen dilekçeler ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl davanın kabulüne birleşen davanın reddine dair verilen 04/06/2018 günlü karara karşı asıl dava davalı-birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; asıl davaya yönelik istinaf isteminin reddine birleşen davaya yönelik istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile asıl davanın kabulüne birleşen davanın reddine dair verilen 04/03/2020 günlü İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi kararının Yargıtay’ca incelenmesi asıl dava davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

K A R A R

Asıl davada davacı … Sanayi ve Ticaret A.Ş vekili; davalı … Faktoring A.Ş. tarafından Bakırköy 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/6 E. sayılı dava dosyası ile müvekkili aleyhine tasarrufun iptali davası açıldığını, açılan davada ihtiyati tedbir talebi üzerine mahkemece taşınmaz üzerine tedbir konulduğunu, müvekkili tarafından Türkiye Finans Bankasına ait 100.000,00 TL ve Şekerbank A.Ş.’ye ait 119.000,00 TL tutarında teminat mektupları sunularak tedbir kararının kaldırıldığını, yapılan yargılama sonucunda tasarrufun iptali davasının icra takibinin kesinleşmemesi nedeniyle reddedildiği, kararın Yargıtay’ın onaması üzerine kesinleştiğini, müvekkili şirketin davalı tarafa borcu olmamasına rağmen teminat mektupları için bankalara ödediği ücret ve komisyon nedeni ile zarara uğradığını belirterek, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000 TL tazminat olarak teminat mektupları için bankalara ödediği ücret ve komisyonun ihtiyati haciz kararından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Asıl davada davalı … Faktoring A.Ş. vekili; davaya konu çeklerin davacının çalışanı … tarafından imzalandığını, bu durumun …’nun emniyet ve ağır ceza mahkemesindeki beyanları ile ikrar edildiğini, çeklerin davacı … temsile ve imzaya yetkili kişi tarafından imzalandığını, bu nedenle davacı şirketin TBK’nın 66. Maddesindeki adam çalıştıranın sorumluluğu çerçevesinde sorumlu olduğunu, davacının tazminat talep etmesinde haksız olduğunu belirterek, davanın öncelikle yetki yönünden reddine, aksi taktirde esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
Karşı davada davacı … Faktoring A.Ş. vekili; müvekkili şirketin dava dışı …. San. Tic. Ltd. Şti ile akdettiği faktoring sözleşmesi gereğince 30/04/2008 keşide tarihli 55.000,00 TL bedelli, 10/05/2008 keşide tarihli 55.000,00 TL bedelli, 15/05/2008 keşide tarihli 50.000,00 TL bedelli, 20/05/2008 keşide tarihli 47.500,00 TL bedelli çeklerin çek teslim bordrosu ile müvekkili şirkete verildiğini, söz konusu çeklerin davalı … Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından düzenlendiğini, davalı tarafından keşide edilen 4 adet çekin bankaya ibraz edildiğinde karşılıksız çıkması nedeniyle İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2008/479 D. İş sayılı ihtiyati haciz kararı ile keşideci ve cirantalar aleyhine İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün 2008/6568 E. sayılı icra dosyası üzerinden takip başlattıklarını, davalının icra takibine çeklerdeki imzanın şirket yetkililerine ait olmadığı gerekçesi ile itiraz ettiklerini, davalının İstanbul 40. Asliye Ticaret Mahkemesinde (dava tarihi 28.03.2008) menfi tespit davası açtıklarını, açılan davanın 2011/47 E. 2011/144 K. sayılı kararı ile davalının İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün 2008/6568 E. sayılı icra dosyasına borçlu olmadığı tespit edilerek kabul edildiğini ve kararın Yargıtay onaması üzerine kesinleştiğini, davaya konu çeklerin davalının çalışanı … tarafından imzalandığını ve TBK’nın 66. maddesi kapsamında sorumlu olduğunu belirterek, açmış oldukları tasarrufun iptali davası, davalı tarafça açılan menfi tespit davası nedeniyle yapmış oldukları masraflar nedeniyle şimdilik 50.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir.
Karşı davada davalı … Sanayi ve Ticaret A.Ş vekili karşı davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, asıl davanın kabulü ile 39.722,54 TL tazminatın Bakırköy 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/6 E. sayılı ihtiyati haciz kararının alındığı 06/06/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karşı davanın reddine karar verilmiş, karara karşı asıl dava da davalı-karşı davada davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce; asıl dava yönünden kararının kanuna uygun olduğu, delillerin tartışılması ve gerekçelendirilmesinde bir eksiklik bulunmadığı, ancak birleşen dava bakımından verilen ret kararı gerekçesinin hatalı olduğundan davalı-birleşen davacı vekilinin istinaf talebinin; asıl dava bakımından HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, birleşen dava yönünden ise HMK’nın 353/1-b.2 maddesi gereğince usulen kabulü ile birleşen davaya ilişkin birleşen dosyada talep edilen, menfi tespit ve tasarrufun iptali davası yapıldığı iddia edilen masraflara ilişkin tazminat talebi doğrudan ya da dolaylı zarar kapsamında olmayıp, ayrı bir dava ile talep edilemeyeceğini, o davalara ilişkin yargılama giderlerinin yine o davalarda hükme bağlanması gerektiğinden gerekçenin bu şekilde düzeltilmek suretiyle yeniden esas hakkında davanın reddine karar verilmesine dair karar verilmiş, hüküm asıl davada davalı-karşı davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Asıl davada davalı … Faktoring A.Ş. vekilinin asıl davaya yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 sayılı Kanunun 44. maddesiyle HMK’ya eklenen Ek-Madde 1’de öngörülen yeniden değerleme oranı dikkate alındığında 2020 yılı için 72.070,00 TL’dir.
HMK 362/1-a ve 362/2. maddeleri gereğince temyiz edenin sıfatına göre hükmedilen ya da mahkemece kabul edilmeyen bölümünün miktar veya değeri 72.070,00 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin bölge adliye mahkeme kararlarının temyizi kabil değildir. Kesin olan kararların temyizinin istenilmesi halinde Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi tarafından bu konuda temyiz dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, verilmemiş olması halinde Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilecektir.
Somut olayda, asıl davada davalı … Faktoring A.Ş aleyhine hükmedilen miktar yukarıda belirtilen temyiz kesinlik sınırının altında kalmaktadır. O halde asıl davada davalı … Faktoring A.Ş. bakımından Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti olmayıp temyiz dilekçesinin HMK’nın 362/1-a maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Karşı davada davacı … Faktoring A.Ş vekilinin karşı davaya yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre karşı davada davacı … Faktoring A.Ş vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK’nın 370/1. maddesi gereğince onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı … Faktoring A.Ş. vekilinin asıl davaya yönelik temyiz dilekçesinin HMK 362/1-a maddesi gereğince miktar yönünden kesin olması nedeniyle REDDİNE, yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle karşı davada davacı … Faktoring A.Ş vekilinin karşı davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddiyle kararın ONANMASINA, HMK 302/5 ve 373. maddeleri uyarınca dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 571,37 TL fazla alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı-karşı davacıya geri verilmesine 10/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.